4. Hukuk Dairesi 2022/16743 E. , 2024/13582 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/916 Değişik İş, 2022/916 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçes…
**4. Hukuk Dairesi 2022/16743 E. , 2024/13582 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/916 Değişik İş, 2022/916 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.08.2020 tarihinde davacı ...’ın yolcu konumunda bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobilin dava dışı sürücü ...’nun sevk ve idaresinde iken, yolun sağında park halinde olan çekiciye çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 267.104,55 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kaza tespit tutanağında her ne kadar yolcu olduğu belirtilmişse de davalı nezdinde alınan araştırma raporu doğrultusunda kaza sırasında sürücü olduğu tespit edilen davacının başvuru konusu taleplerinin ZMSS poliçe teminatı kapsamında olmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sürücü olduğuna ilişkin olarak park halindeki çekicinin sürücüsü dava dışı ...’ın kolluk ifadesinin bulunduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 267.104,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında yapılan incelemede aracın dava dışı ... tarafından kullanılmadığına dair ileri sürülen iddialar bakımından aracı kullananın kim olduğu konusunda uyuşmazlık olduğu, davalıya sigortalı aracı kullananın kim olduğu veya sürücünün dava dışı ... olduğunu ispat etmesi gereken kişinin davalı sigortacı olmadığı, kazayı ihbar eden sigorta ettirenin kaza sırasında aracı kullanan kişi hakkında açıklama yapması gerektiği, kaza tespit tutanağına göre sürücü olan ve kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olan dava dışı ...’nun hukuki durumu bakımından sürücünün kendisi olduğunun sigorta ettiren tarafından ispat edilmesi gerekeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar başlıklı 92 inci maddesinde hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin sigorta kapsamı dışında kaldığının hüküm altına alındığı, bu durumda sağlıklı ve hukuka uygun bir karar verilebilmesi için davacının iddia ve itirazlarının geniş yetkili mahkemeler nezdinde incelenmesi gerekeceği, tahkim dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre aracı kullanan kişinin dava dışı ... olmadığı kabul edilerek davacının tazminat talebi hakkında değerlendirme yapılamayacağı, uyuşmazlığın çözümü için keşif yapılması, aracın incelenmesinin gerektiği, davacının iddia ve itirazlarının hakem heyetince denetlenemeyeceği, yargılamanın Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde sürdürülmesinin imkansız ... geldiği, eldeki bilgi ve belgelerle hukuka uygun hakkaniyetli bir hüküm verilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yargılamanın tahkimde sürdürülmesinin imkansız olması ve uyuşmazlığın artık yetkili mahkemece çözülmesi gerektiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, davalıya sigortalı aracı ...’nun kullanmadığı, davacı ...’ın kullandığının belirtildiği, ancak ...’a ait soyut beyan haricinde bu hususta başkaca bir delil olmamasına rağmen karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin hatalı olduğunu, trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde davalıya sigortalı aracın sürücüsünün ... olduğu, aynı araçta yolcu konumunda olan davacı ...’ın ise yaralandığının tespit edildiğini, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/48587 Soruşturma sayılı dosyasında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair verilen kararda da davacı ...’ın müşteki olduğunu, davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...’nun ise şüpheli sıfatının bulunduğunu, kolluk görevlilerince düzenlenen 16.08.2020 tarihli tutanakta da, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün ... olduğu, yolcu konumunda bulunan davacı ...’ın yaralandığı ve 112 vasıtası ile Adana Şehir Hastanesine sevk edildiğinin tespit edildiğini, söz konusu belgelere göre başvurunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı vekili, 16.08.2020 tarihinde davacı ...’ın yolcu konumunda bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobilin dava dışı sürücü ...’nun sevk ve idaresinde iken, yolun sağında park halinde olan çekiciye çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur. Kaza tarihinde kolluk görevlilerince düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında, dava dışı sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki davalıya sigortalı otomobilin yolun sağında park halinde olan çekiciye çarptığı, aynı tutanakta davacı ...’ın sigortalı araçta yolcu konumunda olduğu ve kazada yaralandığı, sürücü ...’nun kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacı ...’ın kaza tarihli kolluk ifadesinde, kaza tarihinde arkadaşı ...’nun sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, dava dışı ...’nun kaza tarihli kolluk ifadesinde de kaza tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracı kendisinin kullandığını, davacının kazada sol ayağının kırıldığını belirttiği, davalıya sigortalı aracın çarptığı park halindeki çekicinin şoförü ...’ın kaza tarihli kolluk ifadesinde ise, olay tarihinde ikametinde bulunduğu esnada bir arkadaşının kendisini arayarak park halindeki çekiciye bir aracın çarptığını söylediği, bunun üzerine çekicinin yanına gittiği, kaza yapan aracın şoförünü vatandaşların çıkartmaya çalıştığı, şoförün ayağının kırık olduğu, aracın içerisinde yolcu olarak bulunan diğer şahsın ise ayakta ve görünürde yaralı olmadığı şeklinde beyan bulunduğu anlaşılmıştır. Kolluk görevlilerince 16.08.2020 kaza tarihinde düzenlenen tutanakta, olay yerinde yapılan araştırmada dava dışı şirkete ait şoförlüğünü ... isimli şahsın yaptığı park halindeki çekici ile ... isimli şahsın kullandığı otomobilin trafik kazası yaptığı, sürücü ... ve yolcu konumunda bulunan davacı ...’ın yaralandığı, 112 vasıtası ile Adana Şehir Hastanesine sevk edildikleri, kazayı gören tanık olmadığı, olay yerini gösterir kamera kayıt sistemine rastlanmadığının belirtildiği, söz konusu tutanakta çekicinin şoförü ... isimli şahsın da imzasının bulunduğu tespit edilmiştir. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/48587 soruşturma sayılı dosyasında park halindeki çekicinin şoförü ... ile davacı ...’ın müşteki sıfatıyla yer aldığı, şüphelinin ise ... olduğu, şüpheli ...’nun kullanımında bulunan davalıya sigortalı aracın müşteki ...’a ait çekiciye çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, müştekilerin şikayetçi olmadığı, bu nedenle şüpheli sürücü ... hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair 28.09.2020 tarihli kararın verildiği görülmektedir. Dosya kapsamında bulunan kaza tarihli hastane evraklarında davacı ...’ın motorlu araçların çarpışması sonucu yaralandığı, söz konusu evraklarda davacının yolcu olduğu ve kazada ayak kemiğinin kırıldığı, bu nedenle ameliyat yapıldığı yönünde açıklamaların bulunduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, kaza sonrasında kolluk görevlilerince düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında davalıya sigortalı aracın sürücüsünün dava dışı ... olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanaklarının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, dosyadaki diğer belgelerin de sürücünün ... olduğunu doğruladığı, sürücünün davacı olduğuna ilişkin tek iddianın çekicinin sürücüsü ...’ın kolluk ifadesinde yer aldığı, ancak kolluk görevlilerince düzenlenen ve sürücünün ... olduğunun belirtildiği 16.08.2020 kaza tarihli tutanakta da ...’ın imzasının bulunduğunun anlaşılmasına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün dava dışı ... olduğu açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İtiraz Hakem Heyetince, davaya konu trafik kazasında davalıya sigortalı aracın sürücüsünün dava dışı ... olduğu gözetilmek suretiyle işin esasına girilerek dosya kapsamında inceleme yapılması, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına ilişkin diğer itirazlarının değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, dosyadan el çekilmesine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.