Başvuru, kavga sırasında ateşli silahla yaralanma sonucu meydana gelen ölüm dolayısıyla açılan tam yargı davasının reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kavga sırasında ateşli silahla yaralanma sonucu meydana gelen ölüm dolayısıyla açılan tam yargı davasının reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/8/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Yerel seçimlerde farklı aday çıkarılması ve arazi anlaşmazlığı nedeniyle aralarında husumet bulunan akrabalar arasında 3/3/2009 tarihinde tehdit ve hakaretlerden dolayı Horasan Cumhuriyet Başsavcılığınca (Cumhuriyet Başsavcılığı) tarafların ifadeleri alınarak serbest bırakılmıştır. 29/3/2009 tarihinde gerçekleşen yerel seçimler sonrasında, 31/3/2009 tarihinde saat 40 sıralarında Horasan İlçe Emniyet Müdürlüğüne (Emniyet Müdürlüğü) gelen Y. ve Z.Y. isimli şahıslarca Aliceyrek köyünde yapılmış olan muhtarlık seçimi nedeniyle kavga çıkabileceği beyan edilmiştir. Emniyet Müdürlüğünce bu husus aynı anda tutanağa bağlanmıştır. Emniyet Müdürlüğü tarafından saat 45'te tutulan tutanağa göre, bu ihbardan hemen sonra yapılan isimsiz bir ihbarla silahlı kavga çıktığının bildirilmesi üzerine polis ekipleri olay yerine intikal ederek olaya müdahale etmiştir. Aralarında husumet bulunan kalabalık iki grup arasında çıkan silahlı kavga sırasında kavgayla ilgisi bulunmayan N.P. işyerindeyken kendisine isabet eden kaza kurşunu sonucu yaralanmış, ilk müdahalesi Horasan Devlet Hastanesinde (Hastane) yapıldıktan sonra aynı gün Erzurum Bölge Eğitim Hastanesine sevk edilmiş ve orada vefat etmiştir.A. Ceza Soruşturmasına İlişkin Süreç Olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığınca 7/9/2009 tarihinde iddianame düzenlenmiştir. İddianamede birden çok kişiye isnat edilen birçok suç ile birlikte N.P.nin ölümü ile sonuçlanan eylemin faili olarak tespit edilen N.Y.nin de olası kasıtla öldürme suçundan cezalandırılması talebinde bulunulmuştur. Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinin 17/4/2012 tarihli kararıyla, başvurucuların yakını olan N.P.ye karşı işlediği olası kasıtla öldürme suçundan N.Y.nin neticeten 20 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 26/3/2013 tarihli kararıyla N.Y.nin olası kasıtla öldürme suçuna ilişkin mahkûmiyeti yönünden onanarak kesinleşmiştir.B. Tam Yargı Davasınaİlişkin Süreç Başvurucular 16/2/2010 kayıt tarihli dilekçeyle, ilçede daha önceki seçimler nedeniyle kavgalar yaşandığını ve daha önce tehdit edildiklerini emniyet güçlerine bildirdiklerini, en son olay gününde de emniyet güçlerine kavga çıkabileceğine dair ihbarda bulunulduğu hâlde kavgayı önlemek amacıyla tedbir alınmadığını, emniyet görevlilerince olaya müdahale etmede yetersiz kalındığını, bu nedenle birçok kişinin yaralandığını, yakınlarının da öldüğünü, ayrıca yaralıların tedavi gördüğü hastanede kavganın taraflarının olay çıkararak doktorların çalışmasını zorlaştırmalarına emniyet güçlerince engel olunamadığını iddia ederek İçişleri Bakanlığından (İdare) yakınlarının ölümünde İdarenin kusuru bulunması nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuşlardır.Talebin 31/3/2010 tarihinde İdarece reddedilmesi üzerine başvurucular 5/4/2010 tarihinde Erzurum İdare Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde yakınlarının ölümünde İdarenin hizmet kusuru olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebiyle dava açmışlardır. Emniyet Müdürlüğü tarafından Mahkemeye sunulan 25/5/2010 tarihli savunmada, 29/3/2009 tarihinde ülke genelinde olduğu üzere seçimler için ilçede gerekli güvenlik önlemlerinin alındığı, devriye hizmetinin artırıldığı ve Aliceyrek köyünde de İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alındığı belirtilmiştir. Buna göre, alınan bu tedbirler seçim sonrasında da devam ettirilmiş; Emniyet Müdürlüğü Haber Merkezinin saat 45 sıralarında Dörtyol mevkiinde silahlı kavga olduğunu telsizden anons etmesi üzerine mıntıkada devriye hâlinde bulunan iki ekip olay yerine intikal etmiş ve olay yerinin ilçenin tam merkezinde olması sebebi ile aşırı kalabalık olduğu görülerek telsizle takviye kuvvet ve 112 Acil sağlık ekibi istenmiştir. Olay esnasında istirahatte bulunan tüm personel ivedi olarak göreve çağrılmış, olayın önemine istinaden ayrıca Horasan İlçe Jandarma Komutanlığından ve Erzurum İl Emniyet Müdürlüğünden takviye kuvvet talebinde bulunulmuştur. Savunmaya göre, başvurucuların yakını olan N.P. olay yerine yakın olan işyerinin kapısının arkasından kavgayı izlerken kavganın tarafı olan şahıslardan birinin işyerinin bulunduğu tarafa doğru kaçmasıyla arkasından atılan mermi çekirdeğinin işyerinin kapısından girerek kendisine isabet etmesi nedeniyle vefat etmiştir.Aynı savunmaya göre hastanedeki kargaşa, yaralı yakınlarının yaralıları görmek için hastaneye gelmeleri ancak alınan tedbirler nedeniyle içeri girmelerinin engellenmesinden sonraki bağırışmalarla ağlamalardan kaynaklanmış ve kargaşanın doktorların müdahalesini engelleyecek boyutta olmadığı doktorların beyanlarından anlaşılmıştır. Kavganın taraflarından bir kısmının 3/3/2009 tarihinde tehdit edildiğine yönelik şikâyetlerine ilişkin olarak da Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yedi kişi hakkında soruşturma açılmış ve şahıslar gerekli işlemler yapıldıktan sonra serbest bırakılmıştır (bkz.§ 6). Savunmada olayın idare açısından beklenmeyen hal niteliğinde olduğu ifade edilmiştir. Başvuru ekinde sunulan, Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespiti Grup Amirliği tarafından düzenlenen 31/3/2009 tarihli olay yeri inceleme raporunda kavga olayının bildiriliş saati 45; olay yerine varış saati ise 48 olarak belirtilmiştir.Mahkeme 28/1/2011 tarihli ara kararıyla davalı İdareden, meydana gelen silahlı çatışmaya ilişkin olarak olay gününde ve olay gününden önceki tarihlerde herhangi bir ihbar alınıp alınmadığına, ihbar alındıysa buna ilişkin olarak hangi güvenlik önlemlerinin alındığına ve N.P.nin ölümüyle sonuçlanan silahlı kavgaya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin iletilmesini istemiştir. İdarece 4/3/2011 tarihli yazı ile, 25/5/2010 tarihli savunmadakine (bkz. §§ 15, 16) benzer bilgiler ihtiva eden bilgi ve belgeler Mahkemeye sunulmuştur. Mahkeme 25/7/2011 tarihli kararıyla tazminat talebinin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Uyuşmazlık konusu olayda Mahkememizin 2011 tarihli ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Erzurum ili, Horasan ilçesinde 2009 günü husumeti bulunan iki gurup arasında çıkan silahlı çatışma olayına ilişkin olarak, saat 09:45'te 155 Polis İmdat hattına ihbar geldiği, ihbar üzerine dört polis ekibinin olay yerine yönlendirildiği, olay yerinin kalabalık olması ve olay dışı insanların da olay yerinde bulunması nedeniyle müdahaleye giden ekiplerce takviye kuvvet istenildiği ve 112 ekipleri de çağrılmak suretiyle olaya gecikmeksizin müdahale edildiği, ayrıca olay sırasında istirahatte bulunan Horasan İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı tüm personelin istirahatlerinin kaldırılarak göreve çağrıldıkları, öte yandan, Horasan İlçe Jandarma Komutanlığı ve Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü'nden de takviye kuvvet talebinde bulunulduğu görülmüştür.Öte yandan, aynı tarihte saat 23:10 sıralarında yapılan ihbar üzerine belirtilen adreste arama yapıldığı, ancak ihbarın asılsız çıktığı, ayrıca davacılar tarafından iddia edilen 2009 tarihinde meydana gelen olaydan önce, husumeti bulunan aynı taraflara ilişkin olarak davalı idareye ait birimlere herhangi bir ihbarda bulunulmadığı anlaşılmıştır.Bu durumda, yukarıda yer alan açıklamaların ve yapılan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, [N.P.nin] ölümüyle sonuçlanan 2009 günü saat 09:45 sıralarında gerçekleşen olaya ilişkin olarak; davalı idarece gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığı, gerekli müdahalelerin zamanında yapıldığı ve gerekli işlemlerin gerçekleştirildiği, dolayısıyla söz konusu olaya ilişkin olarak ihmali bulunmayan vegörev ve sorumluluklarını eksiksiz şekilde yerine getiren davalı idareye yüklenecek bir hizmet kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.Bu nedenle, Mahkememizce davalı idareye yüklenecek bir hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varıldığından, ayrıca, beklenmeyen hal şeklinde gerçekleşen olayın niteliği gereği davalı idareye kusursuz sorumluluk da yüklenemeyeceğinden, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır..."Başvurucular bireysel başvuru formundaki iddialar ile İdarenin olayda kusursuz sorumluluğu olduğunu ileri sürerek kararı 23/8/2011 tarihinde temyiz etmişlerdir. Karar Danıştay Onuncu Dairesinin 28/5/2015 tarihli kararıyla kararın usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle onanmıştır. Nihai karar 3/8/2015 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş olup başvurucular18/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.