5. Hukuk Dairesi 2010/13514 E. , 2010/18727 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince verilen dilek…
**5. Hukuk Dairesi 2010/13514 E. , 2010/18727 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare ile bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir. 746 parsel sayılı taşınmaza sebze bahçesi olarak net geliri, diğer taşınmazlara ise kısmen fındıklık, kısmen ağaçlık niteliğinde olduğu dikkate alınarak, buna göre net gelirleri esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak; 1-Fındık bahçesi niteliğindeki taşınmazların bedelinin net fındık gelirine göre belirlenmesi gerektiği halde, kuru ot ve odun gelirlerinin fındık gelirine ilave edilmesi suretiyle, taşınmazın değerinin fazla tespiti, 2-Dosyadaki bilgi ve belgelere, bilirkişi raporunda belirlenen özelliklerine göre, dava konusu taşınmazlardan 849 parselin % 40'dan az olmamak üzere objektif değer arttırıcı oran uygulanmak suretiyle bedelinin tesbiti gerekirken, bu oranın daha az alınması suretiyle aza hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.