Başvuru, şantaj suçu kapsamında yürütülen yargılamada kanunun kapsamının genişletilmesi suretiyle yeterli delil olmadan mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; şantaj suçu kapsamında yürütülen yargılamada kanunun kapsamının genişletilmesi suretiyle yeterli delil olmadan mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Ankara'nın Çubuk ilçesindeki bir meslek lisesinde görev yapan öğretmen hakkında Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Hava Trafik Kontrol Merkezi Başmüdürlüğünü töhmet altında bıraktığı ve kurumsal prestijini zedelediği iddiasıyla Millî Eğitim Bakanlığı tarafından idari soruşturma açılmıştır. İdari soruşturma, Millî Eğitim Bakanlığı müfettişleri tarafından yürütülmüş ve hakkında tahkikat yapılan öğretmenin ifadesi alınmıştır. Buna göre bir kısım öğrencinin staj yaptığı iş yerinde erkek temizlik görevlisinin laubali hareketlerde bulunduğu, öğrencilerin de kendine bu durumdan rahatsız olduğunu belirttiğini söylemiştir. Ayrıca öğretmenin bu ifadesinde aşçı olarak çalışan başvurucunun da öğrencileri mecburi tutarak müstehcen hediyelerle yılbaşı hediyeleşmesi yapma hususunda ısrarcı davrandığı konusu yer almaktadır. Bunun üzerine Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından 19/11/2018 tarihinde suç duyurusunda bulunulmuştur. Suç duyurusu üzerine Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başvurucu hakkında şantaj, temizlik görevlisi olan diğer kişi hakkında ise çocuğa karşı cinsel taciz suçlarından soruşturma başlatılmıştır. Olay tarihinde stajyer öğrenci olan beş kız, Başsavcılık nezdindeki ifadelerini mağdur veya müşteki sıfatıyla farklı tarihlerde vermiştir. Mağdurlardan biri hariç diğerleri başvurucudan şikâyetçi olmuştur. Bu kapsamdaki ifadelerden özet olarak;i. 2017 Aralık ayında işlerin bitmesi nedeniyle beş arkadaş olarak bir odada oturdukları,ii. Bu sırada başvurucu ve aşçı yardımcısı olan Fatma ile birlikte toplam beş kadının daha odada olduğu,iii. Yılbaşının yaklaşması nedeniyle başvurucunun stajyer öğrencilere "Fatma ablanıza cinsel içerikli hediyeler alın, staj puanınızı müdürler vermiyor, puanı biz vereceğiz, cinsel içerikli hediye almazsanız stajınızı yakarım." dediği,iv. Bu sırada Fatma'nın konuşmayı kapatmaya çalıştığı, başvurucunun bunun dışında başka bir şey söylemediği, mağdurların da herhangi bir hediye almadıkları anlaşılmaktadır. Başsavcılık, başvurucunun şüpheli sıfatıyla ifadesini almıştır. Başvurucu böyle bir söylemde bulunmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca, stajyer öğrencilerin puanlarını aşçıların doldurma hakkı olduğu gibi üst taraftaki birimlerin de doldurmasının mümkün olduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda soruşturmada mağdur olarak geçen iki öğrencinin staj puanlarını kendisinin doldurduğunu, 100 puan verdiğini beyan etmiştir. İfadesinin devamında staj puanlarını kendisinin doldurma nedeninin bu öğrencilerin kendi taleplerinden kaynaklandığını, arzu etmeleri hâlinde puan tablosunu üst birimlere götürüp doldurtabileceklerini söylemiştir. İş yerindeki huzursuzluklar nedeniyle kendisine husumet besleyenler tarafından bu olayların ortaya sürüldüğünü, bu nedenle işten çıkartıldığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. Diğer şüphelinin de ifadesini alan Başsavcılık, başvurucunun 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan şantaj suçundan, diğer şüphelinin ise aynı Kanun'un ve maddeleri kapsamında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve çocuğa karşı cinsel taciz suçlarından cezalandırılması talebiyle 2/4/2019 tarihinde iddianame düzenlemiştir. İddianamenin Çubuk Asliye Ceza Mahkemesince (Mahkeme) kabulünden sonra ilk celsede sanıkların savunması müdafi huzurunda alınmıştır. Soruşturma aşamasında ifadesi alınan mağdurlar da dinlenilmiş ve benzer şekilde ifadelerini yinelemişlerdir. Mağdurlar ayrıca staj notlarının sadece aşçılar tarafından ve toplamda üç aşçının verdiği notların aritmetik ortalaması ile verildiğini bildiğini ancak daha sonra idari kadrodan puan verildiğini öğrendiğini beyan etmiştir. Bu celsede dinlenilen tanıklardan S.G.; başvurucunun stajyerlere yönelik cinsel içerikli ürünler alın şeklindeki ifadelerine kendisinin de şahit olduğunu, stajınızı yakarım dediğini ifade etmiştir. Olay anında odada yer aldığı anlaşılan diğer iki tanık ise cinsel içerikli hediye alın şeklinde başvurucunun bir söyleminin olduğunu duymadığını ve olaya tanık olmadığını beyan etmiştir. Bir sonraki celsede olayla ilgili olarak başka tanıklar da dinlenmiştir. Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sunmadan önce başvurucunun Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Hava Trafik Kontrol Merkezi Başmüdürlüğüne staj işlemlerine ilişkin olarak 20/2/2020 tarihinde bir dilekçe verdiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda 25/2/2020 tarihli cevabi yazıda; staj işlemlerinin 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu çerçevesinde gerçekleştirildiği, hizmet alım personelinin staj işlemleri ile ilgili görev ve sorumluluğunun (staj puanı verme, yoklama, stajı sonlandırma vb.) bulunmadığı, staj işlemleri ile ilgili görev ve sorumlulukların Başmüdürlük yetkisinde olduğu belirtilmiştir. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında şantaj suçundan başvurucunun cezalandırılmasını talep etmiştir. Başvurucu mütalaaya karşı sözlü ve yazılı olarak cevap vermiş, suçun unsurlarının oluşmadığını ileri sürmüştür. Mahkeme, başvurucunun 5237 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında şantaj suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir. Bu kapsamda başvurucunun müşteki ve mağdurlara hitaben iş yerinde bulundukları sırada "Fatma ablanıza cinsel içerikli hediyeler alın, staj puanınızı müdürler vermiyor, puanı biz vereceğiz, cinsel içerikli hediye almazsanız stajınızı yakarım." demek suretiyle üzerine atılı zincirleme şekilde şantaj suçunu işlediğinin aşamalarda alınan beyanlar, tanık anlatımları ile sabit olduğu gerekçesine yer verilmiştir. Mahkeme, alt sınırdan uzaklaşıp takdiri indirim uygulayarak neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 500 TL adli para cezasına hükmetmiştir. Başvurucunun istinaf talebi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 27/6/2022 tarihinde kesin olarak esastan reddedilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 18/7/2022 tarihinde öğrendikten sonra 26/7/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.