(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/3735 E. , 2011/7517 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/03/2009 gün ve 2009/2457-3708 ve 2009/2460 - 3707 sayıl…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/3735 E. , 2011/7517 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/03/2009 gün ve 2009/2457-3708 ve 2009/2460 - 3707 sayılı bozma kararlarında özetle: "Davacı gerçek kişinin köy tüzelkişiliği aleyhine ve zilyetliğe dayalı açtığı kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı gerçek kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı gibi Orman Yönetimi ve Hazinenin bu yere ilişkin dava açıp açmadıkları da araştırılmamıştır. Ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın çalılıklarının temizlenerek imar ihyasının tamamlandığı belirtildiği, yine keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ifadelerinde, davacının bu yeri 1969 yılından itibaren kullanmaya başladığı ve 15-20 yıldan bu yana da ekip biçmediği, otunu biçmek ve hayvan otlatmak suretiyle kullandığı belirtildiği halde, davacının bu yer üzerindeki zilyetliğinin tam olarak ne zaman başlayıp ne kadar sürdüğü, sürdürülen zilyetlik süresinin taşınmaz mülkiyetinin kazanımı için yeterli olup olmadığı, ot biçmek ve hayvan otlatmak suretiyle sürdürülen zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, 15-20 yıldan bu yana kullanılmamasının zilyetliğin terki olup olmadığı üzerinde durulmamış, belirtilen eksiklikler usulüne uygun olarak giderilmemiştir.