11. Ceza Dairesi 2016/6751 E. , 2018/1129 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet I-Şikayetçi vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede; Davadan ve duruşma gününden usulüne uygun biçimde haberdar edilmesine rağmen duruşmaya katılmayan ve CMK'nın 237. madesine uygun biçimde talepte bulunup katılan sıfatını almayan şikayetçi kurum adına vekilinin vaki vekalet ücreti ile sınırlı temyiz istemin…
**11. Ceza Dairesi 2016/6751 E. , 2018/1129 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet I-Şikayetçi vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede; Davadan ve duruşma gününden usulüne uygun biçimde haberdar edilmesine rağmen duruşmaya katılmayan ve CMK'nın 237. madesine uygun biçimde talepte bulunup katılan sıfatını almayan şikayetçi kurum adına vekilinin vaki vekalet ücreti ile sınırlı temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II-Sanık müdafiinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede ise; 1-Sanık hakkında “2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın savunmasında faturaları gerçek satışlar karşılığında düzenlendiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ekinde suça konu faturalara ilişkin olduğunu beyan ettiği bir kısım ödeme belgesi suretlerini ibraz ederek, müvekkilinin suç tarihlerinde sigortalı işçisi bulunduğunu, şirket üzerine kayıtlı araçları olduğunu, işyerinde yüklü miktarda mal bulundurduğunu bildirmesi, dosya içerisinde adı geçen takvim yılında sanığın yetkilisi olduğu şirket adına düzenlenmiş faturalar mevcut olmakla birlikte, söz konusu şirket tarafından düzenlenmiş herhangi bir fatura aslı yada suretine rastlanılmaması, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; sanık tarafından düzenlenen 2006 ve 2007 takvim yıllarına ait kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin temin edilip dosya arasına konulması ve incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadıklarının tespit edilmesi, sanığın düzenlemiş olduğu faturaları kullanan... Giyim Dış Ticaret Ltd Şti ve ...Fotoğ. Reklam Hayv. Paz. Tic. Ltd Şti dışındaki diğer şirketler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığının ilgili vergi dairelerinden sorulması, yapılmış ise vergi raporlarının dosya arasına alınması, bu şirket yetkilileri hakkında sahte fatura kullanmaktan dava açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları kullanan mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoku olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması ve toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.11.2011 tarih ve 2011/56174 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında “2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçlarından kamu davası açıldığı, "sahte fatura kullanmak" ve "sahte fatura düzenlemek" suçları, birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup biri diğerinin unsuru olmadığı gibi vergi tekniği raporu, vergi suçu raporu ile dava şartı olan “mütalaa” yazısının yalnızca “sahte fatura düzenlemek” suçu ile ilgili olduğu gözetilmeden, vergi incelemesine konu yapılmayıp, dava şartı olan “mütalaa” verilmeyen "sahte fatura kullanmak" suçundan açılan davaya devamla sanık hakkında hükümler kurulması, 3-Kabule göre de; a)Düzenlenen son fatura tarihi olan 2006 takvim yılı için “20.12.2006“, 2007 takvim yılı için “20.01.2007“ şeklindeki suç tarihlerinin, gerekçeli karar başlığında “2006-2007“ olarak eksik yazılması, b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 12.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.