T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/505 - 2026/222 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/505 KARAR NO : 2026/222 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.12.2023 NUMARASI : 2021/745 Esas 2023/894 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/505 - 2026/222 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/505 KARAR NO : 2026/222 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.12.2023 NUMARASI : 2021/745 Esas 2023/894 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 10.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasında davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacılar vekili, 09.10.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacılardan ...'un eşi, ..., ... ve ...'un babası ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'un vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ... asli ve tam kusurlu olduğunu, müteveffanın kazadan önce bir şirkette idari sorumlu olarak çalışmasına ve aylık 5.000,00TL ücret almasına rağmen işveren tarafından bordroda asgari ücret olarak gösterildiğini, maaşını elden aldığını, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, davacılardan ...'un 18 yaşında olduğunu, ... Üniversitesi Mekatranik Mühendisliği bölümünü kazandığını ve Yabancı Dil Hazırlık sınıfında okuduğunu, davacıların manevi olarak da çöküntü yaşadıklarını, davadan önce davalı sigorta şirketine yaptıkları yazılı başvurunun 27.10.2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine 05.11.2021 tarihinde temerrüdün gerçekleştiğini, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 100,00TL, ... için 100,00TL, ... için 100,00TL, ... için 100,00TL olmak üzere toplam 400,00TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere başvuru tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile, davacı ... için 150.000,00TL, ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00TL olmak üzere toplam 450.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiş, 14.06.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerini ... için 612.594,85TL, ... için 24.340,35TL, ... için 57.247,00TL, ... için 88.640,63TL olarak ıslah etmiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacıların davayı belirsiz alacak davası olarak açmalarında hukuki yararlarını bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmesi gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtilen belgelerle usûlüne uygun olarak yapılmış bir başvuru bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle de usûlden reddedilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın emniyet kemeri takmamasının, yaralanmasına ne derece etkisi olduğunun belirlenmesi için, dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Asıl davada davalılar ... ve ... vekili, kaza tespit tutanağında belirtilen kusur oranlarının yanlış belirlendiğini ve kabul etmediklerini, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile benzin istasyonundan yakıt almak için harekete geçtiği esnada, davacıların murisi müteveffanın davalının aracına hızla çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, gerek kamera kayıtları gerekse olay yeri detaylı olarak incelendiğinde kaza mahallinin çift şeritli olduğunu ve davalı sürücünün sağ şeritte seyir ettiğini, benzinliğe yönelmek için benzinliğinin girişi olan kısma giriş için manevra yaptığında yolun sanki 3 şeritliymiş gibi göründüğünü, bu nedenle keşif yapılarak tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın kask ve motosiklete uygun kıyafet giymemiş olması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, müteveffanın varsa SGK kayıtlarının getirtilerek kazançlarının somut delillerle ispat edilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının da fahiş oluğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/372E.sayılı dosyasında davacı vekili, 09.10.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının oğlu ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'un vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ... asli ve tam kusurlu olduğunu, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/745E.sayılı dosyasında devam eden yargılamada aldırılan aktüer bilirkişi raporunda, davacının mahrum kaldığı destek zararının, garameten paylaşım sonrası davalı sigorta şirketinin payına düşen kısmının 17.452,39TL olarak hesaplandığını, davalı sigorta şirketine yaptıkları yazılı başvurunun 09.01.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, ödeme yapılmadığını ve temerrüdün gerçekleştiğini, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 17.452,39TL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle (poliçe limitleriyle sınırlı olmak koşuluyla) davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleştirilen Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/372E.sayılı dosyasında davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davacının başvurusu üzerinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmak istenmesine rağmen davacının ödemeyi kabul etmemesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumluluğunun bulunmadığını, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararının bulunmadığını, müteveffanın kask ve motosiklete uygun kıyafet giymemiş olması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasında davacılar vekili, 09.10.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacılardan ...'un eşi, ..., ... ve ...'un babası ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'un vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ... asli ve tam kusurlu olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/745E. sayılı dosyada alınan 31.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda, güncel asgari ücrete göre yapılan hesaplamaya göre davacı ... için 840.535,18TL, ... için 36.216,45TL, ... için 80.323,86TL, ... için 122.403,05TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığını, ıslah dilekçesi ile talep ettikleri miktarlar ile 31.08.2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen tazminat arasındaki fark için eldeki davayı açtıklarını belirterek ... için 227.940,33TL, ... için 11.876,10TL, ... için 23.076,77TL, ... için 33.762,42TL olmak üzere toplam 296.655,62TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı sigorta şirketinin her bir davacı bakımından tazminatın 1,00TL'sinden sorumlu olması kaydıyla kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleştirilen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasında davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, belirsiz alacak davasının kısmi dava olarak açılması mümkün olmadığından, birleşen ek davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müteveffanın vefatı sebebiyle annesi, babası, eşi ve çocuklarının hak sahibi olduğunu, annesinin davadan sonra vefat ettiğini, annesi için de vefat tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffanın kask ve motosiklete uygun kıyafet giymemiş olması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasında davalılar ... ve ... vekili, derdestlik itirazında bulunduklarını, keşif yapılarak tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın kask ve motosiklete uygun kıyafet giymemiş olması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, müteveffanın varsa SGK kayıtlarının getirtilerek kazançları somut delillerle ispat edilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının da fahiş belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacıların murisi müteveffa ...'un %30, davalı sürücü ...'in %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza mahallinde görevlilerce tanzim edilen krokide desteğin kaskının bulunması, kaza tespit tutanağında kask takılıp takılmadığının belirsiz işaretlenmesine rağmen kask takılmadığının tespit edilememesi nedeniyle desteğe müterafik kusur atfının yapılmasının mümkün olmadığı, 31.08.2023 tarihli ek rapor uyarınca davacılar ...'un 840.535,18TL, ...'un 36.216,45TL, ...'un 80.323,86TL, ...'un 122.403,05TL, birleşen dosya davacısı ...'un 52.832,25TL tazminata hak kazandıkları, davacılar vekilinin mahkemece verilen 31.05.2023 tarihli 3 numaralı ara kararı ile alacağın belirli hâle getirilmesine yönelik kesin mehil üzerine 14.06.2023 tarihli ıslah başlıklı dilekçesi ile; ... lehine 612.594,85TL, ... lehine 24.340,35TL, ... lehine 57.247,09TL, ... lehine 88.640,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline ilişkin talebi ile alacağı belirli hâle getirmesine rağmen, belirsiz alacak davalarında dava açılması durumunda alacağın tamamı dava konusu edildiğinden, talep artırım (alacağın belirli hâle getirilmesi) ile ve ıslahla talep artırılabileceği (ilkinin alacağı belirli hâle getirme ikinci talebin ıslah niteliği gözettiği) yahut ıslah suretiyle netice-i talebini artırabilmesinin mümkün olduğu, ayrı bir dava (ek dava) ile talepte bulunulmasının mümkün olmadığı bu kapsamda davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından açılan Birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683 esas sayılı dosyasındaki davanın derdestlik dava şartına aykırı olması nedeni ile kabulünün mümkün olmadığı, davacıların 14.06.2023 tarihli ıslah başlıklı dilekçesindeki taleplerle bağlı kalınarak asıl davacıların asıl ve birleşen 7.Asliye Ticaret Mahkemesindeki destek tazminatına yönelik taleplerinin sigortanın poliçe limitleri ile sınırlı sorumluluğu da gözetilerek kabulü ile davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek; davacılar ..., ..., ... ve ...'un asıl davadaki destek tazminat taleplerinin kabulüne, ... için 612.594,85-TL (davalı sigortanın sorumluluğu 318.304,01-TL ile sınırlı olmak kaydı ile), ... için 24.340,35TL (davalı sigortanın sorumluluğu 13.714,88-TL ile sınırlı olmak kaydıyla), ... için 57.247,09-TL (davalı sigortanın sorumluluğu 30.418,01-TL ile sınırlı olmak kaydıyla), ... için 88.640,63-TL (davalı sigortanın sorumluluğu 46.353,07-TL ile sınırlı olmak kaydıyla), davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 09.11.2021 tarihinden davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı ... için takdiren 100.000,00-TL, diğer davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 65.000,00'er-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine, birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/372E.sayılı dosyasında davacı ...'un davasının kabulüne, 17.452,39-TL destek tazminatının temerrüt tarihi olan 20.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ... ve ...'un davalarının usûlden reddine karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dava dosyasında davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E. sayılı dava dosyasında davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece asıl davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmiş ise de, davayı kısmi dava olarak açtıklarını, mahkemece asıl dava yönünden dava sonucunun belirlenmesi amacıyla kesin süre verilmesi üzerine asıl davayı ıslah etmek zorunda kaldıklarını ve güncellenen asgari ücrete göre yapılan hesaplama sonucunda da, ıslah taleplerinin üzerinde kalan miktar yönünden de birleşen davayı açmak zorunda kalmalarına rağmen mahkemece birleşen dava yönünden usûlden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunan davacıların ihtiyari dava arkadaşı olmaları nedeniyle kabul edilen maddi ve manevi tazminat kalemleri bakımından, her biri lehine ayrı ayrı tarifeye göre vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekmesine rağmen mahkemece, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların toplanması sonucu bulunan miktar üzerinden tarifeye göre vekâlet ücreti tespit edildiğini ve kabul edilen kısımlara göre oranlanarak hüküm altına alındığını, manevi tazminat miktarlarının çok düşük takdir edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Asıl dava, destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Birleşen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasının ise, davacılar tarafından bakiye destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, asıl davada 31.08.2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacı ... için 840.535,18TL, ... için 36.216,45TL, ... için 80.323,86TL, ... için 122.403,05TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığını, 14.06.2023 tarihinde davacı ... için 612.594,85TL, ... için 24.340,35TL, ... için 57.247,00TL, ... için 88.640,63TL olarak ıslah yapıldığından, ıslah haklarının tükenmesi nedeniyle fark olan kısım için ek dava açıldığı, mahkemece davacılar ..., ..., ... ve ...'un asıl davadaki destek tazminat taleplerinin kabulüne, ... için 612.594,85-TL (davalı sigortanın sorumluluğu 318.304,01-TL ile sınırlı olmak kaydı ile), ... için 24.340,35TL (davalı sigortanın sorumluluğu 13.714,88-TL ile sınırlı olmak kaydıyla), ... için 57.247,09-TL (davalı sigortanın sorumluluğu 30.418,01-TL ile sınırlı olmak kaydıyla), ... için 88.640,63-TL (davalı sigortanın sorumluluğu 46.353,07-TL ile sınırlı olmak kaydıyla), davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 09.11.2021 tarihinden davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı ... için takdiren 100.000,00-TL, diğer davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 65.000,00'er-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine karar verilmiş, birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ... ve ...'un davalarının usûlden reddine karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dava dosyasında davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 1-6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hâkim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, yaralanma hâlinde yaralanmanın kaza sonucu meydana gelmiş olması, maluliyet varsa oranı, iyileşme süresi, tedavi süresi ve tedavi süresince yapılan işlemler, varsa ameliyatlar, ölüm hâlinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacı için zenginleşme, davalı için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir. Somut olay, yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 09.10.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki araç ile davacıların desteği ...'un sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı kazada davacının desteğinin vefat ettiği, kazaya ilişkin olarak mahkemece alınan 03.12.2022 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davacıların murisi müteveffa ...'un %30, davalı sürücü ...'in %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerinde etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2021) paranın alım gücü yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varıldığından davacılar vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. 2-6100 sayılı HMK’nın “Dava Şartları” başlıklı 114/1-ı maddesinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış va hâlen görülmekte olmaması" dava şartları arasında sayılmış, "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükümlerine yer verilmiştir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açması hukukî olmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı HMK’nın 114.maddesi ile derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (I) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme ile derdestlik iddiası bir olumsuz dava şartı hâline getirilerek ilk itiraz olmaktan çıkarılmıştır. Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise, daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Kısmi dava, HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddede talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği, dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasının, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceği düzenlemiştir. Davacı; kısmi davada saklı tuttuğu fazlaya ilişkin haklarını, ek bir dava açarak isteyebileceği gibi, aynı davada kısmi ıslah dilekçesi verip harcını yatırmak suretiyle arttırabilecektir. Somut olayda, davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı davanın kısmi dava olması karşısında ilk davada talep edilemeyen bölüm için ek dava açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından mahkemece davanın derdestlik nedeniyle usûlden reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, asıl davada 31.08.2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacı ... için 840.535,18TL, ... için 36.216,45TL, ... için 80.323,86TL, ... için 122.403,05TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığını, 14.06.2023 tarihinde davacı ... için 612.594,85TL, ... için 24.340,35TL, ... için 57.247,00TL, ... için 88.640,63TL olarak ıslah yapıldığından, bahse konu 31.08.2023 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğundan hükme esas alınarak birleşen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasında davacı ... için 227.940,33TL, ... için 11.876,10TL, ... için 23.076,86TL ve ... için 33.762,42TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin asıl dava ile birlikte poliçe limiti tükendiğinden davalı sigorta şirketi yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın derdestlik nedeniyle usûlden reddine karar verilmesi isabetsiz bulunduğundan birleşen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasında yönelik olarak davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. 3-6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda hükmedilecek vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamında kaldığı aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usûl ekonomisi ilkesi çerçevesinde birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden kabul ve red edilen tazminat talebi yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmelidir. (Yargıtay 4.HD'nın 29.09.2022 tarih ve 2021/22327E.-2022/11247K.sayılı ve 20.06.2022 tarih ve 2022/3776E.-2022/9079K.sayılı ilâmları) Somut olayda, davacılar yargılamada vekil ile temsil edilmiş olup mahkemece bu davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının da ayrı ayrı kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 323, 326/1. ile AAÜT 10. maddesi gereğince, her bir davacı için kabul edilen dava değerini üzerinden ayrı ayrı vekâlet ücretinin belirlenmesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Ayrıca, 14.03.2025 tarihli 32841 sayılı RG'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli 2024/29E.-2024/226K.sayılı kararı ile manevi tazminat davaları yönünden 6100 sayılı HMK'nın 326.maddesi (davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır) şeklindeki 2.fıkrasının Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın RG'de yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliği ile karar verilmiş ve eldeki dosyanın incelenme tarihi itibariyle de iptal kararı yürürlüğe girdiğinden 08.01.2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yapılan değişilik ile manevi tazminat isteminin reddi hâlinde hükmedilecek vekâlet ücretini düzenleyen AAÜT'nin 10/2.maddesi de yürürlükten kaldırılmış olmasına göre davacıların red edilen manevi tazminat istemleri yönünden davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasında davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Asıl ve birleşen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasında davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-ASIL DAVADA a)Davacılar ..., ..., ... ve ...'un asıl davada ki destek tazminat taleplerinin kabulüne, ... için 612.594,85-TL (davalı sigortanın sorumluluğu 318.304,01-TL ile sınırlı olmak kaydı ile), ... için 24.340,35 -TL (davalı sigortanın sorumluluğu 13.714,88-TL ile sınırlı olmak kaydıyla), ... için 57.247,09-TL (davalı sigortanın sorumluluğu 30.418,01-TL ile sınırlı olmak kaydıyla), ... için 88.640,63-TL (davalı sigortanın sorumluluğu 46.353,07-TL ile sınırlı olmak kaydıyla), davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 09.11.2021 tarihinden davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b)Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı ... için takdiren 100.000,00-TL, diğer davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 65.000,00'er-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine, c)Asıl dosyada alınması gereken 53.447,30TL harçtan, dava açılışında alınan 1.538,35TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 2.675,00TL ıslah harcının düşülmesi ile eksik kalan 49.233,95TL harcın davalılar ... ve ... ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden (sigortanın sorumluluğu 27.039,28 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, d)Asıl dosya ve birleşen dosyada yargılama sırasında yapılan 3.966,50TL (bilirkişi ücreti, tebligat gideri, posta ücreti ... vs) ile 1.538,35TL peşin harç ve 59,30TL başvurma harcı ve yargılama sırasında yatırılan 2.675,00TL ıslah harcı ile birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/372 Esas sayılı dosyasında 179,90TL peşin harç ile 179,90TL başvurma harcı olmak üzere toplam 8.598,95 TL yargılama giderinin ana dosyada ve birleşen dosyada manevi tazminat yönünden gider yapılmadığı gözetilerek davalılardan ( davalı ... AŞ'nin sorumluluğu 4.636,55 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, e)Asıl dosyada davacılar maddi tazminat yönünden davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1.maddesi gereğince davacı ... için 82.958,09TL, davacı ... için 3.296,19 TL, davacı ... icin 7.752,47TL ve davacı ... için 12.003,77TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, f)Asıl dosyada davacı manevi tazminat yönünden davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince davacı ... için 16.000,00 TL, davacı ... için 10.400,00TL, davacı ... için 10.400,00TL ve davacı ... için 10.400,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, g)Asıl dosyada manevi tazminat yönünden kısmen kabul verildiğinden davalılar lehine ret vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, h)Asıl dosyada dava açılmadan önce yapılan 1.360,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2- Birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/372 esas sayılı dosyasında, a)Davanın kabulüne, 17.452,39-TL destek tazminatının temerrüt tarihi olan 20.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, b)Davacı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1.maddesi gereğince takdir edilen 17.452,39TL vekâlet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, c)Birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/372 esas sayılı dosyada dava açılmadan önce yapılan 1.360,00 TL arabuluculuk giderinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Birleşen Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/683E.sayılı dosyasında, a)Davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için 227.940,33TL, ... için 11.876,10TL, ... için 23.076,86TL ve ... için 33.762,42TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b)Davanın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden reddine, c) Alınması gereken 20.264,55TL harçtan, dava açılışında alınan 1.013,23TL peşin harcın düşülmesi ile eksik kalan 19.251,32TL harcın davalılar ... ve ... alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, d)Davacılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1.maddesi gereğince davacı ... için 45.000TL, davacı ... için 11.876,10TL, davacı ... icin 23.076,80 TL ve davacı ... için 33.762,42 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak adı geçen davacılara verilmesine, e)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek hâlinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 488,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.657,40 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... tahsil edilerek davacılara verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın usûlüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.