6. Hukuk Dairesi 2023/3344 E. , 2024/1220 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/146 E., 2023/266 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü ile Sıra Cetvelinin İptali Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sıra cetveline itiraz isteminde verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucund…
**6. Hukuk Dairesi 2023/3344 E. , 2024/1220 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/146 E., 2023/266 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü ile Sıra Cetvelinin İptali Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sıra cetveline itiraz isteminde verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu şirketin işletme ruhsatının satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde tüm paranın 1.sıradaki davalıya ödendiğini, davalı haczinin düştüğünü, aynı zamanda davalı alacağının muvazaalı olduğunu, sıra cetvelinin iptali ile davalıya ayrılan payın müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hacizlerinin düşmediğini, süresinde satış talebinde bulunulup satış avansı yatırıldığını, muvazaa iddialarının gerçek dışı olduğunu, aksine taraflar arasında bir husumet olduğunu, bunun ceza mahkemesi kararı ile de sabit olduğunu, borçlunun sağlık merkezi işletmesi için davalıdan nakit para aldığını, para borcunu ödememesi üzerine takip konusu bonoları verdiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11/06/2015 tarihli ve 2013/489 E. 2015/290 K. sayılı kararıyla; davacının sıraya ilişkin itirazlarının mahkemenin görevine girmediğinden değerlendirilmediği, muvazaa iddiaları bakımından tanık beyanları ve borçlu tarafından davalı aleyhine tefecilik suçlaması ile ceza davası açıldığı, alacağın taraflar arasında faizle borçlanma şeklindeki gerçek bir hukuki ihtilaftan kaynaklandığı, muvazaa bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. 1.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.1. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 07.02.2017 tarih ve 2016/2430 E. 2017/271 K. sayılı ilamında; sıra cetvelindeki sıraya ve alacağın esasına aynı anda itiraz edildiğinde mahkemece önce sıraya ilişkin şikayet karara bağlanmalı, sonra alacağın esasına ilişkin itirazın değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece bu ilke gözardı edilerek, sıraya itirazla ilgili herhangi bir inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar