21. Hukuk Dairesi 2019/5564 E. , 2019/7063 K. MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : . İş Mahkemesi A)Davacı İstemi; Davacı vekili, Kurumun bir kısım belgeleri müvekkili şirketten istediğini ve sadece belgeye dayalı olarak tek taraflı soruşturma yürütüldüğünü, Kurumun soruşturma sonucunda davalı ...'in meslek hastalığına tutulduğu yönünde karar verdiğini, müvekkili şirkete bu konuda bir bildirim yapılmadığını ve davalının meslek hastalığı müracaat do…
**21. Hukuk Dairesi 2019/5564 E. , 2019/7063 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : . İş Mahkemesi A)Davacı İstemi; Davacı vekili, Kurumun bir kısım belgeleri müvekkili şirketten istediğini ve sadece belgeye dayalı olarak tek taraflı soruşturma yürütüldüğünü, Kurumun soruşturma sonucunda davalı ...'in meslek hastalığına tutulduğu yönünde karar verdiğini, müvekkili şirkete bu konuda bir bildirim yapılmadığını ve davalının meslek hastalığı müracaat dosyasının Yüksek Sağlık Kurulunda incelendiğini, İzmir İlinde yapılan inceleme-raporlar ile Yüksek Sağlık Kurulu raporu kararı arasında çelişki olduğunu, müvekkili şirketin 2015 yılında geçirdiği ergonomi odaklı detaylı Çalışma Bakanlığı denetiminde işyerinde herhangi bir meslek hastalığı riski tespit edilmediğini, Kurum tarafından tanısı konan vakanın raporların incelenen tetkik bölümlerinde daha önceden bu radyolojik bulguların olmadığını, ya da var olup da işin arttırdığını belirleyebilecek herhangi bir radyolojik tetkikin incelenmeden illiyetin kurulduğunu, davalı ...'in aynı şekilde 2006 yılında halı sahada kendi beyanında olduğu gibi meslek hastalığı tanısı konan bölge ile ilgili ciddi bir travma öyküsünün mevcut olduğunu, davalı ...'in rahatsızlığının travmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda hiçbir inceleme yapılmadığını belirterek, davalının hastalığının meslek hastalığı olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalıların Cevapları; Davalı ... vekili; müvekkilinin, Dokuz Eylül Üniversitesi İş ve Meslek Hastalıkları biriminde 01.04.2015 tarihli 2026483 kayıt numaralı raporuyla meslek hastalığı mevcut olduğunun belirlendiğini, bu rapora göre müvekkilinde mesleğinden kaynaklı olarak; cilt lezyonu, boynun sol tarafa döndürmesinde kısıtlılık ve ağrı, sol kolun addüksiyonunda omuz hizasına kadar yukarıya kalkmama, boyun fleksiyonunun kısıtlı ve ağrılı olduğunun tespit edildiğini, aynı raporda bu tespitler doğrultusunda müvekkiline mesleğinden dolayı –M50 Servikal Disk Bozuklukları tanısı konulduğunu, müvekkilinin, belirtilen bu tanı ve rahatsızlıklardan dolayı aşırı acı çektiğini ve maruz kaldığı meslek hastalığı nedeniyle çalışma gücü kaybına uğradığını, bu tespitler neticesinde SGK’ya sürekli işgöremezlik sebebiyle aylık bağlanması için başvurulduğunu, gerekli idari işlemlerden sonra ...Yüksek Sağlık Kurulu tarafından müvekkilinin meslek hastalığının tespit edildiğini ve sürekli işgöremezlik derecesinin %32,20 olarak belirlendiğini, 01.04.2015 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verildiğini, davacının dâhili davalı olan SGK’nın tek taraflı bir soruşturma yürüttüğü iddiasının mesnetsiz olduğunu, dâhili davalı ... Başkanlığına bağlı Yüksek Sağlık Kurulu'nun meslek hastalığı konusunda, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi İş ve Meslek Hastalıkları bölümünce verilen sağlık raporlarının ve müvekkilinin iş öyküsünün dikkate alınarak karar verildiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 14. maddesinde meslek hastalığının tanımlanmış olup, aynı kanunun 81. maddesi ile de işverene işyerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlama konusunda yükümlülükler yüklendiğini, davacının bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin meslek hastalığına maruz kaldığını ve bundan dolayı davacı işverenin söz konusu kanun hükümleri ve YİBK’nın 27.03.1957 tarih ve 1957/1 esas, 1957/3 karar sayılı kararı gereği sorumlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; Kurum kayıtlarının tetkikinde *********** T.C. Kimlik numaralı ...'in 29/05/2015 tarihli meslek hastalığı nedeniyle tahsis talebi başvurusu üzerine Kurum Müfettişi Hilmi Gültekin tarafından 10/06/2016 tarih 309875/26/İR/21 sayılı inceleme raporu düzenlendiğini, söz konusu raporda Dokuz Eylül Ünv. Hastanesi'nin 01/04/2015 tarihli Meslek Hastalığı Bildirir Durum Raporu ve işçiyle ilgili tespit edilen bulgular kapsamında Kurum Yüksek Sağlık Kurulu tarafından 02/12/2015 tarihinde meslek hastalığı olarak belirlenen vakada işçinin meslekte kazanma gücünün %32,2 olduğunun tespit edildiğini, ...'e 15/08/2015 tahsis onay tarihli 96.485,11 TL peşin değerli sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, Kurumca yapılan işlemlerde yasa ve mevzuat hükümlerine göre aykırılık bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C)İlk Derece Mahkemesi Kararı; Dava, davalının meslek hastalığının bulunmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı ...'in 09.09.2002 - 13.01.2015 tarihleri arasında montaj operatörü olarak çalıştığı, 20.10.2013 tarihinde servikal disk hernisi tanısıyla ameliyat edildiği, 27.01.2015 tarihinde meslek hastalığına yakalandığını belirterek Kuruma müracaat ettiği, Dokuz Eylül Üniversitesi'nin Meslek Hastalıkları Biriminin vermiş olduğu 28.01.2015 tarihli raporda davacının "opere disk hernisi - meslek hastalığı" tanısının konulduğu, ...Kurum Sağlık Kurulunun 08.09.2015 tarihli raporunda, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinin rapor ve eklerinin incelenmesi sonucu meslek hastalığı olmadığına karar verildiği, itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulu'nun 02.12.2015 tarih ve 90/13263 sayılı kararı ile sigortalıda intervertebral disk hastalığının (servikal bölge) mesleki olduğuna, Çalışma Gücü ve Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 2026483 sayılı sağlık kurulu raporu değerlendirildiğinde mesleki maluliyet oranının E cetveline göre %32,2 olduğuna, kontrol muayenesi gerekmediğine, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına karar verildiği, ...Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 10.06.2016 tarih ve 309875/İR/21 sayılı müfettiş raporuna göre, uzun yıllar aynı işyerinde çalışan davalı sigortalının sıhhi rahatsızlığın oluşumunda işyerinde çalışma koşullarının etkili olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp raporunda, ...'de servikal diskopati hastalığının mevcut olduğu, kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği, ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de azımsanmayacak oranda görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında, hastalığının mesleki olup olmadığının belirlenemediği cihetle maluliyet tayini yapılamadığı belirtilmiştir. Yukardaki açıklamalar ışığında somut olayı değerlendirmek gerekirse; 5510 sayılı Yasanın 14.maddesinde meslek hastalığının tanımı yapılmış ve ne şekilde soruşturulup, meslek hastalığı olduğunun tespit edileceği hususu hükme bağlanmış olup, Dokuz Eylül Üniversitesi'nin Meslek Hastalıkları Birimi tarafından verilen raporda davalının hastalığının meslek hastalığı olduğunun belirtilmesi ve yine Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile meslek hastalığı olduğunun kabul edilerek, sürekli işgöremezlik derecesinin saptanması, Adli Tıp raporunda da davacının çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceğinin belirtilmesi ve ...Denetmen raporu ile yapılan soruşturma sonucu, davalının sıhhi rahatsızlığının oluşumunda uzun yıllar aynı işyerindeki çalışma şeklinin ve koşullarının etkisi olduğunun tespit edilmesi karşısında, YSK raporu ile ...denetmen raporuna aykırılık oluşturmayan, sadece disk hernisinin işi dışında herhangi bir sebeple de oluşmuş olabileceğini belirten, ancak davacı işveren şirketin soyut iddiası dışında sigortalıda servikal disk hernisi oluşturabilecek işi dışında bir olgu tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı; Davacının 09.09.2002-13.01.2015 tarihleri arasında montaj operatörlüğü yaptığı, 20.10.2013 tarihinde servikal disk hernisi tanısıyla ameliyat edildiği, 27.10.2015 tarihinde meslek hastalığına yakalandığını belirterek Kuruma müracaat ettiği ve Dokuz Eylül Üniversitesi Meslek Hastalıkları Birimi'nin 28.01.2015 tarihli raporunda, "opere disk hernisi" meslek hastalığı tanısı konulduğu, ...Kurum Sağlık Kurulu'nun da 08.09.2015 tarihli raporunda da mevcut rapor ve belgeler incelenerek "meslek hastalığı olmadığına" karar verildiği, itiraz üzerine YSK'nun 02.02.2015 tarih ve 90/13263 sayılı kararı ile sigortalıda servikal bölge hastalığının bulunduğu ve mesleki maluliyet oranının E cetveline göre, %32, 2 olduğuna, kontrol muayenesi gerekmediği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğuna karar verildiği, ...denetmen raporunda da işyerindeki çalışma koşullarının sıhhi rahatsızlığına sebebiyet verdiğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan raporda da davacının çalışma şeklinin servikal disk hernisi açısından etkili olabileceği, ancak bu işi yapmayanlarda da görülebilecek bir hastalık olduğuna dair rapor düzenlendiği anlaşılmakla, ATK 3. İhtisas Dairesi'nin raporunun, meslek hastalığının bulunduğuna dair yukarıda belirtilen raporların aksini belirtmediği gibi bu raporları desteklediği, ancak hastalığın mesleki olup olmadığının belirlenemediği belirtilmiş ise de dosyada toplanan kanıtların davacının hastalığının mesleğinden kaynaklanmadığına dair illiyet bağını kesecek bir sebebin ispatlanamadığı da dikkate alınarak mahkemece kurum işleminin iptaline yönelik davanın reddine dair kurulah hükmün yerinde olduğu, davacının istinaf itirazlarında haklı olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. E) Temyiz Nedenleri, Davacı vekili, Müvekkil şirket adına işbu davada davalı ...'in meslek hastalığına tutulmadığının tespiti talep edildiğini, Meslek hastalığının varlığı için; hastalık, sakatlık veya arıza ile işin nitelik ve yürütüm şartları arasında illiyet bağının kesin olarak kurulması gerektiğini, Dosya kapsamında davalı ...'in dahili davalı kuruma yaptığı müracaat üzerine, Dokuz Eylül Üniversitesi'nin Meslek Hastalıkları biriminin vermiş olduğu 28.01.2015 tarihli raporda davacının "opere disk hernisi-meslek hastalığı" tanısının konulduğu, ...Kurum Sağlık Kurulu'nun 08.09.2015 tarihli raporunda, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinin rapor ve eklerinin incelenmesi sonucu meslek hastalığı olmadığına karar verildiği, yapılan itiraz üzerine, Yüksek Sağlık Kurulu'nun 02.12.2015 tarih ve 90/13263 sayılı kararı ile sigortalıda intervertebral disk hastalığının (servikal bölge) mesleki olduğuna karar verildiğini, çelişkili raporların varlığı ve Yargıtay'ın sürekli ve yerleşik içtihatları uyarınca, bu yöndeki kararlar yargı denetimine açık olup hastalığın mesleki olup olmadığı konusunda son karar mekanizması Adli Tıp Kurumu olduğunu, Dosya kapsamında alınan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun 11.10.2018 tarihli raporunda; davalının servikal diskopati hastalığının mevcut olduğu, kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği ancak disk hernilerin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de azımsanmayacak oranda görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığından hastalığın mesleki olup olmadığının tespit edilemediği sonucuna ulaşıldığını, Söz konusu raporlar arasında açıkça çelişki bulunmakta olup Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 11.10.2018 tarihli raporu da işbu çelişkiyi gidermediği gibi çelişkiyi arttırdığını, Kaldı ki, Adli Tıp Kurumu raporunda da görüleceği üzere, davalı ...'in hastalığı ile mesleksel faaliyetleri arasında illiyet bağının kurulamadığının açık olduğunu, İşbu davada talebimiz davalı ...'in meslek hastalığının olmadığı hususunun tespiti olup işbu adli tıp raporu iddiasını ispatladığını, İşbu davada, davalı ...'in müspet durum olan meslek hastalığına yakalandığı iddiasını ispatlaması gerektiği, Ancak, usul hukukuna aykırı şekilde bölge adliye mahkemesi tarafından "illiyet bağını kesecek bir sebebin ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, Bölge adliye mahkemesi ve yerel mahkemece, davalı ...'in meslek hastalığına yakalandığı kanaatine yorum yoluyla ulaşıldığını, Mevcut durum itibariyle, davalının yakınmalarının mesleki olduğu açısından illiyet bağının kesin olarak kurulması yasa ve Yargıtay içtihatları uyarınca arandığından, dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilerek davalının hastalığının mesleki olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verildiğini, illiyet bağı kurulmadığı halde dayanaksız olarak verilen kararın bozulması gerektiğini beyanla ilamın bozulmasını talep etmiştir. F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Dava, davalının hastalığının meslek hastalığı olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı ...'in Bornova Mimar Sinan Endüstri Meslek Lisesinden 02.07.1996 tarihinde mezun olduğu, davacı şirket ile davalı ... arasında imzalanan 09.09.2002 tarihli Aday İşçi Eğitim Sözleşmesine istinaden davalının, davacı işveren şirkete ait işyerinde çalışmaya başladığı, işe girişte ...'in Ağır ve Tehlikeli İşlerde Çalışacaklara ait sağlık raporunun alındığı, periyodik sağlık muayenelerinin yapıldığı, iş güvenliği malzemelerinin teslim edildiğine dair tutanakların dosya içeriğinde olduğu, 13.01.2015 tarihinde işletmesel nedenlerle davalı ...'in iş akdinin feshedildiği, İş Kanununun 28.maddesi uyarınca verilen çalışma belgesinde davalı ...'in 09.09.2002 - 13.01.2015 tarihleri arasında montaj operatörü olarak çalıştığının belirtildiği, 20.10.2013 tarihinde servikal disk hernisi tanısıyla ameliyat edildiği, 27.01.2015 tarihinde meslek hastalığına yakalandığını belirterek Kuruma müracaat ettiği, ...Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 10.06.2016 tarih ve 309875/İR/21 sayılı müfettiş raporuna göre, sıhhi rahatsızlığın oluşumunda işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili tedbirleri gerekli ve yeterli ölçüde almayan, işçiyi ergonomik olmayan koşullarda çalıştırdığı kanaatine varılan işveren şirketin %60, rahatsızlığın oluşumunda içinde bulunduğu çalışma koşullarının sağlığı üzerine etkilerini anlayabilecek yaş ve zeka seviyesine sahip bulunan işçinin, sağlığı için olumsuzluk arzeden koşullarda gereken tedbirleri almaksızın çalışması nedeniyle ortaya çıkan hastalık vakasında %40 kusurlu olduğunun tespit edildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 02/12/2015 tarih 13263 sayılı kararında ‘Sigortalı, Delphi Automotive Systems Ltd. Şti. 09.09.2002-13.01.2015 yılları arasında işçi olarak çalıştığı, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 01.04.2015 tarih, 2026485 sayılı (Dosya içerisinde aynı hastanenin aynı tarihli raporu 2026483 sayılıdır.) sağlık kurulu raporuna istinaden SGKB...Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce (Kurum Sağlık Kurulu) "Meslek hastalığı olmadığına" karar verildiği, Bu karara itiraz eden sigortalının meslek dosyası, incelenerek karar alınmak üzere SGKB...Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Konak Sosyal Güvenlik Merkezinin 28.10.2015 tarih, 14725221 sayılı yazısı ekinde Kurula gönderildiği, sigortalıda intervertebral disk hastalığının (servikal bölge) mesleki olduğuna, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 01.04.2015 tarih, 2026483 sayılı sağlık kurulu raporuna göre değerlendirildiğinde mesleki maluliyet oranının Düzeltme kaydıyla; Gr 10 X 4 30 A 34 E cetveline göre % 32,2 (otuzikivirgüliki) olduğuna, kontrol muayenesi gerekmediğine, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına karar verildiği, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 3. İhtisas kurulunun 19.09.2018 tarih ve 16603 karar nolu raporunda mevcut belge ve grafilere göre İsmail oğlu 1980 doğumlu ...’de servikal diskopati hastalığının mevcut olduğu, kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de azımsanmayacak oranda görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında; hastalığının mesleki olup olmadığının belirlenemediği cihetle maluliyet tayini yapılamadığının rapor edildiği anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesine göre, "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.” Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Somut olayda, davalı sigortalının hangi süreyle ne iş yaptığının bordro tanıkları dinlenerek endüstri mühendisi ve iş güvenlik uzmanının bulunduğu heyetle mahallinde keşif yapılarak belirlenmeden ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak iş , davalı sigortalının hangi süreyle ne iş yaptığının bordro tanıkları dinlenerek endüstri mühendisi ve iş güvenlik uzmanının bulunduğu heyetle mahallinde keşif yapılarak ve daha sonra bu belgelerle birlikte çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan davalı sigortalının hastalığının meslek hastalığı olup olmadığına yönelik rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 20/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.