5. Ceza Dairesi 2012/12049 E. , 2013/3055 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet alma HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 06/09/2012 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye …
**5. Ceza Dairesi 2012/12049 E. , 2013/3055 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet alma HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 06/09/2012 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Hazinenin katılma talebinin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 E. 2012/1771 K. sayılı kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sivas Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde trafik polisi olarak görev yapan sanıkların görevleri esnasında mağdura ait aracı durdurarak yaptıkları kontroller sonunda aracın camlarının filmli olması nedeniyle ceza yazmaları gerektiğini söyledikten sonra kullandıkları resmi ekip aracının olmayan döşemelerini göstererek yaptırılacağı bahanesiyle ve bu ad altında mağdurdan 300-400 TL para istedikleri, mağdurun ise yanında o kadar para olmadığını ancak daha sonra bu parayı kendilerine verebileceğini belirterek yanlarından ayrıldığı, ertesi gün sanıkların mağduru telefonla aramaları üzerine parayı vermeden sanıklardan kurtulamayacağını anlayan mağdurun şikayetçi olduğu, seri numaraları alınmış toplam 300 TL parayı alan mağdurun telefonla irtibat kurduğu, kararlaştırılan buluşma yerine giderek söz konusu parayı verdiği esnada emniyet birimlerince suçüstü yapılarak sanıkların yakalandığı anlaşılmakla sanıkların para istediği esnada mağdurda verme niyetinin tam olarak oluşmaması, istenen parayı daha sonra vereceğini beyan etmesinin o anda sanıklardan kurtulma amacına yönelik olması, sanıkların yakalanması için yapılan anlaşmanın serbest irade ürünü olmamasına göre rüşvet anlaşmasının tam olarak oluşmadığı nazara alındığında sanıkların eyleminin yapmaları gereken bir işi yapmamak amacıyla rüşvet almaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden hüküm kurulması, .../... -2- Trafik polisi olup 2918 sayılı Yasanın 114/1. maddesinde belirtilen suç veya ceza tutanağını tanzim görevi bulunan sanıklar hakkında aynı Yasanın Ek 11. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince belirtilen madde ve fıkradaki hak ve yetkilerin tamamının kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sadece memuriyet hak ve yetkilerinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyları dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde sanıkların 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakılmalarına hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...