Başvuru, tapu iptali ve tescil davasının usulden reddedilmesi ve aleyhe nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tapu iptali ve tescil davasının usulden reddedilmesi ve aleyhe nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 11/7/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların hisselerinin bulunduğu taşınmaz üzerine yapılmış apartmanın -kat irtifakı ve kat mülkiyetine geçilmemiş- yandaki parsele taşması nedeniyle başvuruculara tahliye emri gönderilmiş ve başvuruculardan tecavüz ettikleri kısımları boşaltılmaları talep edilmiştir. Bunun üzerine başvurucular taşkın yapıya dayanan temliken tescil talebiyle 18/8/2015 tarihinde dört kişiyi davalı olarak göstererek İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Başvurucular, Mahkeme sürecinde öğrendikleri tapu kayıtlarına göre taşınmazın 6/5/2015 tarihinden beri maliki olan H.A.nın davaya dâhil edilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece H.A. davaya dâhilî davalı olarak katılmıştır. Yapılan yargılama sonucu Mahkeme davanın esastan reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; dava konusu yerin kaçak olarak inşa edildiği, binanın katından itibaren yapı tatil kararı bulunduğu, başvurucuların taşkın inşaat nedeniyle iyi niyetli olduğundan bahisle temliken tescili isteme hakkının bulunmadığı belirtilmiştir. Kararda ayrıca davalı H.A. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarife gereğince, 401,20 TL vekâlet ücretinin davacı olan başvuruculardan alınmasına ve bu davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Başvurucular bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) başvurucuların istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, kamu düzeni nedeniyle resen gözetilen sebeplerle mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; dava tarihinde, dava konusu taşınmazda davalıların herhangi bir payının bulunmadığı, bu sebeple davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davalı H.A. hakkında açılan bir davanın bulunmadığı, dâhili dava yoluyla da davalı sıfatı kazanılamayacağından H.A. hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, ilk derce mahkemesi kararındaki vekâlet ücretine ilişkin hükme (bkz. § 10) aynen yer verilmiştir. Başvurucular bu kararı temyiz etmiştir. Temyiz dilekçelerinde vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini de iddia etmişlerdir. Karar, Yargıtay Hukuk Dairesince ayrı bir gerekçe belirtilmeksizin onanarak kesinleşmiştir. Nihai kararı başvurucular 10/6/2019 tarihinde öğrenmiştir. Başvurucular 10/7/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. İlgili Mevzuat 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “(1) Yargılama giderleri şunlardır:...ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.” 6100 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöylededir:" (1) Dava şartları şunlardır:...d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusuolduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması...." 6100 sayılı Kanun'un maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir....Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. ... Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır." 1136 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderirler.Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. ... Bu tarife Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir. ...Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." 2/1/2017 tarihli ve 29936 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “(1) Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez. (2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." 2017 yılındaki AAÜT'nin İkinci Kısmı'nın İkinci Bölümü'nün ilgili kısmı şöyledir:"Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olmayan veya Para ile Değerlendirilemeyen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için 980,00 TL"