Başvuru, başvurucu Şirketin kanun değişikliği sebebiyle Hazine yardımından yararlandırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucu Şirketin kanun değişikliği sebebiyle Hazine yardımından yararlandırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/7/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Uyuşmazlığın Arka Planı Başvurucu Şirket, kurumlara temizlik hizmeti verilmesi konusunda faaliyet göstermektedir. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından, 1/1/2010-31/12/2011 dönemi için temizlik hizmet alım işi ihalesini alan başvurucu Şirket ile sözleşme imzalanmıştır. 5763 sayılı Kanun'un maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ile Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yapılan değişiklikle 1/10/2008 tarihinden itibaren işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan hüküm 1/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yapılan değişiklikle 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na ve 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na ilişkin işyerleri teşvik kapsamından çıkartılmıştır. Anılan hüküm 1/3/2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Başvurucu Şirket 19/2/2015 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvurarak Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünden almış olduğu iş nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un maddesinde öngörülen Hazine yardımından 28/2/2011 tarihine kadar yararlandığını, anılan teşvikten 1/3/2011 tarihinden itibaren yararlanma talebinin ise 6111 sayılı Kanun'un maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un anılan hükmünde yapılan değişiklik nedeniyle idarece reddedildiğini belirterek fazla ödenen primlerin iadesi isteminde bulunmuştur.B. Başvuruya Konu Dava Süreci Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvurucu Şirketin talebi reddedilmiştir. Bunun üzerine başvurucu Şirket 5510 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca sigorta primi işveren hissesinin %5 oranına karşılık gelen miktar kadar Hazine yardımından faydalanırken 1/3/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile söz konusu desteğin haksız yere kesildiği iddiasıyla Ankara İş Mahkemesinde (Mahkeme) alacak davası açmıştır. Mahkeme 18/10/2016 tarihinde davanın kabulüne karar vermiştir. Anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Daire) 20/4/2017 tarihinde kararın kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak hükmetmiştir. Daire kararında 1/3/2011 tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında ihale konusu işlerin teşvik kapsamından çıkarıldığı ve ihale konusu işlerin teşvik kapsamında olduğu sürenin 1/10/2008-1/3/2011 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı kaldığı açıklanmıştır. Mahkemeye göre 6111 sayılı Kanun'un geçici maddesinde yer alan hüküm 4734 sayılı Kanun'un uygulanmasıyla ilgili olup somut olayda 5510 sayılı Kanun uygulanmıştır. Buna göre anılan madde hükmünün olaya uygulanması mümkün değildir. Nihai karar 6/6/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 3/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun Emsal Olarak Bildirdiği Dava Dosyaları Diyarbakır İş Mahkemesinin 26/6/2013 tarihli ve E.2012/595, K.2013/450 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "...Davacı şirketin Diyarbakır Çocuk Hastanesi ile davacı arasında imzalanan 5/3/12010 tarihli tip sözleşme ile 2010-2011 mali yılı 21 aylık 60 kişi ile veri hazırlama ve Kontrol işletmeni hizmet alımı işinin davacı şirket tarafından yyüklenilmiş olup sözkonusu işyerinin 5510 sayılı yasa kapsamında 1/4/2010 tarihinde kayıt ve tescil edildiği, 5763 sayılı Kanunun maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanunun maddesi 'bu kanunun maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin malullük,yaşlıiık ve ölüm sigortaları primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar hazinece karşılanır.' hükmünü getirdiği, davalı Sgk Diyarbakır il Müdürlüğünün yazılarında ancak ihale konusu iş üstlenen işverenlerin 5510 sayılı kanunun 81 inci maddesinin I inci fıkrasının ( i ) bendinde öngörülen 5 Puanlık prim indiriminden yararlanmış olmaları halinde, idarelerce yapılacak olan hakediş ödemeleri sırasında hazinece karşılanmış olan prim tutarları ilgililerin hakedişinden kesildiğinin belirtildiği. davacı şirketin 5 puanlık indirimden 1/3/2011 tarihine kadar yararlandırılan toplam miktarın 714,10 TL olduğu davalı kurumun 6111 sayılı yasanın maddesi ile 5510 sayılı yasanın 81/1 maddesinde yapılan değişiklikten sonra davacı şirkete dava konusu 5 puanlık prime isabet eden kısmı ödemediği dosya içeriğinden anlaşılmakta ise de anılan madde1 Mart 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olup davacı şirket bu kanunun yürürlük tarihinden önce 1039292 sicil numaralı işyerinde çalıştığı işçilerin prime esas kazanç tutarlarının 5 puanlık kısmını 5510 sayılı kanunun 6111 maddesine göre hazineden almakta olup her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanacağı yürürlük tarihinden önceki mevzuata göre yapılan iş ve işlemteri değiştiremeyeceği genel uygulama gereğince davacı şirkete uygulanmayacağı davacı şirketin ihale yolu ile aldığı işin bitim tarihine kadar yararlanması gerektiği bu nedenle kurum işlemi iptali isteminin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. " Yargıtay Hukuk Dairesinin 17/10/2014 tarihli ve E.2014/17874, K.2014/19933 sayılı kararı ile yukarıdaki hükmün onanmasına karar verilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un "Prim oranları ve Devlet Katkısı" kenar başlıklı 81 inci maddesinin birinci fıkrasına 5763 sayılı Kanun'un maddesi ile eklenen (ı) bendinin ilk hâli şöyledir:"ı) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna göre yapılandıran işverenler bu tecil ve taksitlendirme ile yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkrayla düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır. Bu Kanun gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu fıkrayla sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir." 5510 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin yapılan değişikliklerle son hâli şöyledir:"ı) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini ise Maliye Bakanlığına vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu bent hükümleri; vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları ile okul-aile birliklerince çalıştırılanlar hariç olmak üzere 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır. 6111 sayılı Kanun'un geçici maddesi şöyledir:"Gecici Madde 8-(1) Bu Kanunla 4734 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı tarihine kadar ilan edilmiş veya yazılı olarak duyurulmuş ihaleler hakkında uygulanmaz."