1. Ceza Dairesi 2022/7851 E. , 2024/299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme, bu suça azmettirme ve yardım etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığına dair karar TEMYİZ EDENLER : Katılan ... ve vekili, katılan ... ve vekilleri, katılan ..., katılan ... vekili, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvuruların esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesi
**1. Ceza Dairesi 2022/7851 E. , 2024/299 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme, bu suça azmettirme ve yardım etme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığına dair karar TEMYİZ EDENLER : Katılan ... ve vekili, katılan ... ve vekilleri, katılan ..., katılan ... vekili, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvuruların esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar ... ve Dağıstan vekilleriyle sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2021 tarihli ve 2019/16 Esas, 2021/255 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, c. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, d. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye azmettirme suçundan, ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, Kararı verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/1954 Esas, 2022/405 Karar sayılı kararı ile; a. Sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekilllerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, b. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesinin anılan sanıklar hakkında verdiği mahkûmiyet kararlarının kaldırılması ile; i. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ii. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan, ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, iii. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 28 ... maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ..., ... ve ...’ın temyiz sebepleri; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in tasarlayarak kasten öldürme suçunu iştirak halinde işledikleri kabul edilerek cezalandırılmaları gerektiğine, sanıklar ... ve ...'nin bu suçun azmettirici olduğuna ve mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine, 2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...’in eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine, sanıklar ... ve ...’nın 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi kapsamında suça iştirak ettiklerine ve sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nin 5237 sayılı Kanun’un 38 ... maddesi kapsamında azmettirici sıfatıyla cezalandırılmaları gerektiğine, 3. Katılan ... ve ... vekillerinin temyiz sebepleri; kararın usul, yasa ve maddi gerçeğe aykırı olduğuna, delillerin eksik ve hatalı değerlendirildiğine, sanıklar hakkında tasarlayarak kasten öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, 4. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına ve haksız tahrike, 5. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri; beraatlerinin gerekçesine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Maktulün sanık ...’nın eşi, sanık ...’nun babası, sanıklar ... ve ...’in sanık ...’nın kardeşleri, sanık ...’ın anılan sanıkların babası, sanık ...’nin sanık ...’nın kız kardeşinin eşi, sanık ...’ın sanık ...’nin oğlu ve sanık ...’in de ...'nin damadı olduğu, olay tarihiden yaklaşık bir yıl kadar önce maktulün, sanık ...'in eşi olan tanık G.Ö’ye birlikte olmayı teklif ettiği, bu hususun aile içerisinde duyulması üzerine aile olarak maktule husumet duymaya başladıkları, olay tarihinden bir ay önce sanık ...'in sağlık sorunu yaşadığı ve maktulün teklifi üzerine ... ilinden ... iline gelerek maktulün evinde kalmaya başladığı, olay tarihinden bir hafta önce sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun maktulü öldürmeyi kararlaştırdıkları, bu kapsamda olay tarihinden bir gün önce sanıklar ..., ... ve ...'in ... ilinden ... iline... plakalı siyah renkli transporter marka araç ile geldikleri ve olay günü gündüz saatlerinde sanık ... ile görüştükleri, dosyada bulunan kamera görüntüleri ve HTS kayıtları uyarınca sanıklar ..., ... ve ...'in maktulün evinin yanına geldikleri burada bir süre bekledikleri akabinde ... Otel’e gittikleri, saat 23.27 sıralarında maktulün eve geldiği, bu sırada maktulun evinde sanıklar ..., ... ve ... ile maktulün oğlu olan yaşı küçük şikâyetçi ... ...’in bulunduğu, maktul eve geldikten sonra sanık ... ile maktulün ... konusunda konuşmaya başladıkları bu sırada aralarında çıkan tartışma neticesinde sanık ...'in maktulün boynundan tutup vurmaya başladığı, sanık ...'in sanıklar ... ve ...'dan bıçak istediği, sanık ...'nun bıçak getirdiği ve sanık ...'in maktulü evin banyo bölümüne götürüp bu bıçakla bir çok bölgesinden bıçakladığı ve alınan otopsi raporuna göre kesici delici alet yaralanmasına bağlı kaburga kesisi ile beraber büyük damar ve iç organ yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucunda maktulün ölümüne sebep olduğu daha sonra banyonun kapısını kilitlediği, sanıklar ..., ... ve ...'i çağırdığı, sanıkların kaldıkları otelden sanıklar ... ve ...'ya da kendisi çıktıktan sonra polisi aramalarını söyleyerek evden ayrıldığı, ...'dan geldikleri... plakalı araç ile saat 02.40 sıralarında maktulün evine önüne geldikleri, sanık ...'i buradan alarak ... iline gittikleri burada sanık ...'in ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde tedavisi yapılırken kolluk görevlilerince yakalandığı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın olaydan önce maktulü öldürmeye birlikte karar verdikleri, maktulü öldürme hususunda sebat göstererek öldürmeyi kararlaştırdıkları tarih ile öldürdükleri tarih arasındaki süreçte kararlarından vazgeçmedikleri sanık ...'in olayı gerçekleştirdiği sırada sanıklar ... ve ...'nın evde oldukları eylemi engellemeye yönelik bir davranış sergilemedikleri hatta eylemi gerçekleştirme noktasında bıçak verdikleri sanıklar ..., ... ve ... olay sırasında olay yerinde bulunmasalar da olay öncesinde eylemi sanık ...'in gerçekleştireceğinden haberlerinin olduğu ve bu kapsamda sanık ... ile görüştükleri olay sonrasında da sanık ...'i ...'dan ...'a götürdükleri hatta maktulün eve gelmesini ... süre evin yakınında bekledikleri, sanıklar ..., ... ve ...'in bu minvaldeki olay öncesi ve sonrasındaki eylemlerinin tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardım niteliğinde olduğu, sanıklar ... ve ...'nun ise sanık ...'in maktulü öldürdüğü sırada evde oldukları, olay esnasında kolluk birimlerine haber vermedikleri, komşulardan yardım istemedikleri, sanık ...'in eylemini gerçekleştirmemesi durumunda bir irade ortaya koymadıkları, sanık ...’nın sanık ...’e eylemde kullandığı bıçağı verdiği, anlaşılmakla sanık ...’in maktulü tasarlayarak öldürdüğü, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’in bu eyleme yardım ettikleri kabul edilmiş, sanıklar ... ve ...’nin sanık ...’i azmettirdiklerine ilişkin elde edilen delillerin mahkûmiyete yeterli derecede bulunmadığı takdîr kılınarak beraat kararı verilmiştir. 2. Sanıkların savunmaları ve tanık beyanları tespit edilerek dosya arasına eklenmiştir. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden düzenlenen olay yeri raporu, 03.06.2018 tarihli ölü muayene ve klasik otopsi tutanağı, sanıkların HTS ve baz verilerinin incelenmesi üzerine düzenlenen 15.05.2019 tarihli bilirkişi raporu, 155 polis ihbar hattına ilişkin kaydın incelenmesi üzerine hazırlanan 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları dosya kapsamında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'in öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, sanığın eylemini ani gelişen kavga ortamında gerçekleştirdiği, olayın başlangıcında elinde bıçak dahi bulunmadığı, kavga esnasında maktulü ensesinden tutarak kaçmasını engellediği ve aralarındaki yaş farkı ile dayı-yeğen ilişkisinden kaynaklı olarak kendisine karşı otoriter durumda bulunduğu sanık ...’dan tehdit yoluyla bıçak istediği, sanık ...’nun getirmiş olduğu bıçakla maktulü bıçakladığı sırada tehditlerine devam ederek sanıklar ... ve ...'nın polis ve sağlık ekiplerine haber vermesini engellediği kabul edilmekle sanık ... hakkında tasarlama şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 81 ... maddesine göre cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ...'in olay öncesinde yaşadıkları ... ilinden olay yeri olan ... iline gelmeleri, geliş sebebi olarak çeşitli bahaneler ileri sürmeleri, sanık ... ile olay öncesinde görüşmeleri, olay yeri civarında dolaşmış olmaları şüphe oluştursa da, sanıkların maktulü öldürmeyi planladıkları konusunda kesin deliller bulunmadığı, zira yukarıda yapılan değerlendirmelere göre sanık ...'in anlık kabul edilebilecek şekilde eylemi gerçekleştirdiği, anılan sanıkların olay sırasında olay yerine daha yakın bir noktada bekleme imkanları varken olay yerine nispeten uzak mesafede bulunan bir otelde bulunmaları ve olayı öğrenmeleri üzerine otelden ani bir şekilde çıkmaları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların maktulü dövme veya korkutma hususunda fikir birliği kabul edilse bile sanık ...'in maktulü yukarıda açıklanan şekilde aniden öldürmesinde sanıkların eylem üzerinde ortak hakimiyet kurmalarının veya öldürme eylemine yardımda bulunmalarının söz konusu olmadığı, sanık ...’nın ise olay sırasında kolaylaştırıcı bir hareket ortaya koyduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak yeterli somut delil bulunmadığı anlaşılmakla ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. Sanık ...'nun da karşı koyamayacağı ve de kurtulamayacağı muhakkak ve ağır bir korkutma altında yüklenen suçu tehdit etkisi ile işlemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 28 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin sanıklar ... ve ... hakkındaki kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden; İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların atılı suçları inkar ettikleri, sanıklar ... ve ...'nin sanık ...'i azmettirdiklerine, sanık ...'nın olay esnasında, öncesinde veya sonrasında sanık ...'in eylemini kolaylaştırıcı bir hareket ortaya koyduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Maktulün, katılanların ve sanıkların açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden; 1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık ...'in öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, somut olayda meşru savunmanın ve meşru savunmada sınırın aşılmasının şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Maktulün, kendi yeğeni sanık ... ile evli olan ve sanık ... ile aynı zamanda maktulün eşi sanık ...'nın da yeğeni olan tanık G.Ö'ye ilgi duymaya başladığı, bu ilgisini G.Ö'ye söyleyerek birliktelik teklif ettiği, durumun aile içerisinde duyulduğu, maktulün eşi sanık ...'ya tanık G.Ö'yü ikinci eş olarak getirmeyi teklif ettiği ayrıca bu süreçte sanık ... ve kızı sanık ...'ya fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı, bu nedenle diğer aile bireylerinin maktule yönelik husumet besledikleri, olay günü sanık ... ile maktul arasında bu husumet sebebiyle çıkan kavgada sanığın maktulü bıçaklamak suretiyle öldürdüğü olayda, sanığın, katılanın aile bütünlüğü ve huzurunu bozan ahlak dışı davranışları nedeniyle duyduğu hiddet ve öfkenin etkisi ile üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgarî ile makul oran arasında haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur. D. Sanık ... hakkında kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar yönünden; Sanık ...'nun, sanık ...'e suç aletini temin ettiğinin ve eyleminin suçun işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle kasten öldürmeye yardım etme suçunu oluşturduğu ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde belirtilen bağlılık kuralı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.09.2022 tarihli ve 2022/42 Esas ve 2022/554 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak, asli failin fiiline göre şeriklerin hukuki durumları belirleneceğinden sanığın 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve sanığın bu eylemini maktulün aile bütünlüğü ile huzurunu bozan ahlak dışı davranışlarından duyduğu hiddet ve öfkenin etkisi ile gerçekleştirmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgarî ile makul oran arasında haksız tahrik indirimi uygulanarak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur. E. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden; Sanıklar ..., ... ve ...'in diğer aile bireyleriyle birlikte ahlak dışı davranışları nedeniyle maktule husumet besledikleri, sanık ...'in anılan sanıklarla birlikte maktulü dövmek, gözünü korkutmak gibi hususlarda plan yaptıklarını sanıklar ... ve ...'ya söylediği, bu plan dahilinde sanıkların olay günü ... ilinden olayın gerçekleştiği ... iline geldikleri ve gündüz saatlerinde sanık ... ile buluşup konuştukları, sanık ...'in maktulün evine döndüğü, sanıklar ..., ... ve ...'in ise ...'dan geldikleri araçla maktulün evinin önünden 23.30 sıralarında geçtikleri, akabinde geceyi geçirebilmek için bir otele yerleştikleri, sanık ...'in maktulü öldürmesinin ardından sanıklar ..., ... ve ...'i aradığı, anılan sanıkların maktulün evinin önüne tekrar saat 02.40 sıralarında gelerek sanık ...'i yaklaşık 10 dakika kadar bekledikleri ve sanık ... ile birlikte ... iline gittikleri, sanık ...'in 03.06.2018 tarihli saat 14.20 de kollukta alınan savunmasında araç içerisinde olayı anlattığını belirtmesi karşısında sanıkların yolculuk aşamasında olayı öğrendiklerinin sabit olduğu ancak olaydan habersizmiş gibi olayda yaralanan sanık ...'in şikâyetçi olması ve tedavisinin yapılması için onunla birlikte karakol ve hastaneye gittikleri, sanıkların ... iline geliş sebepleri ve sanık ... ile buluşmaları hususunda birbirleriyle ve aşamalarda kendi beyanlarıyla çelişir şekilde savunmalarda bulundukları anlaşılmakla, sanıklar ..., ... ve ...'in sanık ... ile maktulün dövülmesi konusunda anlaşıp plan yaptıkları bu haliyle sanıkların kastının maktulün yaralanmasına yönelik olduğu, sanık ...'i maktulü yaralaması hususunda teşvik ettikleri ve bu suçun işlenmesinden yardımda bulunacaklarını vaat ettikleri ancak sanık ... ile maktul arasında çıkan kavgada sanık ...'in ani gelişen kastla maktulü bıçaklayıp öldürdüğü anlaşılmakla, sanıklar ..., ... ve ...'in öldürme kastı ile hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, anılan sanıklar yönünden suç vasfının kasten yaralama sonucu ölüme neden olmaya yardım etme olarak kabul edilmesi ve sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 39 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve sanıkların bu eylemlerini maktulün sanık ...'in eşi, sanık ...'ın kız kardeşi ve sanık ...'in de yeğeni olan tanık G.Ö'ye yönelik ahlak dışı davranışları ve yine anılan sanıkların yakın akrabası olan sanıklar ... ve ...'ya yönelik şiddet içeren davranışlarından duydukları hiddet ve öfkenin etkisi ile gerçekleştirmeleri nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgarî ile makul oran arasında haksız tahrik indirimi uygulanarak cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/1954 Esas, 2022/405 Karar sayılı kararında katılan ... ile vekili, katılan ... ile ... vekilleri, katılan ... ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan karar başlığında maddi hata yapılması, (C-2) numaralı bendinde açıklanan sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması, (D) numaralı bendinde açıklanan sanık ... hakkında haksız tahrik altında kasten öldürmeye yardım etme suçundan ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, (E) numaralı bendinde açıklanan sanıklar ..., ... ve ... hakkında haksız tahrik altında kasten yaralama sonucu ölüme neden olmaya yardım etme suçundan ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle katılan ... ve vekilinin, katılan ... ile ... vekilleri, katılan ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/1954 Esas, 2022/405 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, gerekçe bölümünde (B, C-2 ve D) numaralı bozma nedenleri yönünden oy birliğiyle, gerekçe bölümünde (E) numaralı bozma nedeni yönünden oy çokluğuyla, BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin, 2022/7851 Esas VE 2024/299 Karar sayılı kararının çoğunluk görüşüne, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesine müteakip Dairemize temyiz incelemesi için gönderilen hükümlerde, sanıklar ..., ... ve ... yönünden suça iştirak hükümleri değerlendirilirken suç vasfında yanılgıya düşüldüğü düşüncesinde olduğumuzdan katılmamaktayız. Dairemiz çoğunluk görüşü ile uyuşamadığımız husus, sanık ...’in eylemine yardım eden olarak iştirak eden sanıklar ..., ... ve ...’in kasten öldürme suçundan mı? yoksa kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan mı? sorumlu tutulması gerektiğine ilişkindir. Oluşa, dosya içeriğine ve bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesine göre; sanıklar ..., ... ve ... ile maktul ... arasında ciddi bir husumet bulunduğu, olay tarihinden önce suçun faili olan sanık ... tarafından maktul ...’e yönelecek suçun işlemesine yardım etmek amacıyla ..., ... ve ...’in ... ilinden ... iline geldikleri, bir otele yerleştikleri, olaydan önce sanık ...’in bulunduğu ve suçun işlendiği semtte araç ile dolaştıkları, sanık ... maktulü öldürdükten sonra ise onu alıp olay yerinden kaçırdıkları ve ... iline götürerek tedavi olmasını sağladıkları anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemesi “sanıkların maktulü dövme veya korkutma hususunda fikir birliği kabul edilse bile sanık ...’in maktulü yukarıda açıklanan şekilde aniden öldürmesi neticesinde sanıkların eylem üzerine ortak hâkimiyet kurmalarının veya öldürme eylemine yardımda bulunmalarının söz konusu olmadığı” gerekçesiyle sanıklar ..., ... ve ...’in beraatlerine karar vermiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrasına göre suçun kanunî tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri doğrudan fail olarak sorumlu olur. Doğrudan fail, işlediği suçun gerektirdiği ceza ile cezalandırılır. 5237 sayılı Kanun’a göre suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanunî tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen suç ortaklarına ise “şerik” denilmekte olup, şeriklik; azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen ancak yardım eden suç ortağı, gerçekleşen fiilden bağlılık kuralı uyarınca şerik olarak sorumlu olmaktadır. 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre ise yardım etme, maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmakta olup maddi yardım suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak olarak sayılmış, manevi yardım ise suç işlemeye teşvik etmek, suç işleme kararını kuvvetlendirmek, suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaat etmek, suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek şeklinde belirtilmiştir. Temyiz davasının konusu olan olayda sanıklar ..., ... ve ...’in suçun işlenişi üzerinde ortak bir hâkimiyet kurmadıklarından müşterek fail olarak cezalandırılmamaları isabetlidir. Ancak fail olan ...’i suç işlemeye teşvik eden, suç işleme kararını kuvvetlendiren ve suçu işledikten sonra yardım etmeyi vaat eden sanıkların yardım eden olarak cezalandırılmaları gerekmektedir. 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin birinci fıkrasında suçun işlenmesine yardım eden kişiye verilmesi gereken ceza gösterilmiş, yardım eden kişinin işlenen suçun cezasıyla cezalandırılacağı özellikle vurgulanmıştır. Kanunî düzenlemeden anlaşılması gereken husus, suç işleneceğini bile bile suçun failine yardım eden suç ortağı işlenen suç ile cezalandırılacaktır. Örneğin, failin kasıtlı bir suç işleyeceğini bilerek ona silah temin eden bir suç ortağı, failin işlediği suç kasten öldürme ise kasten öldürmeden, kasten yaralama ise kasten yaralamadan, tehdit ise silahla tehditten yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulacaktır. Anılan sorumluluk kanunun öngördüğü bir sorumluluk biçimidir. Yukarıda açıklanan suça iştirak ile ilgili düzenlemeler dikkate alındığında, yardım eden sıfatıyla suça iştirak eden sanıklar ..., ... ve ...’in 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca fail tarafından işlenen kasten öldürme suçundan sorumlu tutulmaları, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının bu nedenle BOZULMASI gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sanıkların kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan yardım eden olarak cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.