1. Hukuk Dairesi 2009/115 E. , 2009/1683 K. "" MAHKEMESİ : ILGIN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/07/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanı babası H. K.'ın 1034 ve 4221 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı kızına temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kara…
**1. Hukuk Dairesi 2009/115 E. , 2009/1683 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ILGIN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/07/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanı babası H. K.'ın 1034 ve 4221 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı kızına temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı A.vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; tarafların ortak miras bırakanı tarafından 28.5.1995 tarihli akitle maliki olduğu çekişme konusu 1034 parsel sayılı taşınmazını davalı kızına 4221 parsel sayılı taşınmazını ise oğlu R.'e temlik ettiği sonradan R.in 4221 sayılı parseli kayden davalıya devrettiği anlaşılmaktadır. Davacı, yapılan bu işlemlerin mirasçıdan kal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı, cevap dilekçesinde ve sonraki müteaddit dilekçelerinde; işlemlerin gerçek satış olduğunu, miras bırakanına bedel ödendiğini, ayrıca miras bırakanın paylaştırma kastı ile hareket ettiğini, davacıya da taşınmazlar verdiğini, denkleştirme yapıldığını bildirip davanın reddini savunmuştur. Ne var ki, mahkemece denkleştirme savunması yönünden yapılan soruşturmanın hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez.. Bilindiği üzere;uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.