T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 22/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2026 (Ara Karar) NUMARASI :...Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2026 İlk…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 22/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2026 (Ara Karar) NUMARASI :...Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir/haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici; ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ...Ada, ... Parsel numaralı taşınmaz üzerinde, ... Noterliği’nin 24.11.2016 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nde belirtilen şart, şekil ve sürelerde bağımsız bölüm konut inşa etmek, bunları satmak ve semeresini paylaşmak üzere anlaştığını, müvekkilinin maliki olduğu arsa üzerinde; sözleşme ve projeye göre A-B-C bloklarda 1’er adet dubleks mesken, D-E-F bloklarda ikiz nizamlı 2’şer adet dubleks mesken olmak üzere 6 blokta toplam 9 adet bağımsız bölüm, anahtar teslim suretiyle ve iskanları alınmış vaziyette tamamlanacağını, inşaatı anahtar teslim suretiyle tamamlamak ve yapı kullanma izin belgelerini almak yükümlülüğü davalı yüklenicinin taahhüdü altında olduğunu, müvekkili ve davalı tarafından; C Blok, D Blok 2 numaralı, E Blok 1 ve 2 numaralı, F Blok 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümler üçüncü kişilere satılmış ve sözleşmeye uygun şekilde semere paylaşımı yapıldığını, satışı gerçekleştirilen bağımsız bölümlerden F Blok 2 numaralı bağımsız bölüm natamam vaziyette olup, diğer satılan bağımsız bölümlerin de yapı kullanma izin belgeleri bulunmadığını, sözleşmenin 18. Maddesine göre, projesinde belirtilen tüm inşaatların içinde yaşanılacak vaziyette bitirilip teslim edilmesi için ruhsat tarihinden itibaren 18 aylık süre belirlendiğini, inşaat ruhsatı 20.01.2017 tarihinde alındığını, buna göre inşaatın 20.07.2018 tarihinde tamamlanması gerektiğini, ancak detayları müvekkili tarafından alınan Uzmanlık Raporunda belirtildiği üzere 3. Kişiye satılan F Blok 2 Numaralı Bağımsız Bölüm, B Blok Bağımsız bölümün tamamı ve kısmen A Blokta bulunan bağımsız bölüm ve site ortak alanları dava tarihi itibariyle natamam vaziyette olduğunu, Sözleşmenin 19. Maddesine göre davalı yüklenicinin inşaat süresinin bitimini takip eden 120 gün içerisinde yapı kullanma izin belgesini alması kararlaştırıldığını, işbu tarih 20.11.2018 tarihine tekabül etmesine karşın dava tarihi itibariyle 3. kişilere satılan ve müvekkilinin maliki olduğu bağımsız bölümler için yapı kullanma izin belgesi alınmadığını, ... Belediyesi yapı denetim servisinde yapılan incelemede parselin yapı denetim firmasının ...Yapı Denetim LTD. ŞTİ. denetimdeyken, 08.05.2018 tarihi ile yapı denetim firması tarafından fesh edildiği görüldüğünü, İmar Kanunun 29.Maddesinin amir hükmüne göre inşaatın bitirilme süresi her halde 5 yıl olduğunu, davalı yüklenici, 20.01.2017 tarihinde inşaat ruhsatı almış olduğuna göre 20.01.2022 tarihi itibariyle ilgili ruhsat hükümsüz kalmış olup dava tarihi itibariyle dahi bir çalışma yapılıyorsa bu çalışma izinsiz mahiyette olduğunu, sözleşme feshedilmediğinden sözleşme konusu parsel tamamen davalı yüklenicinin tasarrufu altında olduğunu, işbu tasarrufun çerçevesi sözleşme ile belirlenmiş yüklenicinin parselde projesine göre bağımsız bölümler inşa edip tamamlanan bağımsız bölümlerin müvekkili ile birlikte 3.kişilere satılarak semeresinin paylaşılması kararlaştırıldığını, ancak davalı yüklenici D Blok 1 Numaralı bağımsız bölümü sonradan öğrenildiği üzere 3.kişi ...’ya harici satış sözleşmesiyle hakkı ve yetkisi olmamasına rağmen devrettiği ve fiili hakimiyetini bıraktığını, davalı yüklenicinin bu haksız ve hukuksuz eylemi sebebiyle müvekkilinin 3.kişiye açmış olduğu El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil davası ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında, aynı kişinin müvekkiline ve davalıya karşı açmış olduğu tapu iptal ve tescil dosyası .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, davalı inşa sürecinde onaylı proje ve sözleşme eki teknik şartnameye uymadığını, müvekkili sözleşme konusu arsasını projesine ve teknik şartnameye uygun olarak inşaat yapılması için davalıya teslim ettiğini, ancak gerek davalının iftira niteliğindeki ön alma kasıtlı şikayeti gerekse ... Belediyesinin gerekli araştırmayı yapmadan yapı sahibine cezai işlemi uygulaması karşısında ... Belediye Başkanlığının 11.09.2025 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile müvekkili aleyhine toplam 466.914,07-TL para cezası ve 28.10.2025 tarih ve ... sayılı Kararı ile yıkım kararı verildiğini, müvekkilinin parseli, sözleşme gereği halen davalı yüklenicinin hüküm ve tasarrufu altında olduğundan, ruhsat süresinin bitmesi, yapılacak herhangi bir inşai faaliyetin izinsiz ve kaçak olacağı, 3.kişilere harici sözleşmeler ile devir yapıldığının tespiti , müvekkili aleyhine haksız şikayetler ve ... Belediyesi tarafından verilen para cezası ve yıkım kararları, yapı denetim firmasının sözleşmesini feshi, gönderilen ihtarnamelere rağmen bir muhatap bulunamaması bir arada düşünüldüğünde müvekkilinin davalının haksız eylemleri sebebiyle daha fazla mağdur olmaması adına, davalının dava neticesine kadar ... İli ... İlçesi̇ ... Köyü̈, ... Mevkii̇, ... Ada ...Parsel sayılı taşınmazdan çıkarılmasını, inşai her türlü faaliyeti son verilmesini, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazların davalı veya 3.kişilerin mesken olarak kullanılmaması için ... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından uygulanmak üzere ihtiyati tedbir talep ettiklerini, ... Noterliğinin 24.11.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesinin öncelikle geriye etkili olacak şekilde feshini, yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda tamamlanma oranına göre geriye etkili feshin mümkün olmaması durumunda sözleşmenin ileriye etkili olacak şekilde feshine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 05/02/2026 tarihli ara kararında; Davacı vekili tarafından her ne kadar dava neticesine kadar ... İli ... İlçesi̇ ... Köyü̈, ... Mevkii̇, ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazdan çıkarılması, inşai her türlü faaliyeti son verilmesi, davacının maliki olduğu taşınmazların davalı veya 3.kişilerin mesken olarak kullanılmaması için ... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından uygulanmak üzere İhtiyati Tedbir talep etmişse de, taşınmazların mesken olarak kullanılmaması talebinin iş bu dava konusu uyuşmazlığın konusunun olmaması inşai faaliyete son verilmesi için ilgili kolluğa müzekkere yazılması talebinin ise uyuşmazlığı çözecek mahiyette tedbir olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, gerekçe olarak talep edilen tedbirin uyuşmazlığı esastan çözer mahiyette olduğunun ifade edildiğini, ancak bu değerlendirme somut olayın özellikleri ile bağdaşmadığı gibi HMK m. 389 ve devamı maddelerinin düzenleniş amacına da açıkça aykırı olduğunu, somut olayda yaklaşık ispat koşulunun fazlasıyla gerçekleştiğini, HMK m. 390/3 uyarınca ihtiyati tedbir aşamasında tam ispat aranmayacağını, hakkın varlığının güçlü olasılık düzeyinde ortaya konulmasının yeterli olduğunu, dosyaya sunulan noter sözleşmesi, teknik uzman görüşü ve resmi kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde davalının sözleşmeye aykırılığı ve hukuka aykırı inşai faaliyetleri güçlü emarelerle sabit olduğunu, inşaat ruhsat süresi 20.01.2022 tarihinde sona erdiğini, yapı denetim sözleşmesi 2018 yılında feshedildiğini, yapı denetim güvencesinin bulunmadığını, davalı yüklenici tarafa yapılan ihtarnamelerin cevapsız kaldığı hususunun da sabit olduğunu, taraflarınca sunulan uzman görüşü raporunda taşınmazın natamam olduğu ve onaylı projeye aykırı imalatların mevcut bulunduğunun açıkça belirtildiğini, ayrıca taşınmaz hakkında ilgili belediye tarafından yıkım ve idari para cezası kararları tesis edildiğini, bu durum yalnızca sözleşmeye aykırılığı değil, kamu düzenini ilgilendiren devam eden hukuka aykırı fiili durumu da ortaya koyduğunu, ruhsatı sona ermiş ve yapı denetim sistemi dışında kalan bir inşai faaliyetin devam etmesi, müvekkili şirket açısından hem idari yaptırımların artmasına hem de ileride telafisi imkânsız mali ve hukuki sonuçlara yol açacağını, yıkım kararı ve para cezaları dikkate alındığında zararın her geçen gün büyüdüğünü ve ağırlaştığını, bu zararın yalnızca ekonomik değil; mülkiyet hakkı ve ticari itibar yönünden de ciddi sonuçlar doğurduğunu, kaldı ki, sözleşme henüz feshedilmediğinden sözleşme konusu parsel tamamen davalı yüklenicinin tasarrufu altında olduğunu, tasarrufun çerçevesi sözleşme ile belirlenmiş yüklenicinin parselde projesine göre bağımsız bölümler inşa edip tamamlanan bağımsız bölümlerin müvekkili ile birlikte 3.kişilere satılarak semeresinin paylaşılmasının kararlaştırıldığını, ancak davalı yüklenicinin D Blok 1 Numaralı bağımsız bölümü sonradan öğrenildiği üzere 3.kişi ...’ya harici satış sözleşmesiyle hakkı ve yetkisi olmamasına rağmen devrettiği ve fiili hakimiyetini bıraktığını, talep edilen tedbirin davalı açısından geçici ve sınırlı bir müdahale niteliğinde olduğunu, buna karşılık tedbir verilmemesi halinde müvekkilinin uğrayacağı zararın ağır, sürekli ve telafisi güç nitelikte olduğunu, Ölçülülük ilkesi gereği hak ve menfaatler dengesi kurulmalı; hangi tarafın menfaatinin üstün korunmaya değer olduğu somut olay bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu denge gözetildiğinde korunması gereken üstün menfaatin müvekkiline ait olduğunu, Mahkemelerin ihtiyati tedbir konusunda takdir yetkisi bulunmakla birlikte, bu yetkinin sınırsız ve keyfi olmadığını, takdir yetkisi; kanunun aradığı şartların somut olayda mevcut olup olmadığı değerlendirilerek, gerekçeli ve denetlenebilir biçimde kullanılması gerektiğini, somut olayda ruhsat süresinin dolmuş olması, yapı denetim sözleşmesinin feshedilmiş bulunması, projeye aykırılıkların teknik raporla sabit olması ve yıkım ile para cezası kararlarının mevcudiyeti karşısında; tedbir talebinin soyut bir gerekçeyle reddedilmesi HMK sistematiğine ve geçici hukuki koruma kurumunun amacına aykırı olduğunu, bu nedenlerle.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05/02/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu, yaklaşık ispatın gerçekleşmiş olması ve telafisi güç zarar tehlikesinin somut biçimde ortaya konulmuş bulunması karşısında, yeniden hüküm kurulmak suretiyle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Eldeki davada; davacı vekilinin, davacı arsa sahibi davalı yüklenici ile imzalanan...Noterliği’nin 24.11.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi’nin, davalının sözleşme şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle geriye etkili feshi, bunun mümkün olmaması hâlinde ileriye etkili feshi talebiyle dava açtığı, dava dilekçesi ile birlikte davalı yüklenicinin ... İli , ... İlçesi, ... Köyü, ... mevkii ... ada, ...parsel sayılı taşınmazdan çıkarılması, inşai her türlü faaliyete son verilmesi ve müvekkilinin maliki olduğu taşınmazların davalı veya 3.kişilerin mesken olarak kullanılmaması için ... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından uygulanmak üzere ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesi için tedbir talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında resmi şekilde yapılmış arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup, sözleşmenin feshine ilişkin taraf iradelerinin buluşmaması halinde fesih mahkeme kararıyla neticelendirilecektir. İhtiyati tedbir talep eden taraf her ne kadar sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini belirtmekte ise de, tarafların iradesinin fesih hususunda birleştiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığından, talep tarihi itibariyle ve yargılama aşamasında sözleşme ilişkisi varlığını devam ettirmektedir. Halen varlığı devam eden sözleşme kapsamında yüklenicinin dava konusu taşınmazdan çıkarılması ve inşai her türlü faaliyete son verilmesi, yapılan yargılama sonucunda oluşacak mahkeme hükmünü peşinen elde etmeye matuf olduğu gibi, davacı tarafın iddiaları ve sözleşmenin feshi koşullarının oluşup oluşmadığı hususu bu aşamada yargılamayı gerektirmekte olup, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygun olup ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 05/02/2026 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.22/04/2026 ... Başkan... Üye... Üye... Katip... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.