10. Hukuk Dairesi 2025/18821 E. , 2026/832 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1287 E., 2025/1879 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/106 E., 2025/124 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırla…
10. Hukuk Dairesi 2025/18821 E. , 2026/832 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1287 E., 2025/1879 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/106 E., 2025/124 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...'ın 06.02.2022 - 30.11.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde tel çekme ustası olarak çalıştığını, 1.600,00 TL net ücret aldığını, yol ve yemek yardımı sağlandığını, 22.04.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, vücudunun büyük bir bölümünün yandığını, kazanın tellerin boyandığı bölümde davacının canavar taşlama makinesi ile metal tel ucunu taşlarken ortaya çıkan kıvılcımlardan boya ve tiner buharının tutuşması, yangının büyümesini önlemek için tiner boya karışımının bulunduğu plastik leğeni çekmeye çalışan davacının elleri ve üzerindeki elbiselerin alev alması sonucu meydana geldiğini, İzmir 12. İş Mahkemesinin 2016/431 Esas sayılı dosyasında SGK tarafından rücu davasının ikame edildiğini, ATK raporu ile engel durumunun %78,12 iken % 81,17 olarak tespit edildiğini, aynı dosyada işveren kusurunun % 80 olarak belirlendiğini, kaza sonucunda davacının vücudunun büyük bir bölümünün yandığını, davalının yeterli iş güvenliği eğitimi vermediğini, gerekli güvenlik ekipmanlarını sağlamadığını, yangın koruyucu tüplerin bulunmadığını, davalının asli ve tam kusurlu olduğunu, iş akdi sonlanmadan 08.11.2013 tarihinde davacıya bir kısım ödeme yapılarak ibraname alındığını, ibranamenin tazminat alacaklarının bertaraf etmek amacıyla imzalatıldığını, o tarihte davacının engel ve kusur durumunun henüz tespit edilmediğini, ibranamenin gelecekte doğabilecek işçilik haklarını kapsamadığını, vücudunda oluşan yaralar nedeniyle uzun bir süre acı çektiğini, 2 yıl boyunca enfeksiyon kapma korkusu ile sağlık personeli ve eşinden başka kimsenin yanına gelemediğini, bu süre zarfında çocuğunu dahi göremediğini, kazanın üzerinde bıraktığı etkiyi ve travmayı halen atlatamadığını, kaza üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen halen bakıma muhtaç yaşadığını, kazanın tüm ailesini olumsuz etkilediğini, eşinin mevcut işini bırakmak zorunda kaldığını, kaza nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını beyan ederek 1.000,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 100.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 1.000,00 TL bakıcı gideri ve 60.000,00 TL manevi tazminat ile eş ... için 50.000,00 TL manevi tazminat, ... ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekilince, 25.03.2025 tarihli bedel artırımı dilekçesi dilekçesi ile davacı ... için maddi tazminat talebi 850.012,47 TL olarak artırılmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; talep edilen tazminat kalemlerinin dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, ücret bordroları ile aldığı ücretin sübuta ereceğini, davacının AGİ alacağı olmadığını, İzmir 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/768 Esas - 2014/577 Karar sayılı dosyasında davacı hakkında Genel Güvenliği Taksirle Tehlikeye Sokmak suçunda yargılama yapıldığını, beraat kararının davacı ...'ın kusursuz olmasından değil, yangının sıçrama ihtimali olmamasına dayandırıldığını, olayın sigortalının kendi dikkatsizliği ile ortaya çıktığına karar verildiği gibi kararın kesinleştiğini, müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini, davacının 10 yıllık çalışan olup ustabaşı olduğunu, olayın meydana geldiği yerin sorumlu amiri konumunda olduğunu, davacı ...'ın kimseden şikayetçi olmadığını, bu sebeple şirket yetkilisi hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacının yaptığı hatalı hareket sonucu kazanın meydana geldiğini, müvekkili şirkete kusur atfedilmesi halinde davacının kusuru oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, gerekli olan yardımın davacıya yapıldığını, karşılıklı sulh ve ibra sözleşmesi imzalandığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce alınan 26.01.2021 tarihli kusur raporu ve itiraz üzerine alınan 16.11.2021 tarihli kusur heyet bilirkişi raporu ile davacı işçinin % 20 oranında, davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan kusur raporları ile İzmir 12. İş Mahkemesinin 2016/431 Esas - 2021/240 Karar sayılı dosyasında alınan kusur oranlarının birbirini teyit etmesi nedeniyle 22.04.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında davacı ...'ın %20 oranında, davalı ... ... Ltd Şti.'nin % 80 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davalı tanığı ...'in davacının kendilerinden biraz daha fazla maaş aldığını, kendisinin asgari ücretin biraz üzerinde maaş aldığını beyan etmesi, davacı tanığı ...'un davacının ustabaşı konumunda olduğunu, kendisinden biraz fazla ücret aldığını, son 1 - 2 yıl öncesinde maaşların elden ödendiğini beyan etmesi, davacı tanığı ...'nin davacının tel çekme ustası, kaynak ustası olarak çalıştığını, maaşının bir kısmının elden bir kısmının bankadan ödendiğini beyan etmeleri karşısında, davacının davalı işyerindeki hizmet süresi ile usta pozisyonunda çalışması ve TÜİK verisi ile tespit edilen emsal ücret tutarının iddia edilen ücret tutarına yakın olması da gözetilerek 18.03.2022 tarihli kök bilirkişi raporunda tespit edildiği gibi asgari ücretin 1,75 katı ücretle çalıştığı kabul edilmiştir. Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 08.11.20 23... .000,00 TL tutarlı sulh ve ibra sözleşmesi ve ekindeki ödeme belgeleri incelendiğinde; davacı ...'ın 22.04.2013 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle peşin ve taksitler halinde toplam 175.000,00 TL almayı kabul ve taahhüt ettiği, ödemelerin davacının banka hesabına 50.000,00 TL nakit ve peşin olarak yatırılacağı, bakiyesinin 03.02.2014 tarihinde 50.000,00 TL ve 21.04.2014 tarihinde 75.000,00 TL olarak aynı hesaba yatırılacağının düzenlendiği, sulh ve ibra sözleşmesinin ... ve ... tarafından ve küçük çocuk ...'a velayeten imzalandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 21.02.2025 tarihli ek aktüerya hesap raporu ile Yargıtay İçtihatları da gözetilerek sulh ve ibraname karşılığı ödenen 175.000,00 TL ödemenin maddi zararı karşılayan kısmı da dikkate alınmak suretiyle davacının karşılanmayan sürekli iş göremezlik zararının 850.012,47 TL, geçici iş göremezlik zararının 188,10 TL olduğu tespit edilmiştir. ... Tüm dosya kapsamı ile davacı ...'ın davalı işyerinde çalışırken 22.04.2013 tarihinde %76 oranında malul kalacak derecede iş kazası geçirdiği, kazanın meydana gelişinde davacı ...'ın %20 oranında, işveren ... ... Ltd.'nin %80 oranında kusurlu oldukları, kaza nedeniyle davacı ...'ın Kurum tarafından karşılanmayan 850.012,47 TL maddi zarara ve manevi zarara uğradığı, davacı eş ... ve davacı çocuk ...'ın manevi zarara uğradıkları kanaatine varılmış, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları, paranın alım gücü, maluliyet oranı, manevi tazminat tutarının zenginleştirici ve fakirleştirici miktarda tayin olunamayacağına dair ilkeler ve davacı ...'ın raporlu olduğu süre ve tedavi süreci ve tedavi sürecinde eş ve çocuklarının yaşadıkları manevi üzüntü gözetilerek davacı ... için 50.000,00 TL, davacı eş ... için 40.000,00 TL ve davacı çocuk ... için 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, Kurum tarafından karşılanmayan tedavi giderine ilişkin bilgi ve belge ile bakıcı giderine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığından tedavi gideri alacağı ve bakıcı gideri alacağına ilişkin talepler reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle "1-) Davanın kısmen kabulü ile 188,10 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 850.012,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 22.04.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 2-) 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.04.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 3-) 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.04.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 4-) 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.04.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 5-) Tedavi gideri ve bakıcı gideri alacağına ilişkin taleplerin reddine, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı hakkında genel güvenliği taksirle tehlikeye sokma suçundan açılan davada davacının beraatine karar verilmiş ise de kararda davacının kusurlu olduğunu belirtildiğini, yangının sıçrama ihtimalinin olmadığı gerekçesiyle karar verildiğini, bu bakımdan davalıya kusur atfedilemeyeceğini, davacıya atfedilen kusur oranının daha yüksek olması gerektiğini, olaydan sonra davacıya her türlü yardımın yapıldığını ve karşılıklı sulh ve ibra sözleşmesi imzalandığını, davacıya yapılan ödemelerin faiziyle birlikte mahsup edilmesi gerektiğini, bu yönüyle kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın eksik inceleme ile verildiğini ve hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.