2. Ceza Dairesi 2025/15725 E. , 2025/24686 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/9952 D. İş SUÇ : Hileli İflas KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126685 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir …
2. Ceza Dairesi 2025/15725 E. , 2025/24686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/9952 D. İş SUÇ : Hileli İflas KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126685 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesi ile özetle, müştekinin şüphelilerden alacaklı olduğu, şüphelilerin kendilerini ve ... Gıda İnşaat Giyim ve Ticaret Limited Şirketini planlı ve organize bir şekilde iflas etmesi için tüm muhasebesel işlemleri hazırlayıp ardından hileli olarak iflas ettikleri, bu şekilde müştekiyi zarara uğrattıklarını iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, müştekinin soyut iddiası dışında şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işlediklerini gösterir kamu davası açmaya yeterli delilin mevcut olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Öncelikle Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/205 esas sayılı dosyası ile taraflar arasındaki hukuki ilişkiye dayalı İcra Müdürlüklerinde bulunan tüm dosyaların soruşturma dosyası arasına alınması, şirket adına kayıtlı taşınmaz ve taşınır malların tapu dairesi ve trafik şube müdürlükleri ile ilgili yerlerden sorularak iflas süreci içerisinde muvazaalı olarak satılıp satılmadığının ya da devredilip devredilmediğinin araştırılması, gerekirse şirketten alacaklı olduğunu bildirenlerin beyanları alınarak bu hususun açıklığa kavuşturulması, muhasebe kayıt ve defterleri ile gerekli belgeler temin edildikten sonra defterler ve tüm kayıtlar üzerinde ticaret, icra ve iflas hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Şikâyetçi vekilinin, şüphelilerin hileli olarak iflas ederek kendilerinden alacağı olan müvekkilini zarara uğrattıklarından ve bu suretle hileli iflas suçunu işlediklerinden bahisle şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyetçinin soyut iddiası dışında şüphelilerin atılı suçu işlediklerini gösterir kamu davası açmaya yeterli delilin mevcut olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması hâlinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması hâlinde ise Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hâkimliğince, Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığının veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürülürse bu husus açıkça belirtilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı verilerek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunulabilir. Anılan şekilde talepte bulunulmuş ise Cumhuriyet başsavcılığı, belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hâkimliğine gönderecektir. Sulh Ceza Hâkimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddedecektir. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; şikâyetçi vekilinin dilekçesinde özetle, müvekkilinin şüphelilerden alacaklı olduğunu, şüphelilerin kendilerini ve ... Gıda İnşaat Giyim ve Ticaret Limited Şirketini planlı ve organize bir şekilde iflas etmesi için tüm muhasebese işlemlerini hazırlayıp ardından hileli olarak iflas ettiklerini, bu şekilde şikâyetçiyi zarara uğrattıklarını iddia ettiğinin ve dosya kapsamında herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığının anlaşılması karşısında, öncelikle Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/205 Esas sayılı dosyası ile taraflar arasındaki hukukî ilişkiye dayalı icra müdürlüklerinde bulunan tüm dosyaların soruşturma dosyası arasına alınması, şirket adına kayıtlı taşınmaz ve taşınır malların tapu dairesi ve trafik şube müdürlükleri ile ilgili yerlerden sorularak iflas süreci içerisinde muvazaalı olarak satılıp satılmadığının ya da devredilip devredilmediğinin araştırılması, gerekirse şirketten alacaklı olduğunu bildirenlerin beyanları alınarak bu hususun açıklığa kavuşturulması, muhasebe kayıt ve defterleri ile gerekli belgeler temin edildikten sonra defterler ve tüm kayıtlar üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku ve Ceza Hukukunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/9952 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.