8. Hukuk Dairesi 2016/20888 E. , 2020/3073 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılan 150 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bu…
**8. Hukuk Dairesi 2016/20888 E. , 2020/3073 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılan 150 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ceviz, kavak, dut, okaliptüs, söğüt, çınar ağaçlarının müvekkili adına aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, taşınmazda bulunan ağaçların doğal yoldan kendisi yetiştiğini, ceviz ve okaliptüs ağaçlarını taşınmazın önceki malikinin diktiğini, dut ağaçlarını ise müvekkilinin annesinin davalı adına diktiğini, kalanları da Mehmet’in babası Osman’ın diktiğini, dolayısıyla bütün mirasçılara kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesat tespitine ilişkindir. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 Sayılı TMK mad.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad.718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad.722, 724 ve 729). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatın tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin/davacı tarafa ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir.