2. Hukuk Dairesi 2006/14214 E. , 2006/13567 K. ""Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir. #Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin \* 5.6.2006 gün ve 2544 – 8755 sayılı ilamiyle\* bozulmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü. 1-#Temyiz ilamında yer alan açıklamal…
**2. Hukuk Dairesi 2006/14214 E. , 2006/13567 K.** **"İçtihat Metni"**Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir. #Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin \* 5.6.2006 gün ve 2544 – 8755 sayılı ilamiyle\* bozulmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü. 1-#Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme talebi yersizdir. 2-Davalı koca tarafından 24.10.2002 tarihinde açılan .boşanma davası reddedilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek 15.12.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Tarafların bundan sonra bir araya gelmedikleri anlaşılmaktadır. Red kararından sonra davacı kadından kaynaklanan boşanmayı gerektirecek bir hadisenin varlığı kanıtlanamamıştır. Red hükmü karşısında reddedilen dava nedeniyle artık kadına kusur izafesi de mümkün değildir. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda eşine “sürtük” diyerek hakaret eden koca kusurludur. Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen \* kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak \* kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu husus, ilk incelmede gözden kaçtığından, yerel mahkemenin manevi tazminat isteğinin reddine ilişkin kararı da onanmış olmakla davacının karar düzeltme isteğinin manevi tazminat bakımından kabulüne, Dairemiz ilamındaki onama bölümünün manevi tazminata münhasıran kaldırılmasına, hükmün manevi tazminat yönünden de bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.