T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/340 Esas KARAR NO : 2025/1307 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/10/2023 NUMARASI : 2021/768 Esas, 2023/692 Karar DAVA:Bedel istirdatı DAVA TARİHİ: 30/11/2021 BİRLEŞEN 2021/783 ESAS SAYILI DAVADA DAVA: Çek İstirdatı DAVA TARİHİ: 06/12/2021 KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/340 Esas KARAR NO : 2025/1307 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/10/2023 NUMARASI : 2021/768 Esas, 2023/692 Karar DAVA:Bedel istirdatı DAVA TARİHİ: 30/11/2021 BİRLEŞEN 2021/783 ESAS SAYILI DAVADA DAVA: Çek İstirdatı DAVA TARİHİ: 06/12/2021 KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yetkili hamili ve lehtarı olduğu 31/10/2021 keşide tarihli ve 0011232 seri nolu, 40.000,00 TL bedelli çeki kaybettiğini, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/529 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtıklarını ve davanın derdest olduğunu, mahkemece çek üzerinde ödeme yasağı kararı verildiğini, ancak çek iptali davası devam ederken kaybolan çekin kötüniyetli üçüncü şahısların eline geçtiğini ve müvekkili adına sahte lehtar cirosu ile ciro silsilesi devam ettirilerek haksız ve dayanaksız bir şekilde davalının eline geçtiğini, davalının çek iptali davasına müdahale talebinde bulunduğunu, mahkemenin talebi reddettiğini, mahkemece çek istirdatı açmak üzerine taraflarına 2 haftalık kesin süre verildiğini, davalının çeki 01/11/2021 tarihinde bankaya ibraz ettiğini, ancak ödeme yasağı nedeniyle ödeme yapılmadığını, davalı çeke istinaden müvekkili ve diğer imzacılar aleyhine İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/752 D. İş sayılı ihtiyati haciz kararı aldığını ve İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile haciz ve kambiyo takibine geçtiğini ve müvekkili aleyhinde haciz baskısı oluşturulduğunu, müvekkili adına kayıtlı araçlar ve borçluların tüm banka hesaplarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz ve araçlara yakalama konulmak suretiyle aşkın haciz uygulandığını, müvekkilinin haciz baskısı altında borcu ödediğini, bu nedenlerle İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında haciz baskısı altında davalıya ödenen 45.980,86 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatına, davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hukuki dayanaktan yoksun olup sırf alacaklı konumunda olan müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla ikame edildiğini, emsal kararlardan da görüleceği üzere iyi niyetli hamil olarak çeki elinde bulunduran müvekkilinin söz konusu çek için yetkili hamil konumunda olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olarak ikame edilen davanın reddine, haksız ve kötüniyetle hareket eden davacının %20' den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Asıl dava dilekçesindeki beyan ve iddialarını tekrar ile keşidecisinin dava dışı ..., lehtarının davacı olan 31.10.2021 keşide tarihli ve 0011232 seri numaralı 40.000,00 TL bedelli çekteki müvekkilinden sonraki ciroların haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olduğundan iptaline, çekin davalıdan istirdatı ile son yetkili ve haklı hamil olup çek tutarı kadar alacaklı olan müvekkiline iadesine, davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu tekrarla öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi halde esastan reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/768 Esas 2023/692 Karar 04/10/2023 Tarihli kararında; "...Çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu yönündeki ispat yükü, çeki elinde bulundurup icra takibine girişen ve çekte yer alan imzanın davacı/borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir. Mahkememizde görülüp karara bağlanan dava, sahtelik (imza inkarı) nedenine dayalı olarak açılmış olup, böyle bir durumda öncelikle sahtecilik iddiasının irdelenmesi, dava ve takip konusu çekteki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının incelenmesi gerekmiştir. Bu minvalde, dava konusu çek aslı, davacı şirket yetkilisi ...'ın çekin keşide tarihinden önce kullanmış olduğu imzaları içerir mukayeseye esas belge asılları celbedilmiş, imza örnekleri alınmış, imza incelemesi yaptırılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar asıl dava şeklen; dava konusu çekteki davacı şirket yetkilisine ait ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle dava konusu çek nedeniyle haciz baskısı altında ödenen bedelin istirdatına ilişkin olsa da, dilekçe içeriğinden borçlu olunmayan paranın ödenmesinden dolayı ödenen paranın istirdatına ilişkin olduğunun anlaşıldığı, menfi tespit davalarında ise ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğu, davalı tarafın alacağın varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu ispatlamak zorunda olduğu, istirdat isteminde ise ispat külfeti davacı borçluda olup çekin davalı alacaklı tarafından kötü niyetle iktisap edildiğini veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Dava ve takip konusu çekteki ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk olmadığı, davalının şeklen dava konusu çekin yetkili hamili olduğu anlaşılmış ise de, sahtecilik def’i mutlak def’ilerden olup kambiyo senedinde imza inkarında bulunandan sonra gelen herkese karşı ileri sürülebileceğinden davacının sahtelik iddiasını davalıya karşı ileri sürebileceği değerlendirilmiştir. Dava konusu çek üzerindeki davacı ciranta imzasının davacıya ait olup olmadığının tespiti açısından alınan ve karar vermeye uygun bulunan bilirkişi raporuna göre çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşıldığından davacının borçlu olmadığı ve haciz baskısı altında ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği değerlendirilmiştir. Davacı tarafça, çekin istirdatına yönelik ayrı bir dava ile talepte bulunulmuş ise de, dava ve takip konusu çekteki ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı, davalının şeklen dava konusu çekin yetkili hamili olduğu, dava konusu çekin faktoring ilişkisi kapsamında davalıya geçtiği, davalıdan önceki iki ciranta arasında faturaya dayalı ticari bir ilişkinin bulunduğu (davacı kabul etmeyip şeklen de olsa) anlaşılmakla davalının 6102 sayılı TTK'nın 790. Maddesine göre ispat külfetini yerine getirdiği, bu haliyle davalının çeki geri vermekle yükümlü olması için aynı yasanın 792. Maddesine göre, davalının çeki iktisap ederken kötü niyetli iktisap ettiğinin veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun ispatlanmasının gerektiği, CBS soruşturma dosyasında buna ilişkin olarak karar tarihine kadar elde edilmiş delil bulunmadığı, soruşturmanın bekletici mesele yapılamasına gerek olmadığı ile dosya kapsamına göre davacı tarafça bu hususların ispatlanamadığı anlaşılmakla dava konusu çekin istirdatı koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Tüm bu nedenler ile davanın kısmen kabulü ile, davacının, davalıya, dava konusu ... Esenyurt Sanayi şubesine ait 31.10.2021 keşide tarihli 0011232 seri numaralı 40.000,00 TL bedelli çek nedeniyle sahte imza nedeniyle borçlu olmadığı tespit edildiğinden haciz baskısı altında davalıya ödenen bedelin istirdatına, davacının çekin istirdatına yönelik talebinin ise reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça, kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de, dosya kapsamında toplanan delillere ve yukarıdaki tespitlere göre takibin davalı tarafından kötü niyetli yapıldığına dair mahkememizde bir kanaat oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça, icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, icra dosyası kapsamında davalının alacağına kavuşmasını engelleyen veya geç kavuşmasını sağlayan uygulananan bir tedbir olmadığından ve davalı tarafça alacağın tahsil edilmiş olması nedeniyle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Dava ve İstanbul 20. İcra müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının takip dayanağı olan 31/10/2021 keşide tarihli 40.000,00-TL bedelli çek üzerinde atılı imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespiti ile davacı tarafından davalıya ödenen 45.980,96-TL alacağın 19/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,...2-Davacının çekin istirdatına yönelik davasının REDDİNE,... 3-Davacının kötü niyet tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 4-Davalının icra inkar tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Hükme esas alınan 03.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda eksik mukayese ve inceleme yapıldığını, Grafoloji biliminin gerekliliklerine uygun hareket edilmeden düzenlenen rapor dikkate alınarak dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle ödenen bedelin istirdadına yönelik hükmün hatalı olduğunu, müvekkili şirketin Faktoring Şirketi olup ticari faaliyet alanı hukuken düzenlendiğini, ticari ilişkiye dayanmayan, faturaya bağlı olmayan bir alacağı devralmasının zaten mümkün olmadığını, Müvekkili şirket tarafından kambiyo vasfına sahip, tüm esaslı unsurlara haiz bir senede dayanan borç için takibe girişilmiş ve alacak tahsil edildiğini, davacı borçlu yanın aslında borçlu olmadığından, imzanın kendilerine ait olmadığından ve sair başkaca asılsız iddialara dayanan haksız davasının reddi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl Dava; Sahtelik iddiasına dayalı olarak icra tehdidi altında ödenen bedelin tahsili istemi, Birleşen Dava; Çek istirdatı istemidir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.Asıl davaya yönelik karar, asıl davada davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu çekin keşide tarihinden öncesine ilişkin karşılaştırmaya elverişli yeter sayıda imza taşıyan belgelerin mukayeseye esas alındığı, sunulu grafoloji raporunun denetime elverişli olduğu ve rapor ile çek üzerinde davacı adına atılı imzanın davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, asıl davanın kabulüne ilişkin kararın yerinde olduğu anlaşıldığından davalı tarafından asıl davaya yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada davalı vekilinin, asıl davaya yönelik istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 3.140,95 TL harçtan, peşin alınan 785,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.355,71 TL harcın asıl ve birleşen davanın davalısından alınarak hazineye irat kaydına, 3-Asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.23/10/2025