Başvuru, haksız yakalama ve gözaltı tedbiri nedeniyle açılan tazminat davasında yetersiz maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, kişi hakkında haksız yere dava açılıp yargılama yapıldığı iddiasına dayanan tazminat talebi hakkında karar verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının, lehe hükmedilen vekâlet ücretinin az olması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; haksız yakalama ve gözaltı tedbiri nedeniyle açılan tazminat davasında yetersiz maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, kişi hakkında haksız yere dava açılıp yargılama yapıldığı iddiasına dayanan tazminat talebi hakkında karar verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının, lehe hükmedilen vekâlet ücretinin az olması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, nitelikli yağma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) yürütülen soruşturma kapsamında 2/10/2015 tarihinde polis karakoluna götürülmüştür. Yaşının küçüklüğü nedeniyle hakkında kimlik tespiti işlemi yapılan başvurucu ertesi gün, ifadesinin alınması için polis nezaretinden Başsavcılığa götürülmüştür. Başsavcılık başvurucu hakkında kamu davası açsa da yargılamayı yapan Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi, isnat edilen suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle başvurucunun beraatine karar vermiş ve başvurucu lehine 360 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir. Bu karar, aleyhine kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle 1/12/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, hakkında uygulanan haksız koruma tedbiri nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141 vd. maddeleri kapsamında tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, uygulanan koruma tedbirinin haksız olduğunu ve üç yılı aşkın bir süre devam eden yargılama nedeniyle ceza tehdidi altında yaşadığını belirterek 000 TL maddi tazminat ile 000 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Yargılamayı yapan Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi (Ceza Mahkemesi), uygulanan koruma tedbiri nedeniyle uğradığı maddi zararı bilirkişiye hesaplatmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre başvurucu, asgari ücret miktarı dikkate alındığında bir gün için 33,35 TL maddi zarara uğramıştır. Başvurucu, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesince lehine hükmedilen vekâlet ücretinin müdafiine ait olduğunu ve bu sebeple maddi zarar hesabında vekâlet ücretinin de dikkate alınması gerektiğini belirterek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Ceza Mahkemesi yargılama sonunda davayı kısmen kabul ederek başvurucuya 33,35 TL maddi tazminat ile 400 TL manevi tazminat ödenmesine karar verip başvurucu lehine 320 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir. Başvurucu, haksız yargılama nedenine dayalı tazminat talebiyle ilgili karar verilmediğini ve hükmedilen manevi tazminatın Anayasa Mahkemesinin benzer ihlaller nedeniyle hükmettiği tazminatlara nazaran oldukça yetersiz ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının özünü ihlal edici nitelikte olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı Hazine de Ceza Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu yapmıştır. Başvurucu, davalı Hazinenin istemine karşı beyanında Ceza Mahkemesince verilen kararın davalı Hazine yönünden kesin olduğunu ileri sürmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi (Ceza Dairesi) istinaf başvurularını 19/3/2021 tarihinde kesin olarak esastan reddetmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 22/3/2021 tarihinde öğrendikten sonra 21/4/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.