11. Ceza Dairesi 2011/13721 E. , 2012/372 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat, vekalet ücreti 1-Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen " nitelikl
**11. Ceza Dairesi 2011/13721 E. , 2012/372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat, vekalet ücreti 1-Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen " nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 28.09.2005 ve 07.12.2005 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-Sanıklar hakkında " resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a)29.03.2005 tarihli iddianame ve dosyada mevcut Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulunca yapılan soruşturma sonucu düzenlenen 15.12.2003 tarih ve M.72/104 sayılı raporda; Kuşadası Devlet Hastanesi Acil Servisinde doktor olarak çalışan sanık ...'ın eczane sahibi eşi sanık ...'a ve kendisine yarar sağlamak amacıyla hastası ...adına düzenlediği 5 adet reçeteye sonradan ilaveler yapıp, reçetelerdeki ilaç doz ve sayılarını tahrif ederek sanık ... tarafından bu reçetelerin katılan kuruma fatura edildiğinin iddia edilmesi, reçeteyi düzenleyen sanık ...'nin savunmasında ....ın epilepsi hastası ve yatalak olduğunu, tedavisini Ege Ünivesitesi Tıp Fakültesi doktoru ...'in yürüttüğünü, doz değişikliğini de adı geçen doktorun yazılı önerisi doğrultusunda yaptığını beyan etmesi, suça konu reçetelerde adı geçen hak sahibi ....'ın müfettişe verdiği ifadesinde muayene olmak için KuşadasıDevlet Hastanesine gitmediğini, adına düzenlenen reçetelerin yanında çalışan ... tarafından aile doktorları olan sanık ...'a yazdırıldığını, 06.01.2002 ve 14.10.2002 tarihli reçetelerdeki imzaların ...'a, 28.07.2002 ve 29.09.2002 tarihli reçetelerdeki imzaların kendisine ait olduğunu, 19.08.2002 tarihli reçetede neden imza bulunmadığını ve çok sayıda ilaç kullandığı için reçetelerdeki ilaçların tamamını alıp almadığını bilmediğini, yargılama sırasında tanık olarak alınan beyanlarında ise hasta olduğu zamanlarda hastaneye gidip sanık ...'ye muayene olduğunu, epilepsi hastası olup buna bağlı ilaçlar aldığını, ilaçlarını zaman zaman eczaneden şoförünün aldığını ifade etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; öncelikle sanığın hastası olan Melek Baysal'ın reçete tarihleri itibariyle hangi hastane ve poliklinikte muayene-tedavi olduğu, suça konu reçetelerin muayene sonucu düzenlenip düzenlenmediği ve ilaçlardaki doz artırımından haberdar olup olmadığı hususunda ayrıntılı beyanlarının tespit edilmesi, reçetede belirtilen teşhise ilişkin sağlık raporu ve tetkik evrakları getirtilerek reçetelerde yazılan ilaçların miktar ve doz bakımından teşhise uygun olup olmadığı da bilirkişilere tespit ettirildikten sonra ve savunmada adı geçen tedaviyi yürüttüğü iddia edilen doktor ...'in ilaçlardaki doz arttırımına ilişkin yazılı önerisi bulunup bulunmadığının araştırılması, adı geçen ...'ın duruşmaya getirtilerek ...tarafından belirtildiği gibi bahsi geçen bir kısım reçetelerdeki imzaların kendisine ait olup olmadığı, ilaçların onun tarafından teslim alınıp alınmadığı ve reçetelerin kendisi tarafından yazdırılıp yazdırılmadığı hususunda dinlenmesi ve suça konu reçete asıllarının da getirtilerek tahrifat veya ilave yapılıp yapılmadığı, ilave yapılmışsa mühür veya imzaya ilişkin mahkemece gözlem yapılarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra suçun sübutu halinde sanıkların eylemlerinin "memurun resmi belgede sahteciliği ve bu suça azmettirme" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilerek ayrıca sonucuna göre somut olayda 765 sayılı TCK'nun 347. veya benzer düzenleme içeren 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının da tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, 2-Kabule göre de; Sanıklar müdafii lehine takdir edilen vekalet ücretinin hazineden alınması yerine katılan kuruma yükletilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.