4. Hukuk Dairesi 2025/10695 E. , 2025/16907 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/383 E., 2025/580 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/64 E., 2024/1008 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafı…
4. Hukuk Dairesi 2025/10695 E. , 2025/16907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/383 E., 2025/580 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/64 E., 2024/1008 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; motosiklet sürücüsü davacının 23.09.2007 tarihinde davalı ...'in maliki olduğu tarlada anız yakılması ve yolun solunda duraklama halinde olan davalı sürücü .......'na ait kamyonetin sol ön tarafına çarpması neticesi müvekkilinin malul kaldığını, kazada tarla sahibinin anız yakılması ile birinci dereceden kusurlu olduğunu, tutanakta her ne kadar kamyon sürücüne kusur verilmemiş ise de dar bir yolda duraklama yapılması, anız nedeni ile yol görüşünün de kısıtlı olması değerlendirildiğinde kazaya etken olduğunu, kazanın davalıların kusuru nedeni ile meydana geldiğini, davacının malul kaldığını manen acı çektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi bakımından dava tarihi, diğer davalılar bakımından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili, 10.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 10.06.2024 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 754.854,86 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımına uğradığını, her ne kadar tarlanın maliki davalı ise de kullanımının ..........'na ait olduğunu, bu nedenle husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini, yangının kiracısı tarafından çıkarıldığını, kazaya motosiklet sürücüsünün hızlı olmasının neden olduğunu, dumanı gören sürücünün tedbirini alması gerektiğini, hasım gösterilen kişiler bakımından davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, olayda kusuru olmadığını, davacı kendi beyanında yol görüşünün kapalı olduğunu belirttiğini, şayet kendisi yola devam etmiş olsa daha vahim kaza olabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, 01... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, 01... plakalı sigortalı araç kaza sırasında işletme halinde olmadığından davalı ... şirketinin poliçeden doğan sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde Hazine Müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı aktüerler tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın manevi tazminat talebi açısından davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazada davalıya sigortalı araç sürücünün kusurunun bulunmadığının belirlendiği dolayısıyla sigorta şirketi ve davalı sürücü hakkında ret kararı verildiği, tarlanın davalı ...'e ait olduğu, kiraya verdiği, kiracı olan ... aleyhine açılan Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında yangının davalının eylemi ile çıktığının ispatlanamadığı için reddine karar verildiğinin görülmesi nedeni ile davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf mahkemesi tarafından davacının daha önce ... aleyhine açtığı Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının Yargıtay denetiminden geçtiği, verilen bozma kararının esasa ilişkin olmadığı ve bu dosya sonucunun beklenmesi gerektiği yönünde kaldırma kararı verildiği, Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının incelenmesinden ise davalı ...'nun anız yaktığının ispatlanamaması nedeni ile reddine karar verildiğinin anlaşıldığı, davacının kazada %25, davalı .... ise %75 oranında kusurlu olduğu, davalı kamyon sürücüsü ve davalı ... şirketinin kusuru olmadığının belirtildiği, davalı ...'in ise tarla sahibi olarak tehlike sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile 07.10.2022 tarihli kararda davanın reddine karar verildiği, yine davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine davalının tarlanın maliki olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ve tehlike sorumluluğu ilkeleri kapsamında davacının zararından sorumlu olduğu, gerekirse bilirkişi raporu ile kusur durumunun tespit edilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın kaldırıldığı, dosyaya aktüer rapor alındığı ve davacının talebini 754.854,86 TL olarak ıslah ettiği, davalıların zamanaşımı defi bulunduğu, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi olduğu, davanın kısmi dava olarak açıldığı ve kısmi davada yalnızca dava açılan kısım için zamanaşımı süresinin durduğu, bakiye kısım için zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, davalı sürücü ve sigorta şirketinin ise kazada kusuru olmaması nedeni ile haklarında ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 23.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve sigorta şirketi bakımından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; dava dilekçesi içeriğinden davanın belirsiz alacak davası olduğu bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığı değerlendirmesinin hatalı olduğu, davalının kusursuz sorumlu olduğu bu nedenle olayla zarar arasında illiyet bağı olmadığının ispatlaması gerektiği, davacı zararının bilirkişi raporu ile belirlendiği, davalı ...'in tarlasında anız yakılması nedeni ile karayolunda görüşün engellendiği ve oluşan zarardan sorumlu olduğu, gerekçesi ile davalının istinaf talebinin reddine, davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 754.854,86 TL maddi tazminatın 23.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davalılar ........ ve ... Sigorta yönünden davanın reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 23.09.2007 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davanın kısmi dava olduğu ve ıslahla talep edilen kısmın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tarlada anız yakılması ile yolda görüşün düşmesi neticesi davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 23.06.2007 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı motosiklet sürücüsünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı Kanun'un 109/1 maddesi uyarınca da motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. ..........’un 109/2 maddesine göre ise dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. 2918 sayılı Kanun'un anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dava konusu olay 23.06.2007 tarihinde meydana gelmiş, davacı vekili tarafından 10.06.2024 tarihinde dava ıslah edilmiştir. Davalı ... vekiline ıslah dilekçesi 03.07.2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 10.07.2024 tarihinde ıslah edilen miktara karşı süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Kısmi davada zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden ıslahla arttırılacak miktar için de zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir. Davaya konu trafik kazası sonucunda bir kişi yaralanmış olup eylem için kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Buna göre davada, kaza tarihiyle ıslah tarihi arasında uzamış zamanaşımı süresi dolmuştur. Hal böyle iken ıslahla arttırılan kısma ilişkin zamanaşımı def’inde bulunan davalı ... yönünden mahkemece ıslahla artırılan kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. VI.KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.