T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1640 KARAR NO : 2026/249 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 09/10/2025 NUMARASI : 2025/986 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 13/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2025 tarih 2025/986 Esas sayılı ara kararın Dairem…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1640 KARAR NO : 2026/249 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 09/10/2025 NUMARASI : 2025/986 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 13/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2025 tarih 2025/986 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili, dava dilekçesinde bildirdiği nedenlerle haklı sebeplerin varlığının bulunduğu iddiası ile davalı şirketin, TTK'nun 636(3).maddesi uyarınca feshini talep etmekle birlikte, müvekkilinin ve davalı şirketin telafisi imkansız zararların oluşmasına engel olmak için şirket adına kayıtlı araç ve taşınmazların tespit edilerek, kayıtlarına ihtiyati tedbir konulması ile davalı şirketin iş ve işlemlerinin denetim ve onay kayyımının iradesiyle sınırlandırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, dava dilekçesinde haklı sebepler olarak dile getirilen iddialar yargılamayı gerektirdiği, getirilen iddiaların soyut nitelikte açıklandığı, HMK'nun 119(1/e).maddesine uygun şekilde iddianın dayanağı olan bütün maddi vakıaların somut şekilde sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmediği, f fıkrasında belirtilen şekilde her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin gösterilmediği, iddiaları kanıtlayan hiçbir delil ve belge örneğinin dava dilekçesine ekli olarak sunulmadığı, dava dilekçesine ekli olarak sunulan sicil kayıtları ile dava dışı Medtrans.. Şirketinin ve davacının, davalı olduğu İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ve İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesine ait dosyalarda görülen davalarda, davacıların, davalı şirketin diğer ortakları ... ve ... olduğu ve bu dosyalarda verilen ihtiyati tedbir kararlarının ve dava dosyalarının yaklaşık ispat kuralı çerçevesi içinde davacının, dava dilekçesinde dile getirdiği iddiaları kanıtlamaya yeter nitelikte delil ve belgeler olmadığı, dosyanın mevcut kapsamına göre TTK'nın 636(4).maddesi hükmü uyarınca açılan dava çerçevesinde davacının talep ettiği nitelikte ihtiyati tedbir kararları verilmesini gerektirir yasal koşulların varlığının bulunmadığı gerekçeleriyle talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece makemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yaklaşık ispat kuralının yanlış yorumlandığını, yaklaşık ispatın tam ve kesin bir delil sunulması anlamına gelmediğini, şirketin feshi davalarında haklı sebep teşkil eden yolsuzluk, usulsüzlük ve kötü niyetli işlemlere dair delillerin davalı taraf olan şirket elinde olması nedeniyle yaklaşık ispat kuralının tam olarak uygulanmasının tam ispata dönüşmesine yol açacağını, davacı iddialarının dava dilekçesinde son derece somut olarak ileri sürüldüğünü, taraflar arasında .....Şti.'nin feshi için İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/528 Esas sayılı dava dosyasının mevcut olduğunu, bu dosyanın taraflar arasındaki güven ilişkisinin çöktüğünün açık bir delili olduğunu, şirket müdürü ....'in kar payı ödemesi yapmadığı hususunun davalı ticari defterleriyle ispat edilebilecek somut bir vakıa olduğunu, davacı iddialarının somut ve ayrıntılı olarak gösterildiğini, davacı iddialarının yaklaşık ispatı fazlasıyla sağladığını ancak talebin gerekçesiz olarak reddedildiğini, mahkeme kararında İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davalara ilişkin belgelerin dosyada bulunduğunun belirtildiği ancak dava dilekçesi ekinde iddiaları ispat eden delil ve belge örneği sunulmadığının da belirtildiği, bu durumun kararın çelişkili olduğunu gösterdiği, delil sunulmadığına yönelik gerekçeyle birlikte sunulan delillerin de yetersiz görülmesinin çelişkili olduğunu, ihtiyati tedbir uygulanmaması halinde şirket müdürü tarafından şirketin zarara uğratılabileceğini, kötü niyetli işlemlere devam edilmesi halinde feshedilecek şirketin içinin boşaltılması nedeniyle hakkın elde edilmesinin fiilen imkansız hale gelebileceğini, TTK 636/4.maddesinin amacına aykırı şekilde karar verildiğini, davanın niteliği gereğince soyut gerekçelerle tedbir talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve telafisi imkansız zararlara yol açacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını ve davalı şirketin iş ve işlemlerine ilişkin olarak denetim ve onay kayyımı atanmasını istemiştir. GEREKÇE : Talep şirketin feshi davası nedeniyle ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir. Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta davacının iddialarına dayanak vakıalara ilişkin olarak ilk derece mahkemesince henüz herhangi bir delil toplanmamış olduğu, vakıalara dayanak delillerin ticari defter ve kayıtlar başta olmak üzere yargılama aşamasında toplanabilecek nitelikte oldukları, delillerin davalı şirket elinde olmasının tek başına davacı iddialarına dayalı olarak ihtiyati tedbir uygulanmasına yeterli olmayacağı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 590,60 TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyenin davacıdan yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 13/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .