T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2025 NUMARASI : ... Esas - ...Karar DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ :... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2025 NUMARASI : ... Esas - ...Karar DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ :... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 01/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... mevkiinde 02.04.2024 günü saat 14.15'te sevk ve idaresi ...'da bulunan ve mülkiyeti ....'a ait olan ... plakalı aracın, karşıdan karşıya geçmekte olan müteveffa ...'a çarpması sonucu tek taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda, yaya olan müteveffa ...'ın vefat ettiğini, bu kaza sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... numaralı soruşturma başlatıldığını ve soruşturmanın halen devam ettiğini, işbu soruşturma dosyasında bilirkişi raporu alındığını, bilirkişi raporu incelendiğinde görüleceği üzere, ''Trafik ekibince tanzim edilen raporu hatalı bularak, müteveffa ...'ın yaya olarak kazada herhangi bir kusurunun olmadığını ve araç sürücüsü ...'ın kazada tek ve asli kusurlu olduğunu'' beyan ettiğini, araç sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan sürücülere ait asli kusur sayılan haller başlıklı kanun maddelerinden 84/j ''Manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak'' ve yine 67/b ''Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmenin yasak olduğunu, izin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücülerin, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır'' kurallarını ihlal ettiğini, iş bu kazanın oluşumunda araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, maktulün ölümüyle sonuçlanan kazaya karışan ... plakalı ... marka ... model araç, davalı sigorta şirketi nezdinde geçerli bitiş tarihi 18.01.2025 olan, ... numaralı ...poliçesi ile sigortalı olduğunu, 10.05.2024 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğunu, dilekçenin karşı tarafa 13.05.2024 tarihinde teslim edildiğini, davalı sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde oluşan manevi tazminattan sorumlu olduğu açık olduğunu, müteveffa ...'ın yaşamı boyunca vatanına hizmet vermiş bir asker olup piyade astsubay başçavuşluk rütbesinden emekli olduğunu, aynı zamanda Kıbrıs gazisi olma şerefine de nail olduğunu, müvekkili ...'ın, müteveffa ...'ın bu elim kaza sonucu vefatı nedeniyle manevi yönden hayat arkadaşından, yılların birikimi dostluktan, dayanışmadan yoksun kaldığını, çocuklarının hepsinin birer aile kurmuş olması ve kimisinin şehir dışında ikamet etmesi nedeniyle müvekkilinin, müteveffanın vefatıyla yalnız kaldığını ve ruhsal çöküntü yaşadığını, müvekkilinin eşinin vefatıyla yarattığı boşluğu hiçbir biçimde doldurması mümkün olmayacağını, bütün bunlar, ölenin bıraktığı acı ve üzüntünün çok ötesinde ve ilerisinde, sağ kalan eş olan müvekkilini ruhsal ve bedensel sarsıntılara yol açtığını beyan ederek davanın kabulü ile Davacı ... için 175.000,00-TL, Davacı ...için 75.000,00-TL, Davacı ... için 75.000,00-TL, Davacı ... için 75.000,00-TL olmak üzere toplamda 400.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirkete başvuru tarihinden sonra yasal ödeme süresinin bitmesini müteakip olan 24.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili şirkete kara araçları kasko sigortası genel şartları ve yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri kapsamında belirlenen bilgi ve belgelerle tanımlanan şekilde ve sürede usule uygun şekilde müracaat edilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, manevi tazminat miktarının davacının haksız yere zenginleşmesine sebebiyet vermemesi gerektiğini, müvekkili tarafından söz konusu başvurunun herhangi bir şekilde kısmen yahut tamamen reddedilmesi gibi bir durumun varit olmadığını, başvuru tarihinde itibaren 45 gün içerisinde talep hakkında herhangi bir cevap verilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir temerrüdünün söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olay ve yukarıdaki hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen sonucun ağırlığı, kazada davacıların babaları ve eşinin vefat etmiş olduğu, kazanın meydana gelme biçimi ve kusur durumu, tarafların ekonomik sosyal durumu, paranın alım gücü, davalının sigortalısının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin gözönüne alındığında hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacılar için talep edilen miktarın kabulü ile davacı .... için 175.000,00 TL, davacılar ..., ... ve ... için 75.000,00'er TL manevi tazminatın verilmesinin uygun olacağı hususunda tam bir vicdani kanaat ve takdir oluşması nedeniyle manevi tazminat talebinin kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.4.1. maddesi gereğince; ''Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur.'' düzenlemesi bulunmakta olup, sigortacının temerrüt hali değinilen açık düzenlemesi, TTK 1427. ve 1446. maddeleri gereğince ihbar tarihinden itibaren 45 gün sonrasında oluşmaktadır. Somut olayda bu nedenle temerrüt tarihinin 27/06/2024 (başvuru tarihi 13/05/2024 olup 45 gün sonrası) tarihi olduğu kanısına varılmakla, bu tarihten itibaren faiz işletilemesine karar verilmiş, sigortalı araç kamyonet olduğundan ticari bir araç olduğu kanısıyla, bu yönde talep olduğu da anlaşılmakla avans faizine hükmedilmiştir. Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan her bir davacı lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle: Davanın kabulü ile; davacı ....için 175.000,00 TL, davacılar .... ...ve ... için 75.000,00'er TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak temerrüt tarihi olan 27/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan davalarda 2 yıllık zamanaşımına tabi olduklarını, işbu dava nezdinde de her halükarda hak kaybı olmaması adına usulen zamanaşımı itirazında bulunulmuşsa da yerel mahkeme tarafından itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, davacı tarafça davalı şirkete, kara araçları kasko sigortası genel şartları ve yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri kapsamında belirlenen bilgi ve belgelerle, tanımlanan şekilde ve sürede usule uygun şekilde müracaat edilmemiş olması sebebiyle reddedilmiş olup bu hususun değerlendirilmeden karar verildiğini, sigortacının talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesini, gerekli incelemeleri tamamlamasını, ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödeyeceğini, tazminat ödeme borcu her halde ihbardan 45 gün süre sonra muaccel olacağını, oysa, davalı sigorta şirketine başvurulurken gerekli evraklarla başvurulmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olup, manevi tazminat miktarının, davacının haksız yere zenginleşmesine sebebiyet vermemesi gerektiğini, davalı şirketin ancak poliçede belirlenen azami hadde kadar ve sigortalının kusuru nispetinde sorumlu olabileceğini, ancak ilk derece mahkemesinin her bir davacılar adına toplamda 400.000,00 TL manevi tazminata hükmetmesini, davacı tarafından ispatlanmış herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmadığını, oysaki ispat külfeti davacı tarafta olduğunu, İlk derece Mahkemesi dosyasında mübrez bilgi ve belgelerin hiçbiri tarafların kusur oranlarını tespit etmeye elverişli bulunmadığını, dava konusu talebi, kabul anlamına gelmemek üzere, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğu da göz önüne alındığında, pek çok Yargıtay içtihatında da vurgulandığı üzere Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi ve ayrıca Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi marifetiyle kusur durumu tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi açısından gerçek zarar ilkesi doğrultusunda denetime elverişli objektif bir değerlendirme yapılabilmesi adına bilirkişi raporu olmadan zarar belirlemenin mümkün olmadığını, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketi sigortalısının, kaza nedeniyle oluşan maddi zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü sigortacı poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesinin gerekli olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacılar istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun istinafa başvuru dilekçesinin, davacılara 13.06.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı tarafın anılan dilekçesine karşı süresi içerisinde cevaplarını sunduklarını, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak ileri sürdüğü iddialara ilişkin beyanda bulunma zorunluluğu doğduğunu, davalının zamanaşımı itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı hukuka, hakkaniyete ve yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu, davalı tarafın, istinafa başvuru dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminat tutarının dayanaktan yoksun ve fahiş olduğunu iddia ettiğini, ilk derece mahkemesi tarafından adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur rapor alınmış olup işbu rapor hüküm kurmaya elverişli olduğunu, davalı her ne kadar İlk derece Mahkemesi dosyasında mübrez bilgi ve belgelerin hiçbirinin tarafların kusur oranlarını tespit etmeye elverişli bulunmadığını iddia etmişse de, bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, Mahkeme dosyası içerisinde dava konusu kazaya ilişkin açılan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasında alanında uzman trafik bilirkişisinden kusur raporu bulunduğunu, işbu raporda davacıların murisinin kazaya ilişkin hiçbir kusurunun olmadığının belirtildiğini, buna ek olarak, ilk derece mahkemesi Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur oranı içeren rapor talep etmiş ve işbu raporda da davacıların murisinin kazada hiçbir kusurunun olmadığının belirtildiğini, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde oluşan manevi tazminattan sorumlu olduğunun açık olduğunu, sonuç olarak; Yerel Mahkemece dosya kapsamı doğru bir şekilde değerlendirilerek yerinde ve hukuka uygun bir karar tesis edilmiş olup davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre,Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Somut olayda kaza tespit tutanağı ile savcılık aşamasında sürdürülen soruşturma kapsamında trafik bilirkişisinden alınan raporlar arasında çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın ATK trafik İhtisas Dairesine gönderilek tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla rapor aldırıldığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan .... tarihli raporda sürücü .... % 100(yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunun , müteveffa yaya ...'ın kusursuz olduğunun belirtildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte düzenlendiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte; kazaya konu aracın ticari araç olduğu ve bu doğrulta ilk derece mahkemesince talebe uygun şekilde avans faizi uygulanmasının yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen sonucun ağırlığı, kazada davacıların babalarının ve eşinin vefat etmiş olduğu, kazanın meydana gelme biçimi ve kusur durumu, tarafların ekonomik sosyal durumu, paranın alım gücü, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin gözönüne alındığında davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının fazla olmadığı, mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varıldığından istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/05/2025 tarih, ....Esas, ....Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 27.324,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6831 TL'nin mahsubu ile bakiye 20.493 TL'nin istinaf yoluna başvuran davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/11/2025 . Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.