12. Ceza Dairesi 2020/10382 E. , 2024/517 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düş…
**12. Ceza Dairesi 2020/10382 E. , 2024/517 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü ve yedinci fıkraları uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.11.2020 tarihli, 2016/150815 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; mahallinde keşif yapılmaksızın ve suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığına dava ihbar edilmeksizin kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın izinsiz define arama suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, 2. Sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen "izinsiz define araştırma" suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, Hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16 ncı maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suç önödeme kapsamına alındığından; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 7188 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi uyarınca önödemeye ilişkin işlemler yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenle Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.