3. Ceza Dairesi 2023/3575 E. , 2025/4635 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/686 E., 2022/750 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/313 E., 2021/7 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : TCK’nın 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onam…
**3. Ceza Dairesi 2023/3575 E. , 2025/4635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/686 E., 2022/750 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/313 E., 2021/7 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : TCK’nın 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen kararların, müdafiiden başka sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerektiği yönündeki Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 sayılı kararı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında yazılı “aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.” hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesi nedeniyle temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin “TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle” yerine yalnızca “TCK’nın 220/7. maddesinin yollamasıyla” olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun “Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi” gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2019 tarih ve 2019/4168 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.01.2021 tarih ve 2019/313 Esas 2021/7 sayılı ilamıyla sanık hakkında “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 28.04.2022 tarih ve 2021/686 Esas 2022/750 sayılı kararıyla “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair karar verildiği, sanık ve müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettikleri anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturup oluşturmayacağı” hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna yönelik tam olarak şüpheleri ortadan kaldıracak kanaat edinilemeyen ancak dinlenen tanık beyanlarından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile sempati düzeyinde bağlantısı olan sanığın, örgüt liderinin talimatına uyar şekilde, örgütsel amaçla örgütle iltisaklı Asya Katılım Bankasına (Bank Asya) para yatırarak katılım hesabı açması eyleminin bugüne kadar Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarından da görüleceği üzere “silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu” oluşturacağından sayın çoğunluğun “beraate yönelik” bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.