İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2026 ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1080 esas 2020/915 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2016/5861 esas sayılı dosyası ile toplam 128.403,84.TL alacağın tahsili amacıyla icra takib…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/606 - 2026/971 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/606 KARAR NO : 2026/971 KARAR TARİHİ : 24/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/11/2020 NUMARASI : 2016/1080 ESAS 2020/915 KARAR DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2026 ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1080 esas 2020/915 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2016/5861 esas sayılı dosyası ile toplam 128.403,84.TL alacağın tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğunu, ancak davalının itirazında haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, davacının bahse konu icra dosyaları nedeniyle alacak iddialarının sebebinin asıl işveren sıfatıyla kendisine dava açan işçilere ödediği miktarlardan , temyizde olan dosyalara yatırdığı teminatlardan kaynaklandığını, davacı tarafın ödemek zorunda kaldığı işçi alacaklarının tamamından müvekkilini sorumlu tuttuğunu, oysaki davacının ödemek zorunda kaldığı bir kısım icra takiplerinde ve dayanağı olan davalarda müvekkilinin taraf olmadığını, kendisine açılan davanın ihbar dahi edilmediğini, müvekkilinin müdahil ya da taraf olmadığı davalarda verilen hüküm sadece tarafları bağlayacağından, davacının bu mahkeme kararlarına istinaden müvekkili şirkete rücu etmesinin mümkün olamayacağını, müvekkili şirketin davacıya dava açan işçiye karşı hukuki sorumluluğunun olup olmadığının yargı kararı ile belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli icra takibi yapıldığından davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; davalı yüklenicinin yanında çalışan işçileri, işten çıkarması sonucu, işçiler tarafından açılan davalar nedeniyle, davacı tarafından işçilere ödenen ve davalıya ru'cü edilebilecek miktarın 50.347,76.TL olduğu, davacının faiz talep edebilmesi için davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği, davalı tarafın, iş mahkemelerinde tüm dosyalarda taraf olduğu, dolayısıyla işçi alacaklarının ödenmesinden haberdar olduğu, bu nedenle davacının her bir dosyadan ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz talep edebileceği kabul edilerek, bilirkişi tarafından bu yönde yapılan hesaplamalar sonucu davacının takip tarihi itibariyle 3.478,99.TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu kabul edilerek, bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının itirazının haksız ve alacağın likit olması dikkate alınarak, davalı hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmiş, her ne kadar davalı vekili tarafından tazminat talebinde bulunulmuş ise de İİK'nun 67/2 maddesinde belirtili koşullar gerçekleşmediğinden davalı vekilinin tazminat talebinin reddine şeklinde karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile, icra takibine konu asıl alacak tutarının 117.403,84.TL olduğunu, bilirkişi hesabında asıl alacağın 50.347,76.TL olarak hesaplandığını, eksik hesaplamayı kabul etmediklerini, dava dosyasına ibraz ettikleri Hizmet Alım Sözleşmesi, Teknik Şartname, İdari Şartname, Genel Şartname hükümleri uyarınca, davaya konu yaptıkları ve mezkur icra dosyalarına ödemede bulundukları rakamların tamamını yüklenici davalı şirketten talep edebileceklerine karar verilmesinin gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile, davacının ödediği miktarın tamamından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanarak davanın esası hakkında karar verdiğini, ilk derece mahkemesince davaya konu ve rücuen alacağa dayanak mahkeme dosyalarını ve icra takiplerini incelemediğini, incelenmesi halinde bu davaların ve icra takiplerinin bir kaçı dışında çoğunluğunda taraf olmadıklarını, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin davalı müvekkil lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yükleniciye bağlı olarak çalışan dava dışı işçilerin işçilik alacakları hususunda açtığı davalar sonucu hükmedilen alacakların asıl işveren olarak müvekkili tarafından dava dışı işçilere ödendiğini, davacı ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmeleri bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca davalının çalıştırdığı işçilerin işçilik haklarından kaynaklı ödemelerden sorumlu olduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise rücu koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.(bkz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2021/933 Esas, 2021/2926 Karar sayılı kararı) Somut olayda; her ne kadar ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, zira bilindiği gibi ödeme savunmasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği, dava dışı işçi ... tarafından .... İş Mahkemesi'nin 2014/296 Esas, 2015/726 Karar sayılı mahkeme ilamına dayalı olarak hem davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/14249 Esas sayılı dosyasıyla, hem de davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün(yeni ... İcra Müdürlüğü'nün) 2015/14713 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafından 21/01/2016 tarihinde işbu icra dosyasına 15.688,92.TL ödeme yapıldığı, ancak yargılama sürecinde işbu ödeme savunmasına itibar edilmeyerek ve icra dosyası ile ödeme belgeleri celp edilmeden hüküm kurulduğu, yine dava dışı işçi ... tarafından .... İş Mahkemesi'nde 2014/8 Esas, 2015/1027 Karar sayılı ilamına dayalı olarak hem davacı, hem de davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/1560 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafından 11/02/2016 tarihinde işbu icra dosyasına 480,00.TL ödeme yapıldığı, ancak yargılama sürecinde işbu ödeme savunmasına itibar edilmeyerek ve icra dosyası ile ödeme belgeleri celp edilmeden hüküm kurulduğu, ayrıca Yargıtay bozma ilamları nedeniyle henüz kesinleşmeyen işçilik alacaklarına ilişkin yargılama sonucu bekletici mesele yapılarak, karar kesinleştikten sonra buna uygun şekilde hesaplamaların yapılması gerekmekte olup, eldeki dava dosyasında davacı tarafından yapılan ödemelerin bir çoğunun henüz İş Mahkemesi kararları kesinleşmeden icranın geri bırakılması amacıyla yapılmış ödemeler olduğu, yine bir kısım İş Mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından bozulduğu ve bozma sonrası yargılamaya devam edildiği, halen derdest olan dosyaların bulunduğu, mahkemece bu hususta yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun düşmediği, davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf talepleri ile davacı vekilinin istinaf talebinin bu şamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, 2)-Davalı vekili tarafından ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1080 esas 2020/915 karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurularının KABULÜNE, 3)-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1080 esas 2020/915 karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 4)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 5)-a-)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, b-)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 919,23.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE, 6)-Taraflarca istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 7)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 8)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 9)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 11/03/2026 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır