T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1605 KARAR NO : 2026/345 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2024 (Karar) NUMARASI : 2022/81 Esas, 2024/394 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/03/2026 Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda v…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1605 KARAR NO : 2026/345 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2024 (Karar) NUMARASI : 2022/81 Esas, 2024/394 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/03/2026 Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı banka arasında 24/01/2006 tarihinde 60.000,00 TL tutarında araç kredisi sözleşmesi imzalandığını, ...'in de sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladığını, müvekkilinin bankadan aldığı kredi ile dava dışı... Otomotiv'den bir adet kamyon satın aldığını, müvekkilinin kredi borcunu 2008 yılında tamamen kapattığını, dava dışı... Otomotiv ile davalı banka çalışanı iş birliği yaparak 24/01/2006 tarihli sözleşme imzalanırken aynı gün aynı tarihli 60.000,00 TL tutarında bir başka araç kredi sözleşmesi daha olduğunun öğrenildiğini, müvekkilinin dolandırıldığını, müvekkilinin haberi olmadan düzenlenen sözleşmede müvekkilinin kefil, ...'in ise borçlu olarak gösterildiğini, bu krediden dolayı davalı tarafından müvekkili aleyhine Erzurum... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin maaşına haciz konulduğunu, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkilinin haberi olmadan düzenlenen sözleşme sonucu paranın müvekkilinin hesabına geçmediğini, herhangi bir araç alım işlemi de yapılmadığını, müvekkilinin olmayan borcundan dolayı yıllardır mağdur edildiğini, müvekkili gibi başka kişilerin de aynı durumu yaşadığını, olay nedeniyle Erzurum CBS 2012/... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, dolandırıcılık suçunun varlığının savcılık dosyasındaki müfettiş raporları ile sabit olduğunu, borç ilişkisini kabul etmemekle birlikte takip dosyasındaki faiz oranlarının fahiş olduğunu ve kabul etmediklerini, faiz oranının kanunsuz olduğunu belirterek müvekkilinin davalı bankaya 58.289,30 TL borçlu olmadığının tespitine, bu miktarın %20'sinden az olmamak üzere davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki hususları kabul etmediklerini, borcun öğrenme zamanı ile dava açılış zamanları arasında çelişki olduğunu, dava konusu icra dosyasında ödeme emrinin 12/02/2007 tarihinde düzenlendiğini ve davacı tarafa tebliğ edildiğini, davacının borcu öğrendiği yıldan 2022 yılına kadar beklemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının imza konusunda icra dosyasına herhangi bir itirazı bulunmadığını, uygulanan faiz oranın yasal olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda 18.09.2024 tarihli hükümle; "... davacı banka tarafından dava dışı ... hesabına yapılan kredi ödemesine dair dekont ile, dava dışı... Otomotiv Limited Şirketi'ne yapılan virmana dair dekontlar Mahkememiz'e sunulmuştur. Bu dekontlar incelendiğinde söz konusu kredi tutarının davacının kefil olduğu dava dışı ...'in hesabına aktarıldığı ve aktarma işleminden 26 (yirmi altı) dakika sonra kesintiler yapılarak dava dışı... Otomotiv Limited Şirketi hesabına virman yapıldığı anlaşılmıştır. Bu dekontlarda ya da sunulan diğer belgelerde söz konusu virman işlemine dair dava dışı ...'in yazılı bir talimatının bulunmadığı da tespit edilmiştir. Davalı banka çalışanları, noter çalışanları ve dava dışı... Otomotiv Limited Şirketi yetkililerinin işbirliği ile sahte belgeler ve usulsüz işlemlerle davalı bankadan kredi tahsisleri yapılmasına sebebiyet verdikleri, bu şekilde usulsüz işlemlere alet edilen şahıslardan birinin de davacı ... olduğu anlaşılmıştır. Davacının hileli davranışlar ile kefil olduğu, dava dışı ...'in bu kredi tahsisinden faydalanmaması nedeniyle borçlu olmadığı, dolayısı ile davacının da kefil olarak bu borçtan sorumlu olmadığı..." gerekçesiyle "...Davanın kabulü ile; Davacının Erzurum ....İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, Yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın 24/01/2006 tarihli kredi sözleşmesini 2008 yılında soruşturma vasıtasıyla öğrendiği ifade etmesinin çelişkili olduğunu, zira işbu sözleşmenin icra takibine konulduğu dosyadan 12/02/2007 tarihinde ödeme düzenlendiği ve davacı tarafa tebliğ edildiğini, kaldı ki borçlunun borcu 2008 yılında öğrenmesi halinde bile 2022 yılına kadar beklemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının davalı banka çalışanlarının hileli yöntem kullandıkları ve bu yöntem ile dava dışı ...'e kredi kullandırdıkları iddiasının mahkemece kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira ortada bir sözleşme olduğu aynı şekilde kullandırılan bir kredinin de olduğunu, imzanın davacı tarafından hile yolu ile alınmasının mümkün olmaması dolayısıyla davacının iddiaları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinin hakkaniyet içermediğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, usulsüz olarak çekilen kredi işlemi nedeniyle borçlu olunmadığına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı banka vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; konuyla ilgili banka müfettiş raporu ve ilk derece mahkemesince talimat mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu kredi sözleşmesinin dayanağı olan evrakların sahte olduğunun tespit edildiği, sözleşme uyarınca dava dışı asıl borçlu ... adına kredi tanımlaması yapılmış görülmekte ise de taşıt kredisi bedelinin dava dışı borçlunun hesabına yattıktan çok kısa bir süre sonra dava dışı... Otomotiv ... Ltd. Şti'nin .... numaralı hesabına aktarılmış olduğu, dava dışı adı geçen otomotiv firması yetkililerinin kredi sağlamak amacıyla dolandırıcılık eylemini işledikleri sabit görülerek haklarındaki mahkumiyet kararının kesinleşmiş olduğu, davacı kefilin ve dava dışı borçlu ...'in ceza dosyası kapsamında hükümlü sanıklarla eylem ve işbirliği içerisinde olduğuna dair bir bulgunun olmadığı, menfi tespit davasındaki ispat külfetinin davalı banka üzerinde olduğu gözetildiğinde sahte belgelerle tahsis edildiği tespit edilen kredi yönünden davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 3.981,74-TL karar harcından peşin alınan 995,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.986,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.