12. Ceza Dairesi 2026/1382 E. , 2026/2324 K. "" D İ R E N M E Ü Z E R İ N E T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/356 E., 2024/340 K. SUÇ : Bilinçli taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararına karşı İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının; sanık müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce direnme kararı yeri…
12. Ceza Dairesi 2026/1382 E. , 2026/2324 K. "İçtihat Metni" D İ R E N M E Ü Z E R İ N E T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/356 E., 2024/340 K. SUÇ : Bilinçli taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararına karşı İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının; sanık müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce direnme kararı yerinde görülmeyerek dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından direnme kararına konu hükümdeki gerekçenin isabetli olduğuna karar verilerek, uygulamanın denetlenmesi için dosyanın tekrar Dairemize gönderildiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, dosya yeniden incelenerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince kurulan sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin 24.10.2023 tarihli hükme yönelik sanık müdafileri ve katılanlar vekillerinin istinaf istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine dair 01.02.2024 tarihli Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafilerinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce sanığın eyleminin basit taksir düzeyinde kaldığı gözetilmeden suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek sanığa fazla ceza verilmesi ve sanık hakkında tayin edilen temel cezanın makul miktarda artırılarak belirlenmemesi suretiyle sanığa eksik ceza hükmolunması nedenlerine dayalı olarak verilen 12.06.2024 tarihli bozma ilâmı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnilmesi ile direnme kararına konu sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin 30.10.2024 tarihli hükme yönelik sanık müdafilerinin ve katılanlar vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma istemli 16.03.2025 tarihli Tebliğnamesi ile Dairemize gönderilen dosyanın yapılan inceleme neticesinde Dairemizin 21.04.2025 tarihli kararı ile direnme kararı yerinde görülmeyerek dava dosyasının direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiğinin kabulü ile direnme kararına konu hükümdeki gerekçenin isabetli olduğuna karar verilerek, uygulamanın denetlenmesi için dosya tekrar Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın üst sınırdan tayin edilmemesinin ve hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmayacak şekilde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması ve bilinçli taksir artırım oranının üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmediğine, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de sanık hakkındaki direnme kararının bozulması istemine ilişkindir. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri; kusur durumuna ilişkin tüm talep ve itirazlar cevapsız bırakılıp, kaza anındaki hızı tespit edilemeyen sanık hakkında eksik araştırma ve inceleme neticesinde mahkûmiyet kararı verildiğine ve sanığa fazla ceza hükmedildiğine, koşulları oluşmadığı hâlde suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilip, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de sanık hakkındaki direnme kararının bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmına direnme üzerine yapılan yargılama sonunda; 05.02.2023 tarihinde...ili ...ilçesi ...Mahallesi mülki sınırları içerisinde bulunan...otoyolu İstanbul istikametinin 75 - 100 kilometresinde saat 10.46 - 11.04 sıralarında, 18 dakika arayla iki ayrı trafik kazası meydana geldiği, yargılamaya konu ilk kazada ...'nin sevk ve idaresindeki 34... plakalı aracıyla orta şeritte seyir hâlindeyken, aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek, gidişe göre yolun solunda bulunan bariyerlere çarpıp savrularak, yolun sağ şeridinde kaldığı, aynı istikamette sağ şeritten gelen bilgi sahibi İlhan Kırmızıyıldız'ın sevk ve idaresindeki 61... plakalı çekicinin ön kısımlarıyla ...'nin sevk idaresindeki aracın arka kısımlarına hafif çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, akabinde ...'un sevk ve idaresindeki 34... ve ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki 34... plakalı araçların, ...'ye yardım etmek için durdukları esnada, aynı istikamette seyir hâlinde olan sanık ...'nin (Savun) sevk ve idaresindeki 34... plakalı aracın yaklaşık 171km/saat hız ile saat 11.15 sıralarında direksiyon hakimiyetini kaybederek, ilk olarak yolun sol tarafından bulunan orta refüje çarptığı, akabinde maddi hasarlı trafik kazasına karışan, yardım etmek için duran ve park halinde bulunan araçlara çarptığı, meydana gelen kaza sonucunda ..., ..., ... ve ...'nin olay yerinde vefat ettikleri, katılanlar ...'nin etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak; ...'nin hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak ve yaşamını tehlikeye sokacak; ...'ın ve ...'un ise etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralandıkları, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları açıklanan şekilde gerçekleşen kazanın oluşumunda, gerek 09.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna gerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 05.06.2023 tarihli raporuna göre sanığın asli ve tek kusurlu olduğu, ayrıca "Sanığın asli ve tek kusurlu olması, yolda su birikintisi oluşturuacak derecede sağanak yağmurlu hava şartlarında ve ıslak zeminde hız sınırı 120 km/saat olan otoyolda aracını 171 km/saat hızla sevk ve idare etmesi, savunmasında ıslak zeminde bu hızla araç kullandığında böyle bir neticenin gerçekleşebileceğini öngördüğünü beyan etmesi, yine savunmasında beyan ettiği üzere yoğun böbrek ağrısı yaşadığı esnada araç kullanması, öngördüğü neticenin gerçekleşmesini istememesine rağmen ustalığına güvenerek eylemine devam etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği" kabul edilerek ve Dairemizce verilen bozmaya direnilerek, birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 22/3. maddeleri uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2025 tarihli ve 2025/12-262 Esas, 2025/527 Karar sayılı kararında yer alan; "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, tek ve asli kusurlu olan sanığın, gündüz vakti, havanın yağışlı, virajlı yol zemininin ıslak ve azami hız sınırının 120 km/saat olduğu üç şeritli otobanda, Kanun’un öngördüğü azami hızın çok üzerinde bir süratle seyir hâlinde bulunması, bilirkişi raporlarıyla ortaya konulan bu hususun, böbrek ağrısı çekmesi nedeniyle veya çekeceği endişesiyle bir an önce eve varmak için hızlı seyrettiğini ileri süren sanık tarafından da kolluk hariç tüm aşamalarda ikrar edilmesi ve İlk Derece Mahkemesince özellikle sorulması üzerine; belirtilen hâl ve şartlar altında araç kullanması durumunda kazaya sebebiyet verebileceğini öngördüğünü açıkça kabul etmesi birlikte değerlendirildiğinde, öngördüğü ancak istemediği ölüm ve yaralanma neticeleri yönünden bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu hükmünün isabetli olduğuna karar verilmelidir." şeklindeki gerekçe ile direnme kararı üzerine Ceza Genel Kurulu tarafından verilen kararın Dairemiz açısından bağlayıcı olduğu gözetilerek yapılan incelemede: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,...8. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafileri ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca...8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise...Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.