Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/1208 E. , 2024/2673 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1208 Karar No : 2024/2673 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Nakliyat Taahhüt Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/1208 E. , 2024/2673 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1208 Karar No : 2024/2673 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Nakliyat Taahhüt Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunu done alan takdir komisyonu kararı uyarınca 2019 yılı için re‘sen salınan kurumlar vergisi ve aynı yılın tüm dönemleri için re'sen salınan geçici vergi ile bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden, gerçek bir emtia teslimine dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, 2017 yılının Aralık dönemine ait olup 2020 yılı içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi ile vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı kaldırılmış, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ise bir kata indirilmiştir Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalar, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğini ortaya koyacak mahiyette olmadığından yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvuruları kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu cezalı vergiler kaldırılmıştır. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve davacı şirket tarafından komisyon karşılığı sahte fatura düzenlenip düzenlenmediği hususunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında farklı sonuca varılması nedeniyle vergi tekniği raporundaki tespitler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği; 134. maddesinde de, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 30. maddesinde ise, re'sen vergi tarhının, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olduğu belirtilmiş; maddenin 4. fıkrasında ise, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmaması hali, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı haller arasında sayılmıştır. Dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında sahte belge düzenleme fiili nedeniyle vergi tekniği raporunun tanzim edildiği, söz konusu rapor done alınarak takdir komisyonu kararları uyarınca %2 komisyon geliri uygulanmak suretiyle belirlenen matrah esas alınarak, davacı şirket adına 2019 yılı için re‘sen salınan kurumlar vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan geçici vergi ile bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden; davacının, 2015 ila 2018 yılları arasında emtia alımı ve satımı yaptığı mükelleflerin bir çoğu hakkında vergi tekniği raporu tanzim edildiği ve olumsuz tespitler saptandığı, bir kısmı hakkında ise incelemeye devam edildiği, Ba-Bs bildirimleri ile diğer mükelleflerin Ba-Bs bildirimleri arasında bariz şekilde tutarsızlık bulunduğu, elde edildiği belirtilen ciroyla orantılı maddi duran varlığa sahip olmadığı, satış hacminin çok kısa bir süre içerisinde çok yüksek tutarlara ulaştığı, yapılan yoklamalar, mali tablolar, iş yerinin durumu, çalışan asgari ücretli işçi ve motorlu taşıt sayısı dikkate alındığında elde edilen ciro ile ticari kapasitesi arasında orantısızlık bulunduğu için belirtilen hacimde ticaret yapacak organizasyona, sermayeye ve ticari kapasiteye sahip olmadığının anlaşıldığı, adına banka hesabına yatan paraların, aynı gün içinde yatırıldıktan sonra kısa bir süre içerisinde hesaptan çekildiği ve nakit olarak kasa hesabında tutulduğu bu durumun ticari teamüllere uygun olmadığı gibi basiretli bir tacir gibi davranılmadığı, yüksek katma değer vergisi matrahlarına rağmen ödenecek katma değer vergisinin oldukça düşük çıktığı, yüksek tutarda vergi ve prim borcu bulunduğu buna göre birtakım vergisel ödev ve yükümlülüklerine riayet eden davacının düzenlediği faturaların gerçek bir ticari faaliyete dayanmadığından bahisle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık yazılı gerekçeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.