3. Ceza Dairesi 2021/9900 E. , 2022/867 K. "" İlk Derece Mahkemesi : Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2018 tarih ve 2017/203 - 2018/4 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme Hüküm : İlk Derece Mahkemesi kararının CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, TCK'nın 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5., TCK'nın 62, 53 ve 63. maddeleri gereğince hükmedilen mahkumiyet kararı Bölge …
**3. Ceza Dairesi 2021/9900 E. , 2022/867 K.** **"İçtihat Metni"** İlk Derece Mahkemesi : Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2018 tarih ve 2017/203 - 2018/4 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme Hüküm : İlk Derece Mahkemesi kararının CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, TCK'nın 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5., TCK'nın 62, 53 ve 63. maddeleri gereğince hükmedilen mahkumiyet kararı Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm, süresi içinde temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre yapılan temyiz incelemesi sonunda dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hükmün tefhiminden sonra 08.11.2018 tarihli süre tutum dilekçesi sunan sanık müdafiinin gerekçeli temyiz dilekçesini CMK'nın 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük süreden sonra verdiği görülmekteyse de, hükmün kanun yoluna müracaata ilişkin kısmında anılan sürenin "tebliğden itibaren 15 gün" olduğu belirtirilerek tarafların yanıltıldığı ve gerekçeli karar tebliğinde de 7 günlük sürenin hak düşürücü vasfı yönünden bir şerh bulunmadığı görülmekle 30.11.2018 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 E-2017/5155 K. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.