T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/137 Esas KARAR NO : 2025/1166 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI : 2021/342 Esas, 2023/80 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ: 01/07/2021 KARAR TARİHİ: 08/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi t…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/137 Esas KARAR NO : 2025/1166 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI : 2021/342 Esas, 2023/80 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ: 01/07/2021 KARAR TARİHİ: 08/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin resmi kuruluşunun 18/05/2015 tarihi olduğunu, telekomünikasyon ekipman ve parçalarının toptan ticareti (telefon ve iletişim ekipmanları dahil) alanında faaliyet gösterdiğini, ticari unvanını Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde 13/05/2019 tarih ve 2019/02846 numarası 9. ve 35. sınıflarda tescil ettirdiğini, davalı yanın 25/09/2019 kuruluş kayıt tarihli olup marka tescil başvurusu bulunmamakla birlikte kullandığı ticaret unvanı yönünden davacının marka hakkına mütecaviz kalarak zarar verdiğini, internet arama motoruna davalı yanın ticaret unvanı yazıldığında, “... Bilişim” adlı ve “....com” internet alan adlı web sitesine ulaşıldığını, yine davalı “....com” internet alan adlı web sitesini de işletmekle, internet arama motorunda “... ...” yazılarak gerçekleştirilen aramada davalı yana ulaşıldığını, müvekkili firmanın günlük ticari yaşantısında sıkça karşılaşıklığa neden olduğunu, davalı yan adına düzenlenecek iken müvekkili firma adına kesilen faturalar bu durumun göstergesi olduğunu, müvekkili firmanın markası ve ticaret ünvanı davalı yanın kullandığı unvan ile benzetilmekte bu sebeple de tüketici ve ticari çevrede iltibasa yol açtığını ileri sürerek 6769 Sayılı Kanunun 149. Maddesi uyarınca marka hakkına yapılan saldırının sonlandırılmasına, Türk Ticaret Kanunu md. 52 uyarınca davalı yana ait ... ... ticaret ünvanının sicilden terkine karar verilmesini talep etmişir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların farklı sektörlerde çalıştığını, davacı yanın telekomünikasyon ve otomasyon sistemleri alanlarında faaliyet göstererek ... Nace kodu ...-“Telekomünikasyon ekipman ve parçalarının toptan ticareti (telefon ve iletişim ekipmanları dahil)” olup ticari işletmelere hizmet verirken davalının ... Nace kodu 47.41.01-“Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda bilgisayarların, çevre donanımlarının ve yazılımların perakende ticareti (video oyun konsolları dahil” olup bilgisayar perakende ürünlerinin nihai tüketiciye ulaştırılması ile iştigal ettiğini, davacının limited şirket ve davalının anonim şirket olduklarından bahisle şirketlerin karıştırılmasının mümkün olmadığını, bir işletmenin umuma ilanının, kuruluş gazetesi ve asılan tabela ile olabileceğini ve fakat "arama motorunda görülme" anlamında bir tanımın Kanunda bulunmadığını, davalının nihai tüketiciye hitap etmesi nedeniyle web sayfasının çok yüksek ziyaretçi sayısına sahip olduğunu ve arama motorlarının, web sitelerinin ziyaretçi sayılarına göre sıralama yapmasının normal olduğunu, ticari hayatın içerisinde fatura bilgilerinin karıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, davacı yanca sunulan “Whatsapp” yazışmalarında tarafların kim olduğu bilinmdiğini, internet arama motorunda “...” aramasında, davacının dosyaya sunduğu sonuç listesinde DAVACI-SİTE'nin ilk sırada zaten çıktığını, arama motoru sonuçları ile ilgili iddianın mesnetsiz olduğunu, logolarının birbirinden çok farklı olduğunu, davalının dürüstlüğe aykırı bir eylem içerisinde olmayıp haksız bir gelir elde etmediğini ve herhangi bir tecavüzü bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"..."..." markasının 2019/02846 tescil numarası ile TPMK nezdinde davacı adına 13/05/2019 tarihinden itibaren tescilli olduğu, dosya arasına alınan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davalı şirketin 25/09/2019 tarihinde ""..." ünvanı ile kurulduğu, davacı adına tescilli marka ile davalının ticaret ünvanı incelendiğinde; davacının markasında ayırt edici unsurun "..." ibaresi olduğu, davalının ticaret ünvanı ile markasal kullanımlarında ayırt edici unsurun "..." ve "BT ..." ibareleri olduğu, davacının markası ile davalının kullanımlarının fonetik açıdan birbirine benzer olduğu, tarafların iştigal alanları ile markanın tescil sınıflarının benzer olduğu bu hali ile davacının kullanımlarının davalı adına tescilli bulunan markaya tecavüz niteliğinde olduğu dosya arasına alınan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu hususların tespit edildiği, davacının ticaret ünvanı terkini talebi bakımından yapılan incelemede ise davacı adına tescilli markanın "..." davacının ticaret ünvanın "... ......" davalının ticaret ünvanının "... ....." şeklinde olduğu, davacının tescilli markasının bulunması, ticaret ünvanının birbirine benzerliği ve karıştırılma ihtimalinin de varlığı göz önüne alınarak TTK gereğince ticaret ünvanının terkini şartlarını oluştuğu, alınan bilirkişi raporunda da aynı tespitlerin yapıldığı görülmekle davacının davasını ispatladığı, davalının ticaret ünvanının kullanılmaya başladığı tarih ile dava tarihi arasında geçen süre dikkate alınarak davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşmadığı kanaatine varıldığıdan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle; 1-Davanın kabulü ile taleple bağlı olarak davalının "..." şeklinde ticaret ünvanı kullanımının davacı adına tescilli bulunan ... tescilli markaya tecavüz eylemlerinin sonlandırılmasına, 2-Davalı adına tescilli bulunan "..." şeklinde ticaret ünvanının sicilden TERKİNİNE,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Taraf şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davacı şirketin proje ve eser sözleşmeleri yapmakta, ticari faaliyet gösteren müşterilere hitab etmekte, müvekkili şirketin ise parekende olarak tüketiciye ürün satışı gerçekleştirmekte olduğunu, hedef kitleri ve müşterisi farklı olan, farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmaların unvanlarının ne şekilde karıştırılacağı anlaşılamadığını, Davacının internet sitesi ..., davalının internet sitesinin ... bilişim olduğunu, gerek yazı karakterleri ve fontlar gerekse de site içeriklerinde yer alan renkler birbirleri ile açık bir şekilde aykırılık gösterdiğini, Şirketlerin ticari ünvanlarının karıştırılamayacak kati farklılık arzettiğini, davacının asıl unvanının telekom müvekkili şirketin asıl unvanı ise ... olduğunu, şirketlerin karıştırılmasının mümkün bulunmadığını, yasada arama motoru diye bir kavram bulunmadığını, firmanın ilanının kuruluş gazetesi ve tabela asma ile olacağını, arama motorlarının özel işletmeler olup, sayfalara giriş oranlarına göre öncelikli listeleme yaptıkları, Müvekkili şirketin nihai tüketiciye ulaşan bir şirket olduğunu, Davacının bir kısım faturaların müvekkili adına keşide edildiğini ileri sürmekte olduğunu, fatura düzenlediğini iddia edilen firmaların ve yazışmalardaki şahısların kim olduğunun belirsiz olduğunu, Ticari hayatın içerisinde fatura bilgilerinin karıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, delil olarak ibraz edilen bir kısım whatsap yazışmalarının karşılıklı görüşme ile her zaman düzenlenebileceğini, Şirketlerin logolarının hiçbir şekilde benzerlik taşımadığını, davalının dürüstlüğe aykırı bir eylem içerisinde olmadığını, bu durumdan haksız bir gelir elde etmediğini, herhangi bir tecavüzü bulunmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, raporun denetime elverişli olmadığını, Davacının limited şirket, müvekkili şirketin ise anonim şirket olduğunu, ... kelimesi yabancı dilerde de anlamı bulunmayan kısaltmadan ibaret bir kelime iken ... kelimesi İngilizce dilinde "patron" anlamına geldiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacının 2019/02846 sayılı "... +şekil" markasının 9. Ve 34. Sınıf mal ve hizmetlerde 13/05/2019 tarihinde tescil edildiği, davacı şirketin 18/05/2021 tarihinde ticaret siciline kayıt edildiği, davalı şirket kuruluşunun ise 25/09/2019 tarihinde yapıldığı görülmüştür.SMK'nın 29/1-a madde atfı ile aynı yasanın 7/3-e maddesinde "İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması" halinde yasaklanmasına dair düzenleme işaretin ancak markasal kullanılması durumunda uygulanabilecek olup, dosya kapsamından tarafların aynı/benzer faaliyet alanlarında iştigal ettiği, davacı markasının esaslı unsuru olan "..." ibaresi ile davalı kullanımında öne çıkan "..." ibaresinin gerek yazım ve gerekse telaffuz yönünden bir bütün olarak ayırtedilemeyecek şekilde benzer olduğu, davalı kullanımlarının davacı markasının tescil edildiği aynı/benzer sınıflarda ve markasal olarak gerçekleştiğinin yapılan bilirkişi incelemesi ve dosya kapsamına sunulu deliller ile anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesinin davalı ticaret ünvanının davacı markasına tecavüz niteliğinde olduğuna ve davalı ticaret ünvan tescilinin sonraki tarihli olduğu dikkate alındığında ünvan terkin şartlarının da gerçekleştiğine dair gerekçesi yerinde ise de ilk derece mahkemesince taleple bağlı kalınarak yalnızca davacı markasıyla/ticaret unvanıyla iltibas oluşturan "..." çekirdek unsurlu ticaret ünvanı kullanımının davacı markasına tecavüz eylemlerinin sonlandırılması ile "..." ibaresinin davalı ticaret ünvanından çıkartılmasıyla yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve davalı ünvanının tümüyle terkinine karar verilmesi doğru olmamış, emredici nitelikteki HMK'nın 26. maddesi kamu düzenine ilişkin olduğundan, davalı vekilinin istinaf itirazının re'sen sebeplerle kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/11/2023 tarih ve 2021/342 Esas, 2023/80 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın kabulüne,-Davalının "..." çekirdek unsurlu ticaret ünvanı kullanımı ile gerçekleşen davacının 2019/02846 tescil sayılı markasına tecavüz eylemlerinin sonlandırılmasına,-Davalı adına tescilli ticaret ünvanından "..." ibaresinin TERKİNİNE,4-İlk derece yargılaması yönünden;a)Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 59,30 TL peşin harç, 4.500 TL bilirkişi ücreti ile 334,10 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.952,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d)Davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 122,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 860,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/10/2025