T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/746 Esas KARAR NO: 2025/1623 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2024 NUMARASI: 2021/128 E. - 2024/42 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. madd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/746 Esas KARAR NO: 2025/1623 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2024 NUMARASI: 2021/128 E. - 2024/42 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ... ... E.V.'nin (Alman Otomotiv Sanayicileri Birliği) Almanya'da otomotiv endüstrisi alanında üretim yapan 620' yi aşkın şirketten oluşan ve 100 yılı aşkın geçmişi ile özellikle otomotiv endüstrisi sahasındaki faaliyetleri ve ürünleri ile ilgili olarak tüm dünyada tanındığını, müvekkilinin hak sahibi olduğu ve dünya çapında birçok ülkede yıllardır tescillerle korunan "..." ve "..." markasının TPMK nezdinde 2012 17438 ve 2004 43480 numaralı marka tescilleri ile koruma altında olduğunu, müvekkilinin "..." markasının otomotiv sektöründe SCR katalizörlerinin ürettiği gazları temizlemekte kullanıldığı ve gaz çıkışını ortalama %90 oranında azaltmakta kullanılan, zehirli gazların temizlenmesini sağladığını, bu amaçla taşıt araçlarında kullanıldığını, kamyon ve otobüs gibi ticari araçlarda "..." markalı bu ürünün kullanılabilmesi için ek tanklar konulduğunu ve ticari araçların ortalama 100 km'de 1,4 litre "..." markalı bu üründen harcadığını, sözü edilen "..." markalı ürünün, petrol firmalarının benzin istasyonlarında satılan ürün olduğunu, müvekkili tarafından yaratılmış "..." markalarının, uzun süreli yoğun, yaygın kullanım ve tanıtım faaliyetleri neticesinde tüketici nezdinde yüksek bilinirlik düzeyine ulaştığını, ayırt edicilik kazandığını ve müvekkili ile özdeşleşmiş olduğunu, müvekkilinin "..." markalarının tanınmışlığından haksız kazanç elde etmek isteyen kişilerce çeşitli yol ve şekillerle sıklıkla taklit edildiğini, davalı yanın ticari faaliyetlerini ve ürünlerini işaret etmek amacıyla, müvekkilinin "..." markalarını taklit ettiğini ve müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız kazanç sağlama amacı ile faydalandığını, markalarını izinsiz kullandığını, bu şekilde müvekkilinin markalarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalı şirketin, müvekkilinin "..." ve "..." markalarını birebir aynı şekilde "...", "..." ve/veva "..." ibarelerini ve benzerlerini kullanmak suretiyle müvekkilinin markalarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, ayrıca davalının, http://www.....com/ ve http://www.....com.tr/ adresli web sitelerinde, https://www.....com/...-.../ ve https://www. ....com/.../ adresli ... hesaplarında, https;//....com/... https://....com/... adresli https://www.....com/.../ https://www.....com/.../adresli ... hesaplarında, ticari faaliyetlerini ve ürünlerini işaret etmek amacıyla haksız kullanımının bulunduğunu, davalının "..." markalarına tecavüz teşkil eden haksız kullanımının, Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/137 D. İş (Kapatılan Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/125 D. İş.) sayılı dosyası ile tespit edildiğini belirterek, davalının "...", "..." ve/veya "..." ibareleri ve benzerleri de dahil olmak üzere müvekkilinin "..." ve "..." marka, ürün ve ambalajı, ticari takdim şekli ile aynı ve/veya benzer tüm ürünlerine ait etiket, kalıp, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak, yazı velhasıl her türlü tanıtım vasıtasının davalıya ait işyeri/işyerlerinde ve bulundukları her yerden toplanarak yeddiemine teslimini mümkün kılacak şekilde, gerek görülürse teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının, müvekkili aleyhine haksız rekabetlerinin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını teminen ayrıca 6769 SMK'nın 149. maddesi hükmüne istinaden davalının müvekkili şirketin markalarına vaki tecavüzleri ve haksız rekabetleri nedeni ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, bunun için öncelikle markaya konu ürünün ne olduğunun açıklanması gerektiğini, "..." nun zehirli ve yanıcı olmayan % 32,5 sulu üre çözeltisi olduğunu, bu ürünün aynı zamanda Sulu Üre Çözeltisinin (AgueousUrea Solution) kısaltması olan AUS 32 olarak da bilindiğini, özellikle egzoz sistemlerine seçici katalitik indirgeme (SCR sistemi) takılı olan dizel motorlar için özel olarak tasarlanmış olduğunu, ... nitrojen oksitlerin (...) zararlı emisyonlarını azaltmak için katalitik konvertör içindeki egzoz gazlarının içine enjekte edildiğini, bunun da Euro 4, Euro 5 ve Euro 6 emisyon normları ile ilişkili olmasını sağladığını, egzoz gazlarına ... enjekte edilmesi bir amonyak çözeltisi (NH3) ve karbon dioksit (C02) içinde bulunan üre oluşmasını sağladığını, tüm bunlar yüksek sıcaklıkta gerçekleştiğini, ardından amonyak (NH3) dizel yanmalarında oluşan nitrojen oksitlerle (...) reaksiyona girdiğini, kimyasal reaksiyon sonucu egzozdan zararsız bir şekilde nitrojen (N2) ve su buharı (H20) çıkardığını, bu sürecin seçici katalitik indirgeme (SCR) olarak adlandırıldığını, anlaşılacağı üzere "..." markası dizel araçlarda egzoz sisteminde kullanılan bir çeşit sıvının ismi olarak anıldığını, bu sıvı üre içerikli bir çözeltiden ibaret olduğunu ve "..." markası bu sıvı çözeltisinin adı ile özleşmiş olduğunu, örneğin "..." ibaresinin aslında tescilli bir marka olmasına rağmen, halk arasında kağıt mendile verilen isim olduğunu, bu hususun jenerik isim olarak da anılan markanın ürüne ismini vermesi olarak tanımlandığını, müvekkili ... Bilişim Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin "..." markası ile sattığı hiçbir ürünün bulunmadığını, müvekkilinin kendi adına tescilli ticari markaları ile faaliyette bulunduğunu, müvekkilinin, "..." markasının yakıt olarak kullanıldığı elektronik ve mekanik sistemlere ürün ve hizmet sağladığını, araç üreticilerinin bu sistemleri Bosch, Emitec gibi teknoloji üreticilerinden aldıklarından, bu üreticilerin ... vb. sistemlerinde ... Sıvısı kullanıldığını, yani bu firmaların ... sıvısı kullanan sistemler ürettiğini, müvekkilinin ise ... sıvısı kullanan bu sistemlere elektronik ve mekanik ürün ve hizmet çözümleri ürettiğini, müvekkilinin, pazarlandığı iddia edilen üre içerikli sıvı çözeltiyi veya herhangi bir ürünü "..." markası ile pazarlamadığını, davacı yanın tedbir ve toplama-imha taleplerinin yersiz olduğunu, müvekkili şirketin de sattığı ürün ve hizmetlerin ... sıvısı kullanan SCR sistemlerinde kullanıldığını belirtmek için jargona yerleşmiş olan "..." ifadesini kullandığını, herhangi bir akaryakıt istasyonundan bu sıvıdan satın almak için Katalitik İndirgeyici Sistemlerde kullanmak için % 32,5 sulu üre çözeltisi istemek yerine, akaryakıt istasyonun sattığı sıvı üreticisi ve markası ne olursa olsun direkt olarak "..." denilmekte olduğunu, otomotiv teknik literatüründe de "..." ifadesinin kullanıldığını, su, civa, alkol, zeytinyağı, kan, süt vb. gibi "..." ibaresinin de belli nitelikleri olan bir sıvının ismi olarak literatüre girmiş olduğunu, araç sahipleri, şoförler, servisler, benzin istasyonları, kısaca konu ile bir şekilde ilgili herkes arasında da bu ürünlerin "..." olarak ifade edildiğini savunarak, açıkladıkları nedenlerle, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince 22/04/2024 tarihli duruşmada verdiği ara kararı ile;"...İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜNE, 6100 sayılı HMK'nun 389-390. maddeleri ile 6769 sayılı SMK'nun 159. maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN TAKDİREN 100.000 TL (yüzbintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜNE2- Davacı adına tescilli "..." ve "..." ibarelerini içeren ve benzer ürün, ambalaj, ticari takdim şekli ile aynı ve/veya benzer tüm ürünlerin, her tür ambalaj ve etiketin davalı tarafından, üretiminin, satışının, pazarlamasının, dağıtımının, depolama ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesine,3-Davalıya ait "...", "..." ve/veya "..." ibareleri ve benzerleri de dahil olmak üzere davacının "..." ve "..." ibareli marka, ürün ve ambalajı, ticari takdim şekli ile aynı ve/veya benzer tüm ürünlerine ait etiket, kalıp, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak ve her türlü tanıtım vasıtasının, davalıya ait işyeri/işyerlerinden toplanarak yeddiemine teslimine, yeddiemin masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 4-Davalıya ait http://www.....com.tr/ , https://www.....com/.../ , https://www.....com/.../, https://....com/..., http://www.....com/, https://....com/... vs internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında ..., ... ve/veya ... ibarelerinin tüm tanıtım ve kullanımlarının durdurulmasına, bu ibareleri içeren ürün/..., İHTİYATİ TEDBİR KARARININ TEBLİĞİNDEN İTİBAREN 2 HAFTALIK SÜRE İÇERİSİNDE KALDIRILMASINA, KALDIRILMADIĞI TAKDİRDE http://www.....com.tr/ , https://www.....com/.../ , https://www.....com/.../, https://....com/..., http://www.....com/, https://....com/... vs internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, 5-DAVACI TARAFÇA; 2004/43480 tescil numaralı "..." ve 2012/17438 tescil numaralı "..." ibarelerini içeren ürün/... İHTİYATİ TEDBİR KARARININ TEBLİĞİNDEN İTİBAREN 2 HAFTALIK SÜRE İÇERİSİNDE KALDIRILMADIĞININ MAHKEMEMİZE BİLDİRİLMESİ VE BUNA İLİŞKİN DELİL SUNULDUĞU TAKDİRDE; davalıya ait http://www.....com.tr/ , https://www.....com/.../ , https://www.....com/.../, https://....com/..., http://www.....com/, https://....com/... vs internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi hususunda ilgili yerlere müzekkere yazılmasına..." karar verilmiştir.MAHKEME KARARI:İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 22/02/2024 tarihli 2021/128E. - 2024/42K. sayılı kararıyla; "... Mahkememizce itibar edilen 12/04/2021 tarihli kök ve 20/10/2021 tarihli ek bilirkişi kurulu raporlarında da belirtildiği üzere: "..." ibaresinin, otomotiv sektöründe özellikle dizel motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanıldığı, çeşitli markalar altında satışa arz edildiği, ... ibaresinin otomotiv sektöründe motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanılan sulu üre çözeltisinin ilgili ortalama tüketici kesiminde ... olarak adlandırıldığı, ... ibaresinin jenerik marka haline geldiği, davalının www.....com.tr isimli internet sitesinde; ..., ..., ... ibareli markaların internet sayfasındaki kullanım boyutunun sair unsurlara göre büyüklüğü, sayfadaki konumu itibariyle ön plana çıkarıldığı, ... ibaresinin ... ... iptali, scania ... iptali, ... ... iptali, kobelco, hidromek, johnston ... iptali egr dpf off, .../DEF & ... ... via ... şeklindeki farklı araba imalatı yapan firmaların arabaları ile ilgili kullanımları ve bu kullanım yerlerinin, verilen hizmeti açıklamaktan, bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı, görseldeki ürün üzerinde ... ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımının diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aştığı, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, mezkür ürün üzerindeki kullanımının SMK'nın 7/5 maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı ve davacının marka hakkının ihlalini teşkil edeceği, davalının "www.....com/..." isimli ... hesabında, "..." intasgram hesabında, "https://www.....com/" isimli internet sitesinde, https://....com/... isimli ... hesabında; ... ibaresinin kullanımının bilgi verme amacını aştığı, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, davalının web sitelerinde, ..., ..., sosyal paylaşım sitelerinde ... ibaresinin kullanımına ilişkin değerlendirme de; davalı yanca tanıtımı yapılan, piyasaya sürülen, satışa arz edilen ürününde ... ibaresinin markanın esas unsuru olarak kaynak gösterme amacıyla markasal kullanıldığı, davalının bu fiilinin "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklindeki TTK'nın 55./1-a-4. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varıldığından, davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz - haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine, Mahkememizce verilen 22/02/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştikten sonra mütecaviz ürünlerin masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına karar verilmiştir. Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58. maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir. SMK kapsamında manevi tazminatın amacı markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, markaya tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle manevi tazminat talebinin kabulüne; 50.000 TL manevi tazminatının dava tarihi olan 15/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Dava sonucunda davacının haklı çıktığı, dolayısıyla ilan talebinde hukuki menfaat bulunduğu gözetilerek, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz - haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine,2-Mahkememizce verilen 22/02/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına, 3-Karar kesinleştikten sonra mütecaviz ürünlerin masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına,4-Manevi tazminat talebinin kabulüne; 50.000 TL manevi tazminatının dava tarihi olan 15/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline..." karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının hüküm açısından yerinde olduğunu, ancak gerekçesine ilişkin istinaf talebinde bulunduklarını, istinaf mahkemesince gerekçesi düzeltilerek yeniden karar verilmesini istediklerini, Mahkeme kararının gerekçesinde 12/04/2021 tarihli kök rapor ile 20/10/2021 tarihli ek rapora itibar edildiğinin belirtildiğini, bu raporlarda müvekkilinin "..." markasının jenerik hale geldiğine dair görüş bildirildiğini, bu hususun Mahkemenin hüküm kısmıyla çeliştiğini, söz konusu kısmın gerekçede maddi hata sonucu yer aldığı kanaatinde olduklarını, Mahkemece hükme esas alındığı belirtilen ve gerekçeye yazılan görüş ve tespitlere itiraz ettiklerini, Mahkemece itirazları kabul edilerek yeniden rapor alındığını, dosyaya sunulan 09/06/2022 tarihli bilirkişi raporu ile de haklılıklarının tespit edildiğini, Bu rapor ile müvekkilinin markasının jenerik marka olmadığının tespit edildiğini, Mahkemenin kararının hüküm kısmında görüldüğü gibi markayı jenerik bir marka olarak görmediğinin açık olduğunu,Müvekkilinin markasının ayırt ediciliği yüksek ve tüm dünyada tescilli bir marka olduğunu,Müvekkilinin "..." markalı ürünün dünyada öncü ve tek olduğunu, bu durumun jenerik olarak değerlendirildiğini, Mahkemenin gerekçesinin kabul edilmesinin alanında başarılı ve öncü birçok marka sahibinin fikri haklarının zedelenmesi sonucunu doğuracağını, Müvekkilinin Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü Arabuluculuk ve tahkim Merkezi'ne yaptığı başvuru sonucunda, başka bir uyuşmazlıkla ilgili verilen ... numaralı kararla müvekkilinin "..." markasının tanınmış marka olduğu ve jenerik hale gelmediğine, müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız olarak faydalanmaya çalışıldığına karar verildiğini, Müvekkilinin markasının jenerik hale gelmemesi için gereken gayreti gösterdiğini, markasını korumak için tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, Davalı tarafın kötüniyetli olduğunu, bu nedenle SMK'nın 7/5. maddesindeki dürüst kullanımdan söz edilemeyeceğini,Yerel Mahkeme kararının hüküm kısmına ilişkin herhangi bir istinaf taleplerinin bulunmadığını,Yerel Mahkeme tarafından maddi hata ile sehven yazılan gerekçenin düzeltilmesi için işbu istinaf dilekçesini sunduklarını,Yerel Mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilmesini talep ettiklerini, zira, müvekkilinin markasının jenerik bir marka olmadığını, müvekkilinin markasının tanınmışlığının ve ayırt ediciliğinin dosyada mevcut deliller ile sabit olduğunu, nitekim, dosyada alınan 09.06.2020 ve 08.01.2023 tarihli bilirkişi raporlarının da müvekkilinin “...” markasının jenerik marka olmadığını teyit ettiğini, ayrıca, huzurdaki davanın bu hususun değerlendirilebileceği bir dava olmadığını, davalının da savunmalarını ispat edecek bir delil sunamadığını, yerel Mahkeme kararının bu gerekçesinin Yargıtay kararlarına da aykırı olduğunu, Davalının tüm fiillerinin markaya tecavüz teşkil ettiğini ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, nitekim, yerel Mahkeme kararının hüküm kısmının da bu kapsamda verildiğini, bununla birlikte, yerel Mahkemenin gerekçesinde yer alan bilgi vermek amaçlı kullanımlara işaret eden tespitlerin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının hiçbir fiilinin bilgi vermek amaçlı olmadığını, nitekim, müvekkilinin markasının kullanılması için herhangi bir teknik zorunluluğun mevcut olmadığını, kaldı ki, davalının kötü niyetle hareket eden bir firma olduğunu,Davalının tüm fiillerinin, müvekkilinin “...” markalarının ve ürünlerinin yoğun tanıtım ve promosyon faaliyetleri, yoğun emek ve masraf neticesinde elde edilen haklı ününden haksız kazanç sağlamasına, tüketicide iltibasa ve aldanmaya yol açtığını, müvekkilinin ve ürünlerinin itibarına zarar verdiğini, davalının, müvekkilinin iş mahsulleri, faaliyetleri ve işleri ile iltibaslar yaratmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu, davalının fiillerinin aynı zamanda müvekkilinin markalarına tecavüz teşkil ettiğini belirterek, istinaf dilekçesinde dosya kapsamında sunulan dilekçeleri ile arz ve izah ettikleri nedenler ve ile Mahkemece re’sen göz önüne alınacak nedenlerle, istinaf dilekçelerinin kabulü ile yerel Mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/2. maddesi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına karşı süresinde ibraz ettiği 13/03/2024 tarihli istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Mahkemece alınan 08/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin kullanımlarının bilgi vermek amacıyla yapılan SMK'nın 7/5-b ve c kapsamında dürüst kullanımlar olduğuna dair görüş bildirildiğini, Ayrıca müvekkilinin "... ... ...&... ..." şeklindeki kullanımlarında asıl markanın "..." olduğu, "..." ibaresinin yardımcı unsur olarak kullanıldığının belirtildiğini,Aynı raporda "..." markasının jenerik hale gelmediğine dair görüş bildirilmişse de, bu görüşlerin kabul edilemeyeceğini, Raporda müvekkilinin ... ürünü için kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin belirtildiğini, raporda eksik değerlendirme yapıldığını, tüketici kitlesinin mesleki statüleri, hukuki hak ve yükümlülükleri ile sıfatları bir bütün olarak değerlendirildiğinde iltibas tehlikesinin oluşmayacağının gözetilmesi gerektiğini, Tüketicilerin tacir olması nedeniyle Yargıtay kararlarında da belirtildiği şekilde basiretli bir tacir gibi hareket etmeleri gerektiğini, ortalama tüketici olarak kabul edilemeyeceklerini,Bilirkişi raporunda bu hususta inceleme yapılmadığını belirterek, anılan nedenlerle; istinaf taleplerinin kabulü ile, Mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin esasa ilişkin Mahkeme kararına karşı süresinde ibraz ettiği 13/04/2024 tarihli istinaf dilekçesinde; Mahkemece davanın karara bağlandığı duruşma tutanağında katip olarak Büşra Serçe'nin adının yazıldığı, gerekçeli kararda ise katip olarak ...'nın adının yazılı olduğunu, Ayrıca gerekçeli kararın yalnızca hakim tarafından imzalandığını, katip tarafından imzalanmadığını, bu usulü eksiklikler nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini, Mahkemece alınan 08/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin kullanımlarının bilgi vermek amacıyla yapılan SMK'nın 7/5-b ve c kapsamında dürüst kullanımlar olduğuna dair görüş bildirildiğini, Ayrıca müvekkilinin "... ... ...&... ..." şeklindeki kullanımlarında asıl markanın "..." olduğu, "..." ibaresinin yardımcı unsur olarak kullanıldığının belirtildiğini,Aynı raporda "..." markasının jenerik hale gelmediğine dair görüş bildirilmişse de, bu görüşlerin kabul edilemeyeceğini, otomotiv sektöründe belli nitelikleri olan bir sıvının adı olarak literatüre girdiğini, jenerik marka haline geldiğini,Raporda müvekkilinin ... ürünü için kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin belirtildiğini, raporda eksik değerlendirme yapıldığını, tüketici kitlesinin mesleki statüleri, hukuki hak ve yükümlülükleri ile sıfatları bir bütün olarak değerlendirildiğinde iltibas tehlikesinin oluşmayacağının gözetilmesi gerektiğini, Tüketicilerin tacir olması nedeniyle Yargıtay kararlarında da belirtildiği şekilde basiretli bir tacir gibi hareket etmeleri gerektiğini, ortalama tüketici olarak kabul edilemeyeceklerini,Bilirkişi raporunda bu hususta inceleme yapılmadığını belirterek, İstinaf dilekçelerinde ayrıntılı, gerekçeli ve içtihatlı olarak yer verilen gerekçeler ile Mahkeme tarafından yapılacak inceleme neticesinde elde edilecek sair deliller neticesinde; istinaf başvuru dilekçelerinin kabulü ile; ilk derece mahkemesi tarafından hükmedilen davanın kabulü şeklindeki kararın davalı müvekkili lehine kaldırılmasına ve davanın ve taleplerin reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dosyanın yeniden inceleme ve yargılama yapmak üzere ilk derece mahkemesine iadesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 2004 43480 tecsil numaralı "..." markasının 01. sınıfta, 2012 17438 numaralı "..." markasının 04, 06, 07, 09, 12, 20, 35, 37, 39, 42. sınıflarda davacı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/137 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 13/09/2017 tarihinde "..." markalarının kullanımıyla ilgili delil tespiti talep edildiği, Mahkemece bilgisayar mühendisi bilirkişi Barış Başar'dan davalının intrenet üzerindeki kullanımlarının tespiti için 18/10/2017 tarihli bilirkişi raporu alındığı, raporda davalının kullanımlarının görsellerine de yer verildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince Ticaret hukukçusu Ali Paslı, makine mühendisi İ. ...ve sektör bilirkişisi İhsan Karagöz'den alınan 12/10/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davanın 15.05.2018 tarihinde; SMK hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra ikame edilmesi nedeniyle SMK hükümlerinin uygulama alanı bulacağı, SMK 157/1 (MarkKHK m. 70) ve TBK 72 maddeleri hükümleri çerçevesinde zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacı yanın 2012/17438 numaralı "..." ve 2004/43480 numaralı "..." markalarının tescilli olduğu, davalının ise aynı/benzer markaları tescil ettirmediği, buna karşılık davalının anılan işaretleri kendisine/davalıya ait internet sitesinde ve muhtelif sosyal medya hesaplarında kullandığı, SMK'nın 7/5. maddesi hükmü uyarınca dürüst kullanım durumunda marka hakkına tecavüzün söz konusu olmayacağı, davacı yana ait markalarda yer alan işaretin jenerik isim hâline geldiği de dikkate alındığında, davalı yanın kullanımının, sunulan mal ve hizmetlerin açıklanması için gerekli olması nedeniyle, dürüst kullanım niteliğinde olduğu,bununla birlikte davalı yanca ticarete konu edilen ürün ambalajlarında yer alan "..." ibaresinin, davacı yanın marka hakkına tecavüz teşkil edebileceği, ancak SMK 152 maddesi hükmünde düzenlenen tükenme ilkesi dolayısıyla, davalı yanca satılan ürünlerin davacı yana ait orijinal ürünler olması hâlinde yine tecavüzün vaki olmayacağı, davalı yanın sattığı ürünlerin orijinal olup olmadığı hususunda dosyada bir veri bulunmadığı, SMK hükümleri ile TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin kümülatif olarak uygulanmayacağı, ancak Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda haksız rekabete yönelik davacı iddiaları bakımından da raporda yer verilen marka hakkına tecavüze ilişkin tespitlerin geçerli olduğu, marka hakkı tecavüze uğrayan/haksız rekabet mağdurunun ayrıca kusurun varlığı hâlinde manevi tazminat talep edebileceği, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda, talep çerçevesinde davalıya ait internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında "..." ve benzeri işaretlerin kaldırılmasına, bu ibareyi taşıyan ürünlerin toplatılmasına ve imhasına ve ilamın itanına karar verilebileceği, yine Mahkemenin manevi tazminata da hükmedebileceği, bu noktada TBK'nın 49. maddesi ve devamı hükümlerinin dikkate alınması gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince endüstri mühendisi ...., hukukçu .....ve sektör bilirkişisi ...den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 27/06/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; 2004/43480 tescil numaralı "..." markası 01. sınıfta ve 2012/17438 tescil numaralı "..." markasının 04 / 06 / 07 / 09 / 12 / 20 / 35 / 37 / 39 / 42. sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumunun 23.05.2018 tarih 2018-OE-236980 sayılı yazısında belirtildiği üzere davalı şirket adına "..." ibareli herhangi bir marka başvurusunun tescili olmadığını, davacının "..." ibaresi üzerinde esas unsur olarak marka hakkının olduğu ve davalının ürün ambalajında "..." ibaresini kullandığı hususunun ihtilafsız olduğu, dava konusu "..." ibaresini taşıyan "Sulu Üre Çözeltisi" emtiasının piyasada yaygın adıyla "..." olarak bilindiği, sulu üre çözeltisi çeşitli markalar altında piyasada satılmasına karşın, genel olarak "..." olarak tanımlandığı, dolayısıyla "..." ibaresinin jenerik bir ibare olduğu, esas unsuru jenerik bir ibare haline gelmiş olan markanın üçüncü kişilerce esas unsur olarak kullanılamayacağı, ancak üçüncü kişilerin jenerik bir ibareyi ürünü/hizmeti tanımlamak amacıyla yardımcı bir unsur olarak kullanmasının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun kullanım olarak kabul edileceği, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/137 D.İş (Kapatılan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/125 D. İş) sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen 18.10.2017 tarihli bilirkişi tespit raporunda tespit edilen davalının "..." ibaresinin kullanımı incelendiğinde; davalının "..." ibaresini http://www.....com ve http://www.....com.tr adlı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında (..., ..., ...) genel olarak küçük puntolarla kullanmış olduğu, "..." ibaresi "sulu üre çözeltisinin" piyasadaki yaygın adı olduğu tespit edilmekle, davalının "..." ibaresini yardımcı unsur olarak kullanmasının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca dürüst bir kullanım kapsamında değerlendirileceği ve davacının bu tür kullanımlara katlanmak durumunda olduğu, tespit raporunun 5, 8 ve 15. sayfalarında davalının ürün ambalajı üzerinde "..." ibaresini esas unsur olarak ambalaj üzerinde kullanılmış olduğunun görüldüğü, tespit edilen ürünün davacının orijinal ürünü olup, davalının inlernet sitesi ve sosyal medya hesaplarında kullanıldığı şeklinde bir iddiamın taraflarca ileri sürülmemiş olduğu göz önüne alındığında, davalının rapordaki görseli yer alan ürün ambalajı üzerinde "..." ibaresini esas unsur olarak kullanıyor olmasınını marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirileceği, zira "..." ibaresini markada esas unsur olarak kullanmak hakkının davacı üzerinde olduğu, davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin orijinal/taklit ürün olup olmadığı hakkında taraflarca ileri sürülmüş bir ihtilafın olmadığı, davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin davacının orijinal ürünleri olduğu taraflarca ileri sürülmemiş olmakla somut olayda "marka hakkının tüketilmesi" ilkesinin uygulama alanının olmadığı, ... ibaresinin davalının ürün ambalajında esas unsur olarak kullanılıyor olduğu, Mahkemece davalı eyleminin haksız olduğu kabul edilecek olursa, davalı eyleminin davacının emeğinden haksız faydalanma olarak haksız rekabet kapsamında da değerlendirilebileceği (TTK m.55/1/a/4); Mahkemece davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yönünde kanaat oluşması durumunda, huzurdaki davada tazminata hükmedilebilmesi için aranan kusur şartının gerçekleştiği kabul olunabilecek olup, manevi tazminat miktarı takdirinin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 28/01/2020 tarihli ek raporda özetle: Dava konusu "..." ibaresini taşıyan "Sulu Üre Çözeltisi" emtiasının piyasada yaygın adıyla "..." olarak bilindiği, sulu üre çözeltisi çeşitli markalar altında piyasada satılmasına karşın genel olarak "..." olarak tanımlandığı, dolayısıyla "..." ibaresinin jenerik bir ibare olduğu, esas unsuru jenerik bir ibare haline gelmiş olan markanın üçüncü kişilerce esas unsur olarak kullanılamayacağı, ancak üçüncü kişilerin jenerik bir ibareyi ürünü/hizmeti tanımlamak amacıyla yardımcı bir unsur olarak kullanmasının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun kullanım olarak kabul edileceği, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/137 P.iş (Kapatılan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/125 D, İş) sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen 18.10.2017 tarihli bilirkişi tespit raporunda tespit edilen davalının "..." ibaresini kullanımını incelendiğinde: davalının "..." ibaresini http://www.ecuemulaters.com ve http://www.....com.tr adlı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında (..., ..., ...) genel olarak küçük puntolarla kullanmış olduğu, "..." ibaresi "sulu üre çözeltisinin" piyasadaki yaygın adı olduğu tespit edilmekle, davalının "..." ibaresini yardımcı unsur olarak kullanmasının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca dürüst bir kullanım kapsamında değerlendirileceği ve davacının bu tür kullanımlara katlanmak durumunda olduğu, tespit raporunun 5, 8 ve 15. sayfalarında davalının ürün ambalajı üzerinde "..." ibaresini esas unsur olarak ambalaj üzerinde kullanılmış olduğunun görüldüğü, tespit edilen ürünün davacının orijinal ürünü olup, davalının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında kullanıldığı şeklinde bir iddianın taraflarca ileri sürülmemiş olduğu göz önüne alındığında, davalının rapordaki görseli yer alan ürün ambalajı üzerinde "..." ibaresini esas unsur olarak kullanıyor olmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirileceği, zira "..." ibaresini markada esas unsur olarak kullanmak hakkının davacı üzerinde olduğu, davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin orijinal/taklit ürün olup olmadığı hakkında taraflarca ileri sürülmüş bir ihtilafin olmadığı, davalı tarafından satışa sunuları ürünlerin davacının orijinal ürünleri olduğu taraflarca ileri sürülmemiş olmakla somut olayda "marka hakkının tüketilmesi" ilkesinin uygulama alanının olmadığı, "..." ibaresinin davalının ürün ambalajında esas unsur olarak kullanılıyor olduğu, Mahkemece davalı eyleminin haksız olduğu kabul edilecek olursa, davalı eyleminin davacının emeğinden haksız faydalanma olarak haksız rekabet kapsamında da değerlendirilebileceği, Mahkemece davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yönünde kanaat oluşması durumunda, huzurdaki davada tazminata hükmedilebilmesi için aranan kusur şartının gerçekleştiği kabul olunabilecek olup, manevi tazminat miktarını takdirin Mahkemeye ait olduğu, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelere karşı davacı ve davalının beyan ve itirazları değerlendirilmiş olup, söz konusu itirazların kök raporunun vardığı sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince tasarım uzmanı ..., marka vekili Neslihan Güner ve sektör bilirkişisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 12/04/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacının ... markası ile ilgili internet nezdinde yapılan araştırma neticesinde ... ibaresinin otomotiv sektöründe özellikle dizel motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanıldığı ve çeşitli markalar altında satışa arz edildiği, ... ibaresinin otomotiv sektöründe motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanılan sulu üre çözeltisinin ilgili ortalama tüketici kesiminde ... olarak adlandırıldığı, ... ibaresinin jenerik marka haline geldiği, davalının www.meta/www.....com.tr isimli internet sitesinde, davalı yanın ... ..., ..., ... ibareli markalarını internet sayfasındaki kullanım boyutunun sair unsurlara göre büyüklüğü, sayfadaki konumu itibariyle ön plana çıkarıldığı; ... ibaresinin ... ... iptali, scania ... iptali, ... adbluc iptali, kobelco, hidromek, johnston ... iptali egr dpf off, .../DEF & ... ... via ... şeklindeki farklı araba imalatı yapan firmaların arabaları ile ilgili kullanımları ve işbu kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde ... ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, mezkür ürün üzerindeki kullanımının SMK'nın 7/5 maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının www.....com/... isimli ... hesabında, ... ibaresinin Ford Euro 5 ... ... ..., .../DEF & ... ... via ..., Ford ..., ..., #..., #adblueemulator şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde ... ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, davalının mezkür ürün üzerindeki ... ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının ... intagram hesabında, ... ibaresinin .../DEF & ... ... via ..., Ford ... ..., #..., #... şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde ... ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, davalının mezkür ürün üzerindeki ... ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının ... isimli ... hesabında, ... ibaresinin 9İN1adblue ... ... Montaj ve Testi, ... İptal Cihazı Montaj ve Test şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı, mezkür ürün üzerindeki kullanımının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olduğu, davalının https://www.....com/ isimli internet sitesinde, ... ... ibaresini havi ürün haricinde kalan ... ibaresinin kullanım yerleri ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte görseldeki ürün üzerinde ... ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal olarak kullanıldığı davalının mezkür ürün üzerindeki ... ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının https://....com/... isimli ... hesabında, ... ibaresinin ... ... ... & ... ... şeklinde markada markanın esas unsurunun ... olduğu, yardımcı unsuru olarak ... ... & ... ... ibaresinin kullanıldığı, ... jenerik bir isim haline geldiğinden markada yardımcı unsur olarak kullanılmasının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olduğu, davacı tarafça davalı tarafından piyasaya sürülen, satışı ve tanıtımı yapılan ürünlerin orijinal ürün olup olmadığı konusunda bir iddia bulunmadığından ve davacının dava konusu ürünleri ile davalının ürünlerinin aynı olmadığı tespit edildiğinden SMK'nın 152. maddesi kapsamında tükenme ilkesi değerlendirme yapılmadığı, davalının web sitelerinde, ..., ... sosyal paylaşım sitelerinde ... ibaresinin kullanımına ilişkin değerlendirme de, davalı yanca tanıtımı yapılan, piyasaya sürülen, satışa arz edilen ürününde ... ibaresinin markanın esas unsuru olarak kaynak gösterme amacıyla markasal kullanıldığı, davalının işbu fiilinin “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklindeki TTK'nın 55./1-a-4. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil edeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 20/10/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Davacının "..." markası ile ilgili internet nezdinde yapılan araştırma neticesinde "..." ibaresinin otomotiv sektöründe özellikle dizel motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanıldığı ve çeşitli markalar altında satışa arz edildiği, otomotiv sektöründe motorlu araçların emisyon değerlerini düşürmek için kullanılan sulu üre çözeltisinin ilgili ortalama tüketici kesiminde ... olarak adlandırıldığı, ... ibaresinin jenerik marka haline geldiği, davalının www.meta/www.....com.tr isimli internet sitesinde, davalı yanın ... ..., ..., ... ibareli markalarını internet sayfasındaki kullanım boyutunun sair unsurlara göre büyüklüğü, sayfadaki konumu itibariyle ön plana çıkarıldığı, ... ibaresinin ... ... iptali, scania ... iptali, ... ... iptali, kobelco, hidromek, johnston ... iptali egr dpf off, .../DEF & ... ... via ... şeklindeki farklı araba imalatı yapan firmaların arabaları ile ilgili kullanımları ve işbu kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte, görseldeki ürün üzerinde ... ... ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, mezkür ürün üzerindeki kullanımının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının www.....com/... isimli ... hesabında, ... ibaresinin Ford Euro 5 ... ... ..., .../DEF & ... ... via ..., Ford ..., ..., #..., #adblueemulator şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte, görseldeki ürün üzerinde "... ..." ibaresindeki "..." ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, davalının mezkür ürün üzerindeki "..." ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının ... intagram hesabında, "..." ibaresinin .../DEF & ... ... via ..., Ford ... ..., #..., #... şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte, görseldeki ürün üzerinde "... ..." ibaresindeki ... ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, davalının mezkür ürün üzerindeki "..." ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının ... isimli ... hesabında, "..." ibaresinin 9İN1adblue ... ... Montaj ve Testi, ... İptal Cihazı Montaj ve Test şeklindeki kullanım yerlerinin ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı, mezkür ürün üzerindeki kullanımının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olduğu, davalının https://www.....com/ isimli internet sitesinde, "... ..." ibaresini havi ürün haricinde kalan "..." ibaresinin kullanım yerleri ve verilen hizmeti açıklamaktan ve bilgi vermek amaçlı olarak tali bir unsur olarak kullanıldığı görülmekte birlikte, görseldeki ürün üzerinde "... ..." ibaresindeki "..." ibaresinin kullanımı diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aşar, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal olarak kullanıldığı, davalının mezkür ürün üzerindeki "..." ibaresi kullanım şeklinin SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı, davacının marka hakkının ihlali teşkil edeceği, davalının https://....com/... isimli ... hesabında, "..." ibaresinin ... ... ... & ... ... şeklinde markada markanın esas unsurunun "..." olduğu, yardımcı unsuru olarak "... ... & ... ..." ibaresinin kullanıldığı, "..." jenerik bir isim haline geldiğinden markada yardımcı unsur olarak kullanılmasının SMK'nın 7/5. maddesi uyarınca hukuka uygun olduğu, davacı tarafça davalı tarafından piyasaya sürülen, satışı ve tanıtımı yapılan ürünlerin orijinal ürün olup olmadığı konusunda bir iddia bulunmadığından ve davacının dava konusu ürünleri ile davalının ürünlerinin aynı olmadığı tespit edildiğinden, SMK'nın 152. maddesi kapsamında tükenme ilkesiyle ilgili değerlendirme yapılmadığı, davalının web sitelerinde, ..., ... sosyal paylaşım sitelerinde "..." ibaresinin kullanımına ilişkin değerlendirmede, davalı yanca tanıtımı yapılan, piyasaya sürülen, satışa arz edilen ürününde "..." ibaresinin markanın esas unsuru olarak kaynak gösterme amacıyla markasal kullanıldığı, davalının işbu fiilinin "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklindeki TTK'nın 55./1-a-4. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil edeceği, kök rapordaki değerlendirmelerine karşı tarafların beyan ve itirazları değerlendirildiği, kök raporda vardıkları sonuçlarda bir değişikliğin olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince tasarım uzmanı ..., marka uzmanı ... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının "..." ibareli markasının jenerik bir ibareye dönüşmemesi açısından gerekli tedbirleri aldığı, "..." ibaresinin jenerik olmadığı, davalının "..." kullanımlarının dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde olmadığı, marka hakkına tecavüz koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince bilirkişiler ..., ... ve ...'ndan oluşna bilirkişi heyetinden alınan 08/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "..." ibaresinin jenerik marka haline gelmediği, davalının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki, "... ..." ürünü üzerindeki kullanımı hariç, diğer kullanımlarının SMK 7/5-b ve c kapsamında dürüst kullanım olduğu, davacının "... ..." ürünü üzerindeki kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının "... ..." ürünü üzerindeki kullanımının haksız rekabet fiili teşkil ettiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı heyetten alınan18/03/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: kök raporda varılan sonuçlarda değişiklik yapılmasına gerek görülmediği, davalının kötüniyetli sayılmasının Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece sözlü yargılama duruşmasına ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve davanın kabulüne kararı verilmiş, davalı vekili ihtiyati tedbir kararına ve esasa ilişkin karara karşı, davacı vekili ise esasa ilişkin kararın gerekçesine karşı istinaf yargı yoluna başvurmuşlardır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf talepleriyle ilgili resen yapılan incelemede; ihtiyati tedbir kararının yalnızca Mahkeme hakimi tarafından e-imza ile imzalandığı, kararda adı bulunan zabıt katibinin e-imzasının ya da ıslak imzasının bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf taleplerinden öncelikle usule yönelik talepleri incelenmiştir.Her ne kadar davalı vekili gerekçeli kararda, sözlü yargılama duruşmasına katılan zabıt katibi yerine başka bir zabıt katibinin adının yer aldığına dair istinaf talebinde bulunmuşsa da, gerekçeli kararın başka bir zabıt katibi ile yazılmasında usule aykırılık bulunmadığından istinaf talebi kabul edilmemiştir.Ancak, Mahkemenin esasa ilişkin gerekçeli kararında yalnızca Mahkeme hakiminin e-imzasının mevcut olduğu, zabıt katibinin e-imzasının bulunmadığı, ıslak imzasının da yer almadığı tespit edilmiş olup, bu durum HMK’nın 297/1-d maddesine aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf talebi resen yapılan inceleme ile de kabul edilmiş, davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf talepleri bu aşamada incelenmemiştir.Davacı vekilinin hükmün gerekçesine ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; Mahkemece gerekçeli kararda 12/04/2021 tarihli kök ve 20/10/2021 tarihli ek raporun hükme esas alındığının belirtildiği, diğer bilirkişi raporlarına neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, resen yapılan incelemede de, davalının ürün üzerinde "... ..." ibaresindeki "..." ibaresinin kullanımının diğer kullanımlardan farklı olarak bilgi verme amacını aştığı, davacının markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı, davalının davaya konu edilen bir kısım kullanımlarının ise bilgi vermek amacıyla olduğu kabul edilmesine rağmen, hüküm kısmında davalının hangi kullanımının markaya tecavüz teşkil ettiği açıklanmadan, hükmün infazında belirsizliğe yol açacak şekilde yalnızca "Davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz - haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine" şeklinde karar verildiği tespit edilmiştir. Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin ve davacı vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, Mahkemece yukarıda belirlenen usuli eksikliklerin giderilmesi, hangi bilirkişi raporuna neden üstünlük tanındığının açıklanması ve mahkeme kararının gerekçesine göre hükmün infazında tereddüte neden olmayacak şekilde, davalının "..." ibaresini kullanımlarıyla ilgili hangi kullanımlarının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini açıklayacak şekilde hüküm kurulması için, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin 22/02/2024 tarihli, 2021/128 Esas sayılı ihtiyati tedbir kararına ilişkin istinaf talebinin KABULÜ ile 6100 sayılı HMK'nın 355/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair kararın KALDIRILMASINA, 2-Davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf talebinin ve davacı vekilinin gerekçeye ilişkin istinaf talebinin KISMEN KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 355/1. ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince, İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 22/02/2024 tarihli 2021/128 E. - 2024/42 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,5-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harçlarının talebi halinde davalıya iadesine, 6-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 11/12/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.