5. Hukuk Dairesi 2025/11739 E. , 2025/17984 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3045 Esas, 2025/719 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/263 Esas, 2022/510 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terki…
5. Hukuk Dairesi 2025/11739 E. , 2025/17984 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3045 Esas, 2025/719 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/263 Esas, 2022/510 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 18... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fahiş kamulaştırma bedeli tespit edildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilen özellikler kapitalizasyon faizinin belirlenmesine esas unsurlar olduğundan hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedele ayrıca %160 objektif değer artırıcı unsur sebebiyle ilave yapılmasının uygun olmadığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmına %9,53 oranında değer düşüklüğü hesaplandığını, arta kalan kısımların şekil ve yüz ölçüm itibarıyla kullanıma elverişli olduğunu ayrıca kamulaştırmadan arta kalan kısmın imar uygulaması gördüğü zamanla değer kazanacağı açıkça belli olmasına ve dava konusu taşınmaz imar uygulaması görmeyen kadastral parsel olmasına rağmen bilirkişilerce yapılan bu hesaplamanın Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu belirterek anılan mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde bedel yüksekliği sebebiyle kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak itirazları gözönünde bulundurularak davalarının kabulüne, müvekkil idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açılış tarihi, depo ara kararlarının verildiği tarih ve dosyanın istinaf ve sonrasındaki süreç ile taşınmaz değerlerinin son bir yılda katlanarak artması dikkate alındığında 2022 yılı verilerinin baz alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, süreçteki enflasyon artış oranının da dikkate alınarak kamulaştırma bedelinin enflasyon oranına göre arttırılması gerektiğini, taşınmazın tarla vasfında değerlendirilmesinin kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın nitelikleri ve konum özellikleri dikkate alındığında arsa vasfında olduğunu, kıymet takdiri komisyonunun %4 oranında kapitalizasyon faiz oranı tespit etmişken, bilirkişi raporunda %4,5 oranında hesaplanmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki taşınmazlara %3,5-4 oranında kapitalizasyon faizi oranı uygulandığını ve Yargıtayca onandığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu konuma göre objektif değer artışı oranının %250-300 olarak uygulanması gerektiğini, yapılan hesaplamada 2 yıl için 3 ürün seçilmiş ise de dava konusu arazide 2 yılda minimum 4 ürün elde edildiğini, bilirkişi raporunda sadece 2020 yılı verileri alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ortalama kilogram verimleri alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağı hususu gözönünde bulundurularak hesaplama yapılması gerekirken bu durumun gözardı edildiğini, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünün niteliği, yüz ölçümü, geometrik durumu ve sair etkenler ile kamulaştırma öncesi duruma göre giriş-çıkışlarda problem olacağı, taşınmazın bütünlüğü ve verimli kullanımı nispeten bozulduğundan 1/2'lik veya 2/3' lük oran baz alınması gerektiğini, bu yönüyle 1/4 lük oran baz alınarak yapılan hesaplama sonucu kamulaştırma bedeli düşük tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın niteliği korunacak alan içerisinde yer alıp, tarımsal bütünlük ve ekonomik veriminin sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla koruma altına alınan alan içerisinde yer aldığını, taşınmazın kamulaştırılmayan kısımın yasa gereği öncelikle kamulaştırılmasını, kamulaştırılmayan kısım için hakkaniyete uygun bir değer azalışına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, itirazları çerçevesinde yeni rapor tazminine karar verilerek hakkaniyete uygun kamulaştırma bedelinin tespitine, davacı kurumun icranın ertelenmesi talebinin reddine, davacı kurum tarafından kamulaştırma bedelinin yatırıldığından, kamulaştırma bedellerinin müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğinde kabul edilen taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumununa göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, aynı mahalde bulunan taşınmaza ilişkin Yargıtay'ın %140-200 objektif değer artışı uyguladığı (Örn: Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2019/112 Esas, 2019/18424 Karar ve 18.11.2019 günlü kararı), bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, raporun değerlendirme tarihindeki verilere uygun şekilde düzenlendiği, neticeten arazi niteliğinde olan parsel için 2020 yılı itibarıyla metrekare birim fiyatının 118,22 TL olarak belirlenmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir. 2.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmekle birlikte kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacağına uygulanan faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilince faize ilişkin itiraz istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için bölge adliye mahkemesince incelenmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.