3. Hukuk Dairesi 2020/6222 E. , 2021/8859 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; enerji nakil hattına ilişkin taahhüt senedi i…
**3. Hukuk Dairesi 2020/6222 E. , 2021/8859 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; enerji nakil hattına ilişkin taahhüt senedi imzaladığı davalı kurumun, Orman Kanununun 17 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliğinin 15, 16, 17, 18 ve devamı maddelerine aykırı bir şekilde ilave ağaçlandırma bedeli tahakkuk ettirdiğini, ödenen 3.179.920,92 TL asıl alacak ve 572.326,92 TL KDV olmak üzere toplam 3.751.920,92 TL ilave ağaçlandırma bedelinin haksız bir şekilde davalı kurum tarafından tahsil edildiğini ileri sürerek; davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, yapılan ödemenin ödeme tarihi olan 28/07/2015 tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı kurumdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; ilave ağaçlandırma bedelinin mevzuata uygun bir şekilde tahakkuk ettirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 3.751.920 TL ağaçlandırma bedelinin 28/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2) Davacı, 6183 sayılı Kanun kapsamında kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı ile alacağının tahsiline karar verilmesini istemiş ancak kamu kurumu olmadığından talep ettiği faiz oranının somut olayda uygulanması imkânı bulunmamaktadır. Bununla birlikte davacı tacir olup, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca davacı için ticari iş niteliğinde olan sözleşme, davalı kurum için de ticari iş sayılır. 6102 sayılı TTK'nın 8/1 maddesi ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddelerine göre, ticari işlerde temerrüt faiz oranı TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranıdır. Bu nedenle, mahkemece; "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince, davacının alacağının avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olması, doğru olmayıp bozmayı gerektirir.