T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1242 - 2025/1295 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1242 KARAR NO : 2025/1295 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.09.2023 NUMARASI : 2022/464 Esas 2023/732 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 30.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1242 - 2025/1295 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1242 KARAR NO : 2025/1295 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.09.2023 NUMARASI : 2022/464 Esas 2023/732 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 30.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.11.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.06.2014 tarihinde, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, davacı idaresinde bulunan motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu sigorta şirketi tarafından 24.05.2017 tarihinde 59.044,00 TL ödeme yapılmasına rağmen ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 250,00 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 08.04.2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini 299.000,00 TL arttırarak 299.250,00 TL'ye yükselttiğini, maddi tazminatın 198.080,47 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiyesinin davalı ...'den kaza tarihi olan 10.06.2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasıyla ilgili olarak davalı ...’nin yargılandığı Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/804-2017/45 E/K sayılı dosyasının istinaf incelemesinde olup kesinleşmediğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, ceza dosyasında alınmış olan kusur raporunu kabul etmediklerini, davacının kaskının bulunmaması ve hızı nedeniyle kusurlu olduğunu davacının tat alma duyusunun yok olup olmadığı ve kaza ile illiyeti yönünden ATK‘dan rapor alınmasını, davacının ailesinin maddi yardım talebinde bulunması üzerine davacının huzurunda davacının babası ...'a 5.000,00 TL ödediklerini, ayrıca 400,00 TL özel oda ücreti ve daha sonra da 5.000,00 TL daha olmak üzere davacıya toplam 10.400,00 TL ödeme yaptıklarını 18.06.2014 tarihli ibraname gereğince davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının sigorta şirketinden de ödeme aldığını zararının karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirkete trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının başvurusu üzerine kendisine davadan önce 24.05.2017 tarihinde 59.044,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini ve davacının zararı karşılandığından davanın reddi gerektiğini, aksi halde kusur durumu, ödeme tarihindeki zarar miktarının hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen ilk kararda dava ve ıslah dilekçesine göre davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 299.250,00 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi 198.080,47 TL'den sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine karar verildiği, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/2659 Esas 2022/755 Karar sayılı kararı ile, hükmün HMK’nın 297. Maddesine uygun kurulmaması, maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınması, davalı tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusurun tartışılması gerektiği gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan rapor alındığı, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %38,2 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden ek rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 6.567,92 TL geçici iş göremezlik ve 222.045,92 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 228.613,89 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde 198.080,47 TL'den sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, hükmedilen bedele davalı gerçek kişi yönünden olay tarihi olan 10.06.2014 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi sayılan kısmi ödeme tarihi olan 24.05.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, kabul dışı kalan talebin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan aktüerya raporunda PMF yaşam tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu, kask nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, yapılan indirim nedeniyle davalı tarafa vekalet ücreti verilmemesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıya dava açılmadan önce ödeme yapıldığını, davacının davalıyı ibra ettiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, davacının normal hayatına devam ettiğini, bir maluliyetinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir. Davacı vekili, 10.06.2014 tarihinde davalıların sürücüsü maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, motosikletiyle seyreden davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu sigorta şirketi tarafından 24.05.2017 tarihinde 59.044,00 TL ödeme yapılmasına rağmen ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 250,00 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; mahkemece verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26 Hukuk Dairesinin 24.03.2022 tarih 2019/2659E-2022/755K sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Mahkemece, Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereğince davacının maluliyetinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tıbbi evrakların ve raporların incelendiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, 10.06.2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı sentetik materyal ile kapatılmış kraniyektomi defekti, koku alma bozukluğu ve hafif mental bozukluk arızaları nedeniyle E cetveline göre %38.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin maluliyete yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda, PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüşse de; ilk kararda da, hükme esas alınan aktüerya raporunda PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacı vekili tarafından karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından bu hususta davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetildiğinde Dairemizin kaldırma kararı sonrası alınan ek raporda PMF yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasına yönelik davacı vekilinin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. 3-Dava açılmadan önce davalı ... tarafından ve davalı sigorta şirketi tarafından davacıya kısmi ödemeler yaptığı anlaşılmakla birlikte aktüer bilirkişi tarafından ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama sonucu ödemelerin yetersiz olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle yapılan bu ödemelerin güncellenerek hesaplanan zarardan tenzil edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 4-Davalı ..., kaza sonrası davacıya ödeme yaptığını, davacının kendisini ibra ettiğini ileri sürmüşse de; dosya içeriğinden, davalı tarafından yapılan ödemenin tedavi giderlerine ilişkin olduğu, davacının ibrasının bu giderlere yönelik olduğu, davanın ise geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı davası olduğu, ancak hem Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından önce hemde ikinci kararda hükme esas alınan aktüer raporunda ödenen bu miktar iş göremezlik tazminatından mahsup edilerek tazminatın belirlenmiş ise de davacı tarafca ilk karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılmadığı bu hususun da davalı yararına kazanılmış hak oluşturduğu gözetildiğinde davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. 5-Borçlar Yasasının, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı, motosiklet sürücüsü olup kaza esnasında kaskının olmadığı, davacının kaza sonucu kafa travması yaşadığı, maluliyetinde bu yaralanmasının da etken olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ve dosya kapsamından anlaşılmakla aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan geçici ve sürekli işgöremezlik zararından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi davalı ... lehine davanın esastan reddedilen kısmı yönünden vekalet ücreti takdir edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan; davalı ...'den alınması gerekli 15.616,61 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 3.905,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.711,61 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın talep halinde iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 30.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.