3. Ceza Dairesi 2025/2143 E. , 2025/11659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/123 E., 2022/172 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme HÜKÜMLER : 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62/1 53, 58/9 delaletiyle 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- Sanık ... hakkında hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62/1 53
**3. Ceza Dairesi 2025/2143 E. , 2025/11659 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/123 E., 2022/172 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme HÜKÜMLER : 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62/1 53, 58/9 delaletiyle 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- Sanık ... hakkında hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62/1 53, 58/9 delaletiyle 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- Sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 220/6 maddesi yollamasıyla 314/2, 220/6, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62, 53, 58/9 yollamasıyla 58/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama, bozma Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden hükmedilen cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından; sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden ise ilk derece mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz kanun yolu aşamasında ise sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, adı geçen sanıkların duruşmalı inceleme taleplerinin 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, I- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Sanık ... müdafiinin yasal süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunduğu, ancak; sanığın 22.01.2025 tarihli, dava dosyasında mevcut vekaletname örneğinde kanun yollarından feragat etme yetkisi tanındığı tespit edilen sanık müdafiinin de 06.02.2025 dilekçeleri ile temyiz talebinden feragat ettiklerini bilirdikleri, sanık ve müdafiinin dilekçelerinin temyizden vazgeçme iradesini taşıdığı, her ne kadar sanık 24.03.2025 tarihli dilekçesiyle feragat dilekçesinin işleme konulmayarak iptal edilmesini talep etmişse de, temyizden feragatten dönülmesinin mümkün olmadığı kabul edildiğinden, 5271 sayılı CMK’nın 266/1. maddesi uyarınca vazgeçme nedeniyle dosyanın inceleme yapılmaksızın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma; ... ve ... hakkında ise silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriği; oluş ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede; A- ÖZETLE, İLK DERECE MAHKEMESİNDE KABUL EDİLEN SOMUT OLAY: Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam hatip olarak çalışıp emekli olduktan sonra Said Nursi'nin eseri olan Risale-i ... külliyatını okuyup etrafında toplananlara sohbetler yapan, sohbetlerinde külliyatta geçen meselelere ilişkin olarak açıklamalar şeklinde şerhler (haşiye) getiren, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri ... ...'in dinler arası diyalog, zekatın kimlere verilmesi gerektiği ve başörtüsünün teferruat olup olmadığı gibi konulardaki görüşlerine karşı eleştirilerde bulanan, gazeteci yazar katılanlar ..., ... ve ... gibi ... cemaatinin başka bir kolundan ayrılan kişilere etrafında yer veren, ikamet ettiği Muş'tan kış aylarında İstanbul'a gelerek gruba ait dershanelerde sohbetler gerçekleştiren, böylece ... cemaatleri arasında etkinleşmeye başlayan katılan ... (Molla ...) ve grubuna yönelik olarak, bir kısım grup mensubu tarafından kurulan BMB Yayıncılık Şirketine ait Tahşiye ve Rahle yayın evlerinde yayımlanan İcazül Kuran gibi kitaplar ile sohbetlerde El Kaide'nin terör içeren ... düşüncesine yer verdikleri ve El Kaide ile bağlantılı oldukları iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/1016 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığı, Soruşturma kapsamında grup mensuplarının iletişiminin tespit edildiği ve fiziki takip uygulandığı, yapılan iş ve işlemler neticesinde 22.01.2010 günü 16 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonda aralarında katılanların da olduğu 32 kişinin gözaltına alındığı, ikametlerindeki aramalarda bulunan Esrarname ve Cihatname gibi kitaplar, dokümanlar ve dijital materyallerle birlikte bazı katılanlara ait tabanca ve fişeklere el konulduğu, ayrıca katılan ...'a ait olup dershane olarak kullanılan evdeki aramada üç el bombası, sis kutusu, kablo ve fişekler bulunduğu, bu soruşturma kapsamında 9 katılanın tutuklandığı, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir kısım grup üyesi hakkında yürütülen soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosya ile birleştirildiği, bu soruşturma kapsamında ise 4 katılanın tutuklandığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2010 tarih ve 2009/1016 soruşturma sayılı iddianamesi ile İstanbul (Kapatılan) 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/123 Esas sayılı dosyasında katılanlar hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından dava açıldığı, bir kısım katılanlara ilişkin olarak görülmekte olan Malatya (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/36 Esas sayılı dosyasının bu dosya ile birleştirildiği, 6526 sayılı Kanun uyarınca dosyanın devredildiği Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 15.12.2015 tarih ve 2015/264 Esas 2015/417 Karar sayılı kararla silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçlarından beraat kararı verildiği, bir kısım katılanlar hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, temyiz incelemesine konu işbu dosyadaki bir kısım sanıklar tarafından anılan davaya katılma talebinde bulunularak kararın temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince katılma istemlerinin reddedildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.11.2016 tarih ve 2016/5932 Esas 2016/5637 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesinin redde ilişkin kararının onanmasına karar verildiği ve böylece hükmün kesinleştiği, Anılan davanın İlk Derece Mahkemesinde görülmekte olduğu süreçte katılan ...'ın 16.05.2014 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğüne elektronik posta ile "22.01.2010 tarihinde El Kaide örgütü kapsamında yapılan operasyonla göz altına alındım ve tutuklanarak 17 ay ceza evinde kaldım, mahkemem halen devam etmektedir. Benim araştırmanızı istediğim konu şudur: Ben o dönemde Tahşiye yayın evinin sahibi idim. ... ... 06.08.2009 tarihinde herkul.org adlı sitede irtica paranoyası adıyla yaptığı konuşmada yayın evini El Kaide ile ilişikmiş gibi bir konuşma yaptı. Bundan sonra bütün medya bu konuşmayı verdi ve 11.04.2009 tarihinde İstanbul Emniyetine isimsiz ve imzasız bir ihbar mektubu gönderilmiş ve soruşturma da bunun üzerine başlatılmış. Elbette benim suçlu olup olmadığıma mahkeme karar verecek ancak devam eden mahkememizden bağımsız olarak bu konunun paralel yapı tarafından bana ve arkadaşlarıma ve hatta hiç tanımadığım veya tanıyıp asla bir araya gelemeyeceğim insanlar dahil edilerek bize bir tuzak mı kuruldu sorusu hep gündemde duruyor. Eğer emniyete davet edilirsem kapsamlı olarak gereken bilgileri verebilirim. Çünkü ben bir iş adamıyım, herhangi bir terör örgütüyle ilişkim olamaz" şeklinde ihbar gönderdiği, akabinde katılanın 31.05.2014 tarihinde TEM Şube Müdürlüğünde ifadesinin alındığı, Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/133596 numaralı dosyası ile soruşturmaya başlandığı, katılanın ihbarı ve ifadesinde bahsettiği hususların tespiti amacıyla çalışmalar yapıldığı, bu kapsamda; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri ... ...'in herkül.org isimli internet sitesinde 06.04.2009 tarihinde yayımlanan "İrtica Paranoyası ve Duanın Esası" başlıklı konuşmasında "Türkiyeyi ne alakadar eder bu, fakat bir kısım zaafları olan insanları Türkiye'de de kullanarak burada sanki böyle din adına diyanet adına Türkiye'de El Kaide dini temsil ediyor filan, Türkiye'de de onu icat ettiler, Hizbulvahşetten sonra onu da icat ettiler, yarın daha başka şeyler de icat edebilirler, mesela Tahşiye diye bir şey icat edebilirler; hafizanallah iyi organize edebilirlerse bunları belki hakiki müslümanlarla kitap okuyan müslümanlarla nezahetlerini, nezafetlerini, ... saffetlerini bulundukları evlerde koruma adına okudukları kitaplarla ayakta durmaya çalışan insanların içine sokmaya çalışırlar. Onları güçlendirirlerse ellerine silahlar da verebilirler. Ve o kitapların arkasındaki zatın posterlerini evlerine asabilirler. Size yakın bazı kimselerin posterlerini de evlerine asabilirler. Biz nurları haşiye yapıyoruz dedirtirler, adlarına da Tahşiyeciler derler, sonra kaleşnikoflar verirler ellerine, iki yerde bir şey yapınca bunlar demek ki imkan bulunca bunlar da silahlanabiliyor. Sonra hiç silahı milahı tabancası hatta çuvaldızı bile olmayan ben sizin çuvaldızınız bile yoktur diyorum. Size mübalağa yapmıyorum değil mi yani, ben geçende büyük bir iğneye ihtiyacım oldu bulamadım kendi odamda ayakkabımı dikecektim. Evet çuvaldızı bile olmayan insanlara terörist damgasını vuracaklar orada yapmak istedikleri şeyi yapacaklar bununla. Allah o fırsatı vermesin, komplolarını kendi başarına dolasın" dediği, söz konusu konuşmanın devamında ise "Bunların hepsi sistemli belli merkezlerden belli böyle karanlık karar kurullarında alınan kararlarla yapılan şeylerdir" ifadesini kullandığı, Örgüt lideri ... ...'in talimat mahiyetindeki bu konuşmasından sonra örgütün yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlar yapılmaya başlandığı, şöyle ki; Örgüte müzahir Samanyolu TV'de yayınlanan "Tek Türkiye" dizisinin 09.04.2009 tarihindeki 64. bölümünün anılan dizinin formatından farklı şekilde çekilip dizide yer verilen Karanlık Karar Kurulu sahnesindeki diyalogda; "-...Kısa vadede ölüm kalım mücadelesi verdiğimiz devam eden dava sürecini gölgede bırakacak yeni hamleyi de devreye sokucağız. -....Yeni projemizin adı Tahşiye olacaktır. ... - Vatan delileri üzerine yapacağımız onları tekrar zor durumda bırakacak yeni bir irtica dalgasıdır. Ülkeyi karıştıracak malzeme bulamadığımızı biliyorsunuz. Bizzat kendimiz naylon dinci ve terörist örgütler kurdurduk ve sistemin devamlılığını bu yolla sağladık bugüne kadar. Beyler, bizler basit bir çete, terör ve suç işleyen örgüt değiliz. Bu köylülere mi ülkeyi bırakacağız? ... -Vatan delilerinin söylemlerini, sivil toplum hareketleri bire bir taklit edilerek özel olarak yetiştirdiğimiz iyi takiyye yapacak rol elemanlarla bitireceğiz. Bu hareketin silahlı terör örgütü kapsamına alınmasını sağlayacağız. -Uzun zamandır gözlerimiz bu hareketin ve bu harekete ... verenlerin üstünde. İçlerindeki gayrimemnunlar üzerinde çalışıyoruz. -Planımız şu aşamalardan oluşuyor. Yetiştirdiğimiz özel elemanlar hareketin içine sokulacak, aynı zamanda bu hareketin benzeri dernek, vakıf çalışmaları yapılacak ve birkaç tane öğrenci evleri açılıp özel yetiştirdiğimiz elemanlar bu yerlerde kalacak ve bu yerlerde posterler, resimler, adamın kitapları, kaset ve CD'leri konulup birebir benzerlik sağlanacak. ... -Özel yetiştirdiğimiz elemanlar, çevresinde ... telkin edecek ve kendilerinin bu sivil hareketin önemli bir parçası olduğu imajını verecek. İşte bu noktada düğmeye ikinci kez basılacak. Bu yerlere de daha önce terör eylemlerinde kullanılmış silahlar ve malzemeler bırakılıp baskınlarla bulunması sağlanacak. Nihayetinde şubat soğuğu öncesinde uyguladığımız montaj işinden daha çok ses getirmesi de sağlanacak. ... -Beyler, bu Tahşiye planıyla bizim üzerimize yeni dalgalar gelmeden biz onların üzerine irtica dalgalarıyla gideceğiz..." şeklinde konuşmaların yer aldığı, Aynı dizinin 23.04.2009 tarihindeki 66. bölümünün Karanlık Karar Kurulu sahnesinde şahıslar arasında geçen diyalogda; "-Ülkeyi kendi çizgimize getirmek ve emellerimiz doğrultusunda idare etmek için yıllardır kullandığımız argümanlar, elemanlar, dernekler, vakıflar, yandaş medyamız, iş adamları, sivil toplum örgütleri bir bir deşifre oluyor. Son sürecin geldiği noktada arkasında olduğumuz terör örgütlerinin adresinin bizim mahalleye çıktığı anlaşılmak üzere. Hem terör örgütünün hem de dini görünümlü radikal örgütlerin arkasındaki resmin bize ait olduğunun deşifre olması an meselesi. ... -Bu süreci durduracak tek bir şey var, o da bu ülkede acil bir kaos ortamının oluşması. Bunun için yapılacak şey halkı birbirine düşürmek ve yeni çatışma zeminleri hazırlamak. Halkın önemli bir kısmını irticacı diğer bir kısmını da terörist bölücü diye sınıflandırmalıyız. Bu projeyle ilgili ... planlarının alt yapılarını zaten hazırlamıştık, biliyorsunuz. Ama bu dava bütün planlarımızı alt üst etti ve hepsi elimizde patladı. -Vatan delisini gündemde tutmaya devam edin. Bir de irtica için hazırladığımız ama kullanamadan deşifre olan grup Tahşiye miydi, Tahşidat mıydı, neydi? Onlar deşifre olmuştu. Bu işin arkasını bırakmayalım. İsim değişikliği yapalım. Yola devam edelim mutlaka. Silahlar hep bizden mi çıkacak? Biraz da bunlardan çıksın. -Bu dinci örgütün yeni ismi ne olsun efendim? -Rahle, mahle bir şey deyin işte. Dini sembol olacak bir şey olabilir..." denildiği, Örgüte müzahir Zaman Gazetesinin 08.04.2009 tarihli nüshasında ... ...'nın "Terör örgütü üretenler yeni tezgah peşinde" başlıklı editör yazısında, 10.04.2009 tarihli nüshasında ... ...'nin "... neden uyardı" başlıklı köşe yazısında, 15.04.2009 tarihli nüshasında ... ...'in "İslam'da irtica ve takiyye yoktur" başlıklı köşe yazısında ve Bugün Gazetesinin 26.04.2009 tarihli nüshasında ...'ın "Tahşiyeciler deşifre oldu, yeni bir isim bulmalıyız" başlıklı köşe yazısında örgüt lideri ... ...'in konuşmasından bahsedip değerlendirmede bulundukları, Tanıklardan gazeteci ... Özdemir'in örgüt lideri ... ...'in yaşadığı Amerika'ya üç meslektaşı ile birlikte 2010 yılında yaptıkları ziyaret neticesinde kendi internet sitesinde yayımladığı ve mahkemede alınan beyanında özü itibarıyla doğruladığı "Pensilvanya'da ... ... ile Bir Gün" başlıklı yazısında "Bir ara konu STV'de yayınlanan Tek Türkiye dizisine geliyor. Hatırlayacaksınız bu dizi STV'nin Kurtlar vadisine alternatif olarak çektiği bir dizi. ...'in daha önce İsrail ile Türkiye arasında çeşitli diplomatik krizlere neden olan bu dizinin sıkı bir takipçisi olduğunu anlattıklarından anlıyoruz. Hatta dizinin içindeki kimi radikal bölümlerinin bizzat değiştirilmesini istediğini de söylüyor" dediği, İlk Derece Mahkemesindeki yargılama esnasında yazılan talimatlara rağmen dinlenmesi mümkün olmayan gazeteci ... ...'nin 08.10.2017 tarihinde Beyaz TV'de yayınlanan Ortak Akıl isimli programdaki konuşmasında "Bir ... günü Diyarbakır'a iftara gitmiştik bundan 10 sene falan önce yani o zaman, ... ... Bey İstanbul valisi Diyarbakır valisiydi tarihini öyle hatırlayın yani orada konuşurken arkadaşlardan bizi tabi yakın buluyorlar kendilerine, bir de yani o biz eski mücadeleci olarak o arkadaşlar tarafından da biliniyoruz, o tayin heyetinde benimle yaşıt olanların bir şikayet iletmesi ... ...'e mümkün değil korkuyorlar çünkü, iletse iletse bir tek ... abi iletir diyorlar, bana anlatıyorlar, diyorlar ki abi bu Tek Türkiye dizisinde tamam PKK anlatılıyor gibi yapılıyor ama sanki bütün Kürtler böyle işte bu PKK karakterinde çizilen adamlar gibi, burada PKK'ya karşı olan bizim camiamızdaki mütevellideki abiler arkadaşlar bundan çok ciddi rahatsız oluyorlar, daha sonra ben Gaziantep'e mi ne gittim, Malatya'ya aaa aynı şikayet orada da var, bu Tek Türkiye'de Kürtleri sevmeyen kötüleyen sahneler var, bu buradaki arkadaşları rahatsız ediyor. Urfa'da aynı şey söyleniyor. Ben baktım ki yani şimdi şeye zarar gelecek yani iyilik hayır hareketi oluyor ya. Pensilvanya'ya gittiğimde baş başa görüşürken dedim ki arkadaşların böyle bir şikayeti var sadece bir ille de değil, hemen hemen bütün illerden şu şekilde Kürt kardeşlerimiz rencide olduklarını söylüyorlar, bu diziyle ilgili Samanyolu televizyonunda yayınlanan, çok büyük bir pişkinlik ile rahatlık ile dedi ki ... Bey ... Bey'e kaç defa söyledim yapmayın böyle diye beni dinlemiyorlar dedi, benim kendisiyle ilgili ilk kırılma noktasıdır bu. Bana yüzüme baka baka baka yalan söylüyor ya. Ben ciğerinizi biliyorum, sen söyleyeceksin de ... ... yapmayacak, tam tersi ... ... benim yanımda Tek Türkiye dizisindeki karanlık odanın şeylerini metinlerini okuyordu size. Size sormadan adım atmaz bunlar. ....Yani ona sormadan ... ... gibi ... ... gibi ... ... gibi adamların inisiyatif kullanması mümkün değil" diyerek görgüye dayalı bilgisini aktardığı, Tek Türkiye dizisinin yapımcısı Ser Yapım Şirketi'nde sanık ... ...'nın yönetim kurulu başkan vekilliği ve genel koordinatörlük gibi görevler ifa ettiği, ayrıca bu şirketin ortakları arasında Samanyolu Yayın Holding A.Ş.'nin de olduğu, Katılan ...'a ait olup dershane olarak kullanılan evin civarında eş zamanlı operasyondan bir gün önce 21.01.2010 günü saat 18.00 - 23.30 civarında bir kısım sanıkların bulunduğunun HTS kayıtlarından anlaşıldığı, operasyon kapsamında adreste yapılan aramada bulunan el bombası ve sis kutusunun bu sanıklar tarafından yapılan çalışma sonucunda iştirak ve irade birliği içinde konulduğu, böylece katılan ... ve grubunun silahlı terör örgütü olarak nitelendirilmesinin sağlandığı, söz konusu el bombalarının Güneydoğu'da terör olaylarında ele geçirilen bazı el bombalarının tapa grubundaki harf ve rakam gruplarıyla aynı olduğunun belirlendiği ve ayrıca bulunmalarından yaklaşık dört sene sonra 17/25 Aralık olaylarının hemen akabinde mahkemeden karar alınıp 22.04.2014 tarihinde imha edildiği, Soruşturma aşamasında tutuklanan bir kısım sanıkların, İstanbul 29 ve 32. Asliye Ceza Mahkemesi hâkimleri tarafından hukuka aykırı şekilde tahliye edilmeye çalışıldığı, nitekim anılan hâkimlerin bu eylemleri nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih ve 2017/16-956 Esas 2017/370 Karar sayılı ilamıyla onanan Dairemizin 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamıyla silahlı terör örgütüne üye olma ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmalarına karar verildiği, Söz konusu soruşturma sonrasında katılanlar haricindeki bir kısım şahıslar hakkında ... grubuna mensup olmaları nedeniyle silahlı terör örgütüne üye oldukları gerekçesiyle davalar açıldığı, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2014 tarih ve 2014/95 Esas 2014/217 Karar ve İzmir (Kapatılan) 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2012 tarih ve 2011/65 Esas 2012/48 Karar sayılı kararları ile beraat kararı verildiği ve bu hükümlerin temyiz edilmeden kesinleştiği, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2015 tarih ve 2014/209 Esas 2015/137 Karar sayılı kararı ile verilen beraat kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.05.2017 tarih ve 2016/4611 Esas 2017/4125 Karar sayılı kararı ile "Sanıkların, yönetici ve üyesi oldukları iddia olunan El-Kaide yanlısı terör örgütünün lideri olduğu bildirilen ...'ın Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarih 2015/264 esas 2015/417 sayılı kararı ile beraat edip hükmün kesinleşmesi karşısında; sanıkların mensup olduğu iddia edilen terör örgütü yapılanması ile El-Kaide terör örgütü arasında bağlantı bulunmadığı, bu hususa iddianamede de yer verilmiş olması, sanıkların ikametlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen bir kısım kitapların yazarları müstear isimler kullandığı ve gerçek yazarlarının tespit olunamadığı, kimin tarafından kaleme alındığının tartışmalı olduğu, yasak yayın mahiyetinde olmadığı, toplatma kararının bulunmadığı, not ve dökümanların ise internet üzerinden indirilmiş olduğu ve çoğunlukla islam tarihi ve felsefesi üzerine farklı görüşleri yansıttığı, sanıkların kendi aralarındaki görüşmelerin, benimsedikleri dünya görüşü doğrultusunda dini içerikli olduğu ancak örgüt niteliğindeki yapılanma düzeyinde yasa dışı ilişki tespit edilemediği" gerekçesiyle beraat kararının onandığı, Kabul edilmiştir. B- GEREKÇE VE KARAR; Somut olay ve sanıkların belirtilen eylemleri muvacehesinde sanıkların hukuki durumlarının ve haklarında kurulan hükümlerin değerlendirilmesinde; Sanıkların; yukarıda yer verilip izah edilen FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü lideri ... ...'in, talimat mahiyetindeki konuşması ile örgüte müzahir televizyon kanalı ve gazetelerdeki yayınlar sonrasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün İstihbarat ve Terör Şubelerince yürütülen çalışmalar sonucunda katılanlar hakkında başlatılan ve katılanlar hakkında hukuka aykırı olarak delillerin oluşturulduğu soruşturmada örgütsel motivasyonla görev aldıkları, ancak örgüt mensuplarının yapabileceği şekilde hukuka aykırı deliller oluşturulmak suretiyle yapılan soruşturmalarda elde edilen bilgilerin planlanan örgütsel operasyonel süreçlerde kullanılması da göz önünde bulundurulduğunda, bu hassasiyet nedeniyle paralel yapıya dahil olmayan, diğer bir deyişle örgütsel motivasyonla bu yapının emir ve talimatlarını yerine getirmeyen kişilerin yoğun ve sistematik şekilde hukuka aykırı işlemler yapılan bu soruşturmada görev alamayacağı belirlenerek yapılan incelemede; Örgütsel motivasyonla söz konusu soruşturmada görev aldıkları anlaşılan sanıklar ... ve ...' in eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturacağı kabul edilmiş, ancak atfın niteliği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamış, Yine ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında belirtildiği üzere, sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetinin görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemelerinde görülmekte olan kovuşturma dosyalarının bulunduğu görülmüş ise de; iş bu dosyadaki delil durumu itibariyle sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümleri yönünden yeterli delil bulunması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamış, Tebliğname'de bu hususlarda bozma isteyen görüşlere iştirak edilmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiileri ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'un temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak; a- ... cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun' un 5. maddesi olarak gösterilmesi, b- Sanıklar hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olduğundan hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmeyip CMK'nın 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin ilgili bentlerinden “3713 sayılı yasanın 5. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi” ibaresinin eklenmesi, yine sanıklar hakkındaki hükümlerin tekerrür uygulamasına ilişkin bentlerindeki “delaletiyle TCK.nun 58/6 maddesi” ibarelerinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.