10. Hukuk Dairesi 2024/13415 E. , 2025/4167 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesinin kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dil
**10. Hukuk Dairesi 2024/13415 E. , 2025/4167 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesinin kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... bünyesinde bulunan muhtelif fabrikalarda 1988 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, çıraklık döneminin Ağır Silah ve Top Fabrikasında geçtiğini, davacının çıraklık döneminde diğer işçiler gibi üretime yönelik olarak çalıştırıldığını, hizmetlerinin daha az prim ödemek ve TİS hükümlerinden yararlandırılmamak amacıyla yalnızca kısa vadeli sigorta kollarına tabi olarak Kuruma bildirildiğini, çıraklık döneminin aralıksız ve kesintisiz her gün bilfiil üretime yönelik çalışarak geçtiğini, 1988 – 1992 yılları arasında davalı Kurumdan tüm sigorta kollarına tabi olmayı talep ettiğini, talebinin reddedildiğini, davacının 18 yaşından önceki üretime yönelik geçen çalışmalarının da prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacının davalı ... nezdinde 01.10.1988 tarihinden itibaren 18 yaşından önceki çalışmalarının da uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık statüsünde geçtiğinin tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının 1988 – 1992 yılları arasındaki çalışma döneminde uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalıştığı iddiasıyla dava açtığını, Kırıkkale İş Mahkemesinin 2006/292 E., 2007/27 K. sayılı kararında davacının sadece 18 yaşını doldurduğu tarihten sonraki 25.03.1990 – 01.03.1992 tarihleri arasındaki çalışmalarının uzun vadeli sigorta kollarına tabi olacağı yönünde hüküm kurulduğunu, hükmün Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.11.2007 T., 2007/18940 E., 2007/18979 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğini, anılan Mahkeme kararının gerekçesinde, 506 sayılı Kanunun 60–G maddesi uyarınca sigortalılık süresinde 18 yaşından önceki çalışmaların değerlendirilemeyeceğinin, bu nedenle 1988 – 1992 yılları arasının değil, 25.03.1990 – 01.03.1992 arası çalışmalarının hizmetten sayılması gerektiğinin belirtildiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer’i Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının davalı işveren nezdinde; iddia ettiği döneme ilişkin olarak uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığını gösteren herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığını, işe başlama tarihinin 25.03.1990 olarak kayıtlı olduğunu, 3308 sayılı Kanun'da çırakların kimler olduğunun ve hangi statüde çalıştırılacaklarına ilişkin düzenlemelerin yer aldığını, konu hakkında emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, davacının tespitini talep ettiği çalışmalarının üretime yönelik değil, öğrenime yönelik olduğunu, bu nedenle uyuşmazlık konusu dönemde sigortalı sayılamayacağını, aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyaya sunulan ve tarafları aynı olan davada; davacının 25.03.1990 – 01.03.1992 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi işçi olarak çalıştığı tespit edilmiştir. İş bu davada ise davacı vekilince davacının 01.10.1988 tarihinden sonraki çırak olarak geçen çalışmalarının uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğu iddia edilmiştir. Dosya kapsamında dinlenen taraf ve tanık anlatımları ile davacının 06.10.1988 – 24.03.1990 tarihleri arasında 237 sicil no.lu davalı işyerinde çalıştığının anlaşıldığı, yine tanık anlatımları ile davacının üretime yönelik olarak çalıştığı, gün içerisindeki çalışma süresinin meslek öğrenme nitelik ve ağırlığında geçmediğinin anlaşıldığı, tespiti istenen dönemde davacı 16-17 yaşlarında olup, yapılan işin niteliğine göre de normal işçi olarak çalışmasının uygun olduğu, ancak davacının 18 yaşını 25.03.1990 tarihinde ikmal edecek olup tespitini istediği dönemde henüz 18 yaşını ikmal etmediği açık olup, bu sürelere ilişkin çalışmasının Mülga 506 sayılı Kanun'un 60/g maddesi ve halen yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 38/2. maddesi gereği prim ödeme gün sayısına ilave edilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalı ...'ye ait 7 sicil no.lu iş yerinde 06.10.1988 – 24.03.1990 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalışmalarının 506 sayılı Kanun'un 60/g hükmü ve 5510 sayılı Kanun'un 38/2. maddesi hükmü uyarınca prim gününe ilavesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, müvekkili Kurum kayıtlarında, davacının davalı işveren nezdinde iddia ettiği döneme ilişkin uzun sigorta kollarına tabi olarak çalışma yaptığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, davacının davalı işyerinde gerçekleştirmiş olduğu çalışmaların çıraklık eğitim düzeyinde kaldığını, davacının üretime yönelik olarak değil öğrenime yönelik faaliyetlerde bulunduğunu, çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplamı prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kanıt ve belgelerin kuruma bildirilmesi işverene ait bir yükümlülük olup, müvekkili Kurumun dava konusu ile ilgili olarak mevzuata aykırı bir işlemi bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili özetle, Bölge Adliye Mahkemesinin 26.11.2024 tarih, 2024/729 E. ve 2024/1445 K. sayılı ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi; Temyiz istemi, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 26.11.2024 tarihli ek kararına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davalı tarafa 16.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 20.11.2024 tarihinde davalı vekilince UYAP üzerinden gönderilmiştir. Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddine dair söz konusu kararın onanması gerekir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi; Eldeki davada, davacının dava konusu dönemde 16-17 yaşında olduğu, dava konusu dönemde çıraklık sözleşmesinin bulunduğu, dava dilekçesinde davacının çıraklık döneminin Ağır Silah ve Top Fabrikasında geçtiğinin belirtildiği, Mahkemece, davacının anılan fabrikada ne şekilde üretime katıldığı hususu açıklığa kavuşturulmadan soyut tanık beyanlarına itibar edilerek karar verildiği; davacının 18 yaşından itibaren tüm sigorta kollarına tabi çalıştığına yönelik olarak açılan Kırıkkale İş Mahkemesinin E.2006/292 sayılı dava dosyası neticesinde davacının davalı Kurumda 25.03.1990 - 01.03.1992 tarihleri arasında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak geçtiğinin tespit edildiği, hükmün Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanun'un 3II-B maddesinde yazılı olduğu üzere çıraklar hakkında çıraklık devresi süresi içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35. maddesi hükümleri uygulanmaz. Ancak Dairemiz içtihatlarına göre çırakların bu süre içinde diğer çalışanlar gibi üretime katılmaları, meslek ve sanat öğrenimleri geri planda kalıyorsa artık çıraklık ilişkisinden söz edilemeyeceği kabul edilmiştir. Bir işyerinde üretim - imalat, malzemelerin veya bileşenlerin fiziksel olarak bir araya getirilip bir ürünün oluşturulduğu süreci ifade eder. İmalat, genellikle seri üretim veya kitlesel üretim süreçlerini içerir. İmalat, belirli makinelerin, proseslerin ve işçilerin kullanımını gerektirebilir. Genellikle ürünün kalitesi, maliyeti ve üretim hızı gibi faktörler önemlidir. ..., nitelikli askeri malzemeler üreten bir kamu kurumu olup, işyerinde üretimde çalışan işçilerde bu üretimi yapabilecek yeterli bilgi birikimi ve tecrübeye sahip kişiler olması gerektiği kuşkusuzdur. ... işçi alımınında önceleri kendi bünyesinde kurduğu çıraklık okulunu bitirenler arasından sınavla almakta iken bunların kapanması üzerine Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mesleki Eğitim Merkezlerinde eğitim alanlardan başarılı olanlar arasından sağlamaktadır. Böyle bir işyerinde işe yeni başlayan henüz 16 yaşında olan, o güne kadar herhangi bir işte çalışmayan, işi öğrenmek için çıraklık okulunda teorik ve pratik eğitim alan davacının üretime nasıl katıldığı, hangi işleri nasıl yaptığı, bu yeterliliğe nasıl sahip olduğu titizlikle araştırılmalı, somut olarak ortaya konulmalıdır. Yetersiz soyut tanık beyanlarına dayanarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 26.11.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.