Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, "..." markasının yurtiçinde ve yurtdışında tescilli bir marka olduğu, bu markanın müvekkilinin izni olmaksızın Esenler İstanbul'da davalıya ait işletmenin görsellerinde kullanıldığı, davalı tarafça müvekkilinin hizmet verdiği Pastacılık ve Fırıncılık mamulleri üretimi ve hizmeti sektöründe faaliyet yürütürken kullandığı tescilli markasının görsel ve işitsel olarak neredeyse aynı derecede benzerini, aynı sektörde faaliyette bulunduğu işletmelerinde tabela,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin Türkiye'de sektöründe öncü firmalardan bîri haline geldiğini, sahip olduğu markalar ve üstün kaliteli ürünleriyle dünya çapında da tanınır hale geldiğini, müvekkiline ait markaları taşıyan ürünlerin tüketici gözünde belli bir kaliteyi ve güveni temsil ettiğini, müvekkili şirket adına TPMK nezdinde tescilli yaklaşık 5000 marka bulunduğunu, ... markasının diğer sektörlerin yanı sıra dünyadaki pek çok ülkede de çok tanınmış bir marka haline geldiğini nitekim TPMK nezdinde de tanınmış marka olarak tescil edildiğini, müvekkili şirkete ait "..." markalı ürünlerin uzun yıllardır aynı marka ve ambalaj altında üretildiği ve tüketiciye sunulduğunu, Türkiye'nin ilk yerli ... olma özelliğini taşıyan ürünün, piyasaya çıkarıldığı ilk günlerden itibaren üzerinde - içindeki ürüne işaret etmek amacıyla- ... şeklinin yer aldığı, ince uzun dikdörtgen biçiminde ve koyu metalik kırmızı renkli ambalajın içinde tüketiciye sunulduğunu, uzun yıllardır hiçbir unsuru değiştirilmeden piyasaya çıkarılan ve tanıtımı yapılan ... markalı ürünün genel ambalaj tasarımı ve kullanılan kırmızı renk pantonesi, san arka plan kombinasyonu ve yazım stili müvekkili şirket ile özdeşleştiğini, ambalajın ve renk kombinasyonlarının müvekkilinin ... markasının ticari takdim sekli olduğu ve uzun yıllardır kullanmak suretiyle işbu hususlar üzerinde üstün hak elde ettiğinin aşikar olduğunu, davalı tarafın "..." markalı ürünlerinin müvekkilin tanınmış "..." markalı ürününün üçboyutlu markası, ambalaj tasarımı ve ticari takdim şekli taklit edilmek suretiyle davalı tarafa ait market zincirinde satışa sunulduğunun ve haksız tasarım tescilleri yapıldığının tespit edildiğini, ihlal teşkil eden bu eylemlerin önüne geçmek için davalar ikame edildiğini, ambalaja ilişkin ise davalı tarafa ihtarname gönderildiği ve değişiklik yapılmasının talep edildiğini, ihlal akabinde yapılan görüşmelerde yeni bir ambalaj çalışmasının müvekkili şirkete gönderilmişse de, müvekkilinin haklarını ihlal eden ambalajın kullanılmaya devam edildiğini, ihtardan sonraki ambalajın da müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve ambalajın ve ticari takdim seklinin taklit edilmesinden dolayı haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı yanın yeni ambalajların her ikisini de kullanmaya ve ... marketlerinde satışına devam etmekte olduğunu, davalı yanın açılan davalarda kendi lehine sonuç almasının neticesinde müvekkili şirkete ait ürünlere daha çok yaklaşacak çalışmalar yaptığını ve davaya konu olmuş bir ürün açısından karıştırma ihtimalinden kaçınması beklenirken, benimsediği taklit felsefesine devam ettiğini ve karıştırma ihtimalini arttıracak unsurları tercih ettiğinin görüldüğünü, davalı tarafça müvekkilinin " ..." markalı ürününe ait uzun yıllardır kullanılmak suretiyle tanınmış marka ile özdeşleşmiş olan ambalaj tasarımını aynen kullandığının görüldüğünü, davalı tarafın kendisine ait marketlerde müvekkili şirkete ait "..." markalı ürün ile tüm ambalaj unsurlarını aynı yaptığı "..." ibareli ürününü aynı raflarda yan yana/alt alta satmakta olduğunu, ortalama tüketici tarafından müvekkili şirkete ait ürün ve davalı tarafa ait ürünün ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu gösterir sosyal medya paylaşımlarının bulunduğunu, davalı tarafın mezkûr ambalaj için tasarım tescil başvurusunda bulunmuşsa da, TPMK tarafından başvurunun müvekkilimizin itirazının kabulü ile iptal edildiğini, işbu tasarım başvurularına konu ürünlerin ayırt edilemeyecek derecede benzer görsel unsurları havi olduğunu ve doğrudan müvekkili şirket ile bağ kurulmasına neden olacak genel intibanın bulunduğunun görüldüğünü, davalı tarafın ürün ve ürün ambalajı seçimlerinde tüketicinin halihazırda güven duyduğu ve kalite algısı yüksek markalar ile karıştırılma ihtimalini arttıran unsurları tercih ettiğini, davalı şirketin müvekkili şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... numaralı, ... ve ... numaralı markaları, "..." markalı ürün ambalajı ve ticari takdim şekli aleyhinde müvekkili şirketin haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca tespitine, menini, refini, müvekkili şirketin marka ve tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüzün devamını önlemek ve davanın etkinliğini temin etmek üzere, davalı şirketin işbu eylemlerinin ivedilikle durdurulmasını, bu ürünlerin davalı tarafça imalinin, satışının, dağıtımının, ithalinin, ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesini talep ve dava etmiştir.