18. Ceza Dairesi 2015/6688 E. , 2015/12035 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Ceza Gen…
**18. Ceza Dairesi 2015/6688 E. , 2015/12035 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; sanığın, ... Ağır Ceza Mahkemesi'ne hitaben yazdığı 12.01.2012 tarihli dilekçesinde "Sn. Savcı olayı kişiselleştirirerek davadan çekilmesi gerekirken 16.06.2011 tarihli duruşmada, aniden mahkemece kabul edilmiş taleplerimi yok sayarak taraflı ve şahsıma karşı olan anlaşılmaz kin ve nefret duyguları içinde akıl mantığa sığmayan insanlık dışı bir mütalaa vermiştir, ne yazıktır ki 16.06.2011 tarihli duruşmada, geçici başkan ve heyette savcıya uyarak benim ipimi çekmek istemişlerdir", yine aynı tarihli dilekçesinde, ".....27.01.2011 tarihli duruşmada ise ben Atatürk şanlı Türk ordusu, laik Cumhuriyet deyince üye hakim ... ile ayağa kalkarak el kol hareketleri ile bana bağırıp çağırmışlar, mahkeme heyetine hakaret ediyor demişlerdir, (Atatürk, Türk ordusu ve laik Cumhuriyet demek ne zamandır mahkemelerce hakaret olarak sayılıyor, takdirinize sunuyorum, aynı heyetin katılanların tüm acılarına kalpten katılmama rağmen ajitasyon yaparak dini motifler kullanmalarına ve katılanların bazı cemaat liderlerini methetmelerine sessiz kalmaları çifte standarttır ve düşündürücüdür, bende derin yaralar açmıştır" ifadelerine yer verilmiş olması nedeniyle, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.