12. Ceza Dairesi 2020/9844 E. , 2024/1748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/185 E., 2016/316 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkın
**12. Ceza Dairesi 2020/9844 E. , 2024/1748 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/185 E., 2016/316 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, taksirinin bulunmadığı gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesine göre beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; delillerin eksik ve hatalı değerlendirildiğine, sanığın kusurlu olduğuna, tazminat davasında alınan bilirkişi raporunda sanığın tali kusurlu tespit edildiğine bu durumda raporlar arasında çelişki oluştuğuna yeniden rapor alınması gerektiğine, ölümle sonuçlanan bu trafik kazasının meydana gelmesinde sanık ...’ın sadece kast derecesinde kusurunun aranması, kaza ile emniyet kural ihlali mahiyetindeki emniyet şeridine park etme olgusu arasında illiyet bağının varlığının göz ardı edilmesi, sanığın bilmesi ve öngörmesine rağmen gerek normal şeridinde seyir halinde olan sürücülerin gerekse emniyet şeridini kullanma hakkına sahip araçların dikkatini dağıtmak ve tehlike arz etmek suretiyle ihmal boyutundaki hareketi dikkate alınmaksızın kurulan Yerel Mahkeme kararı, müteveffa ...’ın emniyet şeridini kullanma amacı konusunda önyargılı olarak ve çelişkili raporlar doğrultusunda oluşturulmuş olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 12:36 sıralarında ölen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti E-80 otoyolunu takiben İstanbul istikametinden Edirne istikametine meskun mahal dışında, gündüz vakti bölünmüş iki şeritli yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde sanık sürücünün sevk ve idaresinde olup, dosyada mevcut takoğraf çıktısına göre dörtlü ikaz lambaları yanık olarak durur vaziyetteyke... plaka sayılı kamyona emniyet şeridi üzerinde arkadan çarpması sonucu Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 15/03/2014 tarihli raporuna göre, sürücü ...'ın genel beden travmasına bağlı yaygın iskelet sistemi kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar yırtılmalarından gelişen iç kanama nedeniyle öldüğünün bildirildiği; mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 02.07.2015 tarihli ve İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı, Karayolları ve Trafik öğretim üyeleri tarafından hazırlanmış 02.03.2016 tarihli heyet raporlarına göre; sanığın idaresindeki... plaka sayılı kamyon ile emniyet şeridi üzerinde bulunduğu sırada, ölenin idaresindeki aracın kamyona arkadan çarpması şeklinde gerçekleşen olayın oluş biçimi, olay yeri özellikleri, araçların konumları ve hasar durumları dikkate alındığında kusurunun bulunmadığının kabul ve tespit edildiği, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, taksire dayalı kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesine göre beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre; 1.Olay günü saat 12:36 sıralarında ölen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti E-80 otoyolunu takiben İstanbul istikametinden Edirne istikametine meskun mahal dışında, gündüz vakti bölünmüş iki şeritli yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde sanık sürücünün sevk ve idaresinde olup, dosyada mevcut takoğraf çıktısına göre dörtlü ikaz lambaları yanık olarak durur vaziyetteyke... plaka sayılı kamyona emniyet şeridi üzerinde arkadan çarpması sonucu Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 15/03/2014 tarihli raporuna göre, sürücü ...'ın genel beden travmasına bağlı yaygın iskelet sistemi kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar yırtılmalarından gelişen iç kanama nedeniyle öldüğü olayda; kaza tespit tutanağı ve yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı 05.10.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, zorunlu bir hal olmadıkça emniyet şeridinde durmaması gereken sanığın, yol, hava ve trafik durumu ile gece ve gündüz oluşuna göre nizami park ve kuyruk ışıkları yakılmadığı, yakılamadığı veya yakılması halinde dahi 150 metre mesafeden diğer araç sürücüleri tarafından açıkça görülemediği takdirde, bozulan aracın ön ve arkasına uygun yerlere diğer araç sürücülerinin 150 metre mesafeden açıkça görebilecekleri şekilde birer kırmızı yansıtıcı veya kırmızı ışıklı cihaz konulması gerektiği halde sanık tarafından tedbirlerin alınmadığından, kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 02.07.2015 tarihli ve İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı, Karayolları ve Trafik öğretim üyeleri tarafından hazırlanmış 02.03.2016 tarihli heyet raporlarına göre; sanığın idaresindeki... plaka sayılı kamyon ile emniyet şeridi üzerinde bulunduğu sırada, ölenin idaresindeki aracın kamyona arkadan çarpması şeklinde gerçekleşen olayın oluş biçimi, olay yeri özellikleri, araçların konumları ve hasar durumları dikkate alındığında kusurunun bulunmadığı şeklinde görüş bildirildiği, katılanlar vekilinin temyiz dilekçesine göre, katılanların maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla Bakırköy 3. Asliye Ticaret mahkemesinde açtıkları davada alınan bilirkişi raporunda sanığın tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, sanığın her aşamada savunmasında kaza anında seyir halinde iken, ölen sürücünün devamlı suretle kendisinden sellektör yaparak yol istediğini ancak sol şeritte yoğun bir trafik olduğundan, yol vermek niyetiyle sağ sinyalini verdiğini, iyice yavaşladığını, sağ şeride yani emniyet şeridine geçtiğinde arkasından takip eden ölen sürücünün arkadan çarptığını ifade ettiği, ancak sanığın idaresindeki kamyonun takograf raporunda, saat 12:13'te kamyonun durmuş vaziyette kontak kapattığı, takograf durduktan sonra saat 12:36'da gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle sanığın, savunmasında emniyet şeridinde durmadığını beyan etmesi nedeniyle takografın niye durduğu konusunda beyanının alınması ve takograf raporundaki tespitler doğrultusunda kazanın nasıl gerçekleştiğinin yeniden açıklattırılması, daha sonra raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve sanığın kusurunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla, Karayolları Genel Müdürlüğünden kusur durumunu bildirir rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2.Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin "14/03/2014" olarak yazılması gerekirken, "14/03/2013" şeklinde yazılmış olması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.