4. Hukuk Dairesi 2021/16967 E. , 2022/6682 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15/03/2022 Salı günü asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... Akyazı geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların v…
**4. Hukuk Dairesi 2021/16967 E. , 2022/6682 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15/03/2022 Salı günü asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... Akyazı geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; davalı şirketin işlettiği taş ocağından çıkan tozun müvekkiline ait meyve ağaçlarına zarar verdiğini, taş ocağından çıkan atıkların ise dere yatağında birikerek yağış sonrası taşması sonucu meyve ağaçlarının kurumasına, verimlerinin düşmesine, mahsul kaybına ve bir kısım taşınmaz üzerine bu atıkların birikmesine sebebiyet verdiğini belirterek, maddi zararın giderilmesini, müdahalenin men’ini ve işletmenin kal’ini talep etmiştir. Davalı vekili; tesisin ruhsat ve izinleri çerçevesinde ve çevreye zarar vermeyecek şekilde faaliyet yürüttüğünü, izin sahası dışına bir taşma olmadığını, zararın yoğun yağan yağmur ve kar sularının erimesi ile oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının yürüttüğü faaliyetin bir sonucu olarak zarar meydana gelmiş ise de, davalının işletme için gerekli izinlerinin bulunduğu, idarece belirlenen alana pasa döküldüğü, davalı tarafından gerekli tedbirlerin alındığı, bu nedenle bir kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla hukuki sorumluluğunun da olmayacağı, işletmeye ruhsat verilmesi ve pasa döküm alanının belirlenmesine ilişkin olarak idarenin sorumluluğunun olduğu gerekçesiyle, davalının asıl ve birleşen davalarda pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine dair verilen 04/05/2016 tarihli ilk karar, Dairemizin 08/10/2019 tarihli ve 2016/14594 esas, 2019/4452 karar sayılı ilamı ile “dosya kapsamından, asıl ve birleşen davalarda davacının taleplerinin davalı tarafından işletilen taş ocağı nedeniyle oluşan zararların tazminine ve dolayısıyla haksız fiil sorumluluğuna dayandığı, davalı şirketin faaliyetinin gerekli ruhsat ve izinlere uygun olmasının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, haksız eylem faili olarak davalıya husumet düştüğü, bu durumda, işin esasının incelenmesi” gereğine değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiş; davalı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 29/06/2020 tarihli ve 2020/186 esas, 2020/2395 karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.