8. Hukuk Dairesi 2017/9248 E. , 2018/11709 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, kira alacağının tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun borca…
**8. Hukuk Dairesi 2017/9248 E. , 2018/11709 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, kira alacağının tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun borca itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, takibin durdurulmasına ilişkin karar alacaklıya tebliğ edilmediğinden davacının itirazın kaldırılması ve tahliye talebi İcra ve İflas Kanunu'nun 269/a. maddesine göre 6 aylık süre içerisinde olup, davanın süresinde olduğu, davalı tarafından kira borcunun olmadığı, İcra ve İflas Kanunu'nun 269/c. maddesinde sayılan belgelerden biri ile ispat edilemediği, cevap dilekçesine eklenmiş olan banka dekontlarının havale niteliğinde bulunduğu, açıkça hangi borcun ödendiğine dair kaydın bulunmadığı, açıklama yer almadığından davaya konu kira sözleşmesine ait kira borcunun ödemesi olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından davalının itirazın kaldırılmasına ve davalının takip dosyasına konu tarla vasıflı taşınmazlardan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir. 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davaya ve icra takibine konu 03/09/2012 başlangıç tarihli, altı yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. İş bu yazılı kira sözleşmesi ile 479 ada 11 parseldeki 10.800 m2 tarla, 479 ada 41 parseldeki 9.600 m2 tarla, 481 ada 4 parseldeki 16.000 m2 tarla davalıya ürün yetiştiriciliği için kiralanmıştır. Bu durumda sözleşmenin bu niteliğine göre kiralananın taraflar arasında TBK.nun 357.maddesinde tanımı yapılan hasılat (ürün) kirasına ilişkin hükümlere tabi olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki kira ilişkisinin hasılat (ürün) kirası olduğu anlaşıldığına göre borçlu kiracıya gönderilen ödeme emrinin TBK.nun 362.maddesine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Anılan yasa maddesine uygun olarak düzenlenen ödeme emri ile borçlu kiracıya 60 günlük ödeme süresi verilmiştir. Davacı alacaklı, 03.09.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 03.11.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 3.000,00 TL kira alacağının faiziyle tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri borçlu kiracıya 04.11.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu süresinde verdiği dilekçe ile borca itiraz etmiştir. Davacı tarafça tahliye istemli dava, İİK.'nun 269/1.maddesi uyarınca, yasal 60 günlük süre beklenmeden 17.12.2015 tarihinde açılmıştır. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal altmış günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Bu durumda mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur. SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın tahliyeye hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.