6. Hukuk Dairesi 2011/262 E. , 2011/4855 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Önalım dav
**6. Hukuk Dairesi 2011/262 E. , 2011/4855 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir. Önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu taşınmazın 1/2 payının 10.03.2008 tarihinde satın alınması üzerine davacı 21.07.2009 tarihinde açtığı bu dava ile önalım hakkının tanınarak payın iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı yargılama sırasında davacı tarafından hakkında açılan ve reddedilen Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1601 Esas sayılı dosyasına delil olarak dayanmış, temyiz dilekçesinde taşınmazın paydaşları arasında taksim edildiğini ileri sürmüştür. Yukarıda açıklandığı gibi fiili taksim savunması yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden mahkemece yapılacak iş davalının fiili taksim savunması üzerinde durulması, bu konuda taraf delillerinin toplanması, gerekirse mahallinde keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişi marifetiyle denetime elverişli rapor alınması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibaret iken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.