10. Hukuk Dairesi 2024/5710 E. , 2024/6244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/294 E., 2024/113 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/313 E., 2022/1216 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından istinaf edilmesi ü
**10. Hukuk Dairesi 2024/5710 E. , 2024/6244 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/294 E., 2024/113 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/313 E., 2022/1216 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 24.05.1993 tarihinden emekli olduğu tarihe kadar davalı İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri (İETT) Genel Müdürlüğünde şoför olarak çalıştığını, davalı işyerinde çalıştığı dönemler boyunca geçerli olan toplu iş sözleşmelerinin tamamında çalışanların çeşitli nedenlerle oluşan geçici iş göremezlik hallerinde dahi, gerek ücretlerinin gerekse de sigorta primlerinin çalışılıyormuş gibi tahakkuk ettirileceğinin hüküm altına alındığını, ancak çalışmalarının Kuruma eksik bildirildiğini ileri sürerek, 24.05.1993 – 14.07.2011 tarihleri arasında Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, eksik bildirilen günlerde davacının iş göremezlik durumu hallerinin Kurumdan sorulması gerektiğini, davacının eksik bildirilen günlerinde mazeretsiz işe gelmeme, istirahat izinli olabileceğini, bu hallerde sigorta primlerinin tam değil aktif çalışılan gün kadar bildirilmiş olacağını belirterek, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışmanın yöntemince kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Yapılan yargılama, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; kamusal niteliği gereği işin devamlılık arz etmesi, eksik bildirime konu süreler yönünden işverence herhangi bir kayıt tutulmamış olması, bildirim yapılmayan süreler yönünden fesih şartlarının değerlendirilmemesi hususunun işçinin işe geldiği veya mazeretli olduğu yönünde değerlendirilmesinin gerekmesi, onlarca işçi yönünden gerekçesiz ve hiçbir kayda dayanmayan eksik bildirim yapılmış olmasının hizmetin devamlılığı ilkesine aykırı olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının çalışmalarının kesintisiz ve aralıksız olduğu kanaatiyle, davacının davasının kabulü ile davacının, 16964.34 sicil numaralı işyeri nezdinde; 1994/1 inci döneminde 3 gün, 1995/1 inci döneminde 3 gün, 1995/3 üncü döneminde 2 gün, 1996/2 nci döneminde 1 gün, 1997/1 inci döneminde 1 gün, 2000/3 üncü döneminde 1 gün, 2002/3 üncü döneminde 1 gün, 2003/3 üncü döneminde 1 gün, 2004/1 inci döneminde 2 gün olmak üzere toplam 15 gün daha sigortalı olarak bildirilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının işyerine asılarak bilgilendirilmesine rağmen süresinde itiraz etmediğine göre (ücretsiz izin, ya da mazeretsiz işe gelmediğini o an için bildiğinden) iddia edildiği üzere yatırılması gerektiği halde yatırılmamış bir sigorta priminin söz konusu olmadığını, davacının işten ayrıldığı tarihte öğrenme ve zamanaşımı süresinin başladığını ve zamanaşımının geçtiğini, primin ücretten farklı olduğunu ispat külfetinin davacı işçiye ait olması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber, davacının eksik primleri ödenmiş olsaydı dahi davacının mevcut durumunda SGK tarafından bağlanan gelir veya aylığında herhangi bir değişiklik gerçekleşmeyeceğini, davaların seri dava olduğu gözetilerek davacı yan lehine hükmedilecek vekalet ücretine seri dosyalarda geçerli indirim oranının uygulanmasını talep ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Fer'i Müdahil Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; sigorta priminin ödenmesinin işverenin görevi olup Kurumun sorumluluğu bulunmadığını, davacının sosyal yardım fonu alıp almadığının araştırılması gerektiğini, yazılı delil sunulmadığını, davanın yöntemince kanıtlanamadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işyerinden davacının özlük dosyası ile puantaj kayıtları ve ücret ödeme belgelerinin istenildiği, hüküm altına alınan tarihlerde davacının istirahatli olduğuna, ücretsiz izin aldığına ve mazeretsiz işe gelmediğine dair özlük dosyasında bir belge bulunmadığı gibi eksik gün üzerinden ücret ödenmesine dair ücret bordrosunun da sunulmadığı, 1991 yılına ilişkin Toplu İş Sözleşmesinin sunulduğu, Toplu İş Sözleşmesinin (TİS) 28/d bendinde, hastalık nedeniyle iş göremezliğe uğrayan işçilerin istirahat belgelerini işyerine ibraz etmesi şartıyla Sosyal Sigortalar Kurumunca ödenmeyen günlere ait ücretleri ile diğer istirahat günleri için maktu primler de dahil olmak üzere çalışıyormuş gibi tam tahakkuk yapılacağının kararlaştırıldığı; sigortalının istirahatli olmasına karşın bu belgeleri işverene vermediğinden bahsedilebilmesi için öncelikle istirahatli olduğunun kanıtlanmasının gerektiği, somut olayda sigortalının bu dönemlerde istirahatli olduğuna dair davalı işveren tarafından bir belge sunulmadığı gibi Kuruma bildirilmeyen sürelerin davacının istirahatli olduğu halde işverene belge sunmamasından kaynaklandığına dair herhangi bir delil de bulunmadığı; TİS ile sigortalı yararına getirilen bu düzenlemedeki ispat yükünün tek başına sigortalıya yüklenmesinin doğru ve hakkaniyete uygun olmadığı, kamu işyerlerinde çalışmanın belgelere dayanması gerektiği gibi sigortalının hizmetinin eksik bildirilmesi halinde yine belgelerin saklanması ve müfettiş incelemesi yapılması veya dava açılması durumunda kanıt olarak sunulması görevinin kamu işverenine ait olduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan (Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 21.06.2021 tarih ve 2020/9263 E. 2021/8630 K.sayılı emsal kararı da bu yöndedir) istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i Müdahil Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.