9. Ceza Dairesi 2023/7836 E. , 2023/7094 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/131 E., 2023/173 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı m
**9. Ceza Dairesi 2023/7836 E. , 2023/7094 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/131 E., 2023/173 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/315 Esas, 2022/337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve2023/131 Esas, 2023/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiii ile katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın Temyiz İstemi Mağdure ile aynı evde kalmadığını, Mersin’de yaşadığını, yılda 4-5 kere gelip babasını gördüğünü. Suçlamaların doğru olmadığını, mağdurenin kendi kıyafetlerini giydiği için DNA’sının çıktığına ilişkindir, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin beyanının çelişkili olduğunu, önce sürtünme olduğunu, sonrasında cinsel ilişki olduğunu söylediği, oysa raporda fiili livata bulgusunun bulunmadığını, 10 yıldır eyleme maruz kaldığını söylemesine rağmen annesinin böyle bir olaya şahit olmadığını söylediğini, mağdurenin erkeklerle geçmesi nedeni ile kendisini uyaran abisine kızdığı için suç isnadında bulunduğunu, sanığın bir gece önce mastürbasyon yaptığını, mağdurenin bu kıyafetlerini giydiğini ve ertesi gün polise giderek bu kıyafetleri teslim ettiğini, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurenin tüm aşamalardaki beyanlarının tutarlı olduğunu, sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece Mahkemesince; "01/04/2022 tarihi itibariyle mağdurenin 13 yaşında olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... nın bahse konu tişörtü ve katılan mağdur ...'nın bahse konu pijama ve iç çamaşırlarını kolluk görevlilerine teslim ettiği, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün ANK-BYL-22-01312 uzmanlık numaralı raporunda, Katılan Mağdur ...'dan alınan pijama ile Sanık ...'dan alınan swetşört üzerinde bulunan meni örneklerinin Sanık ...'ya ait olduğunun, katılan mağdur ...'dan alınan külot üzerinde meni içeren vücut sıvısı örneği ile yine külot üzerinde işaretlenen bölge üzerinde bulunan kan örneğinde Sanık ...'dan alınan kan örneğinden elde edilen genotip ile Katılan Mağdur ...'dan alınan svapta tespit edilen kadın genotip özelliğinin karışık olarak bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Katılan Mağdure ...'nın yapılan anal muayenesinde fiili rivata bulgusuna rastlanılmadığı, iç beden muayenesinde patolojik bulgunun saptanmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık savunmasında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmese de; Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün ANK-BYL-22-01312 uzmanlık numaralı raporunda, Katılan Mağdur ...'dan alınan pijama ile Sanık ...'dan alınan swetşört üzerinde bulunan meni örneklerinin Sanık ...'ya ait olduğunun, katılan mağdur ...'dan alınan külot üzerinde meni içeren vücut sıvısı örneği ile yine külot üzerinde işaretlenen bölge üzerinde bulunan kan örneğinde Sanık ...'dan alınan kan örneğinden elde edilen genotip ile Katılan Mağdur ...'dan alınan svapta tespit edilen kadın genotip özelliğinin karışık olarak bulunduğunun tespiti karşısında mağdurun bu husustaki beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, birbirini doğrular nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmese de; 01/04/2022 tarihinde mağdurun anal ve vajinal bölgelerine cinsel organı ile sürtünerek ve cinsel yönden tatmin olmak suretiyle üzerine atılı çocuğa karşı cinsel istismar suçunu işlediği anlaşılmıştır. Her ne kadar mağdur, sanığın cinsel organın kendisinin anal bölgesine girdiğini beyan etmişse de; Katılan Mağdure ...'nın yapılan anal muayenesinde fiili rivata bulgusuna rastlanılmadığı, iç beden muayenesinde patolojik bulgunun saptanmadığının tespiti karşısında sanığın mağdurenin vücuduna organ soktuğuna dair somut kesin inandırıcı bir delil bulunmadığı anlaşıldığından mağdurenin bu husustaki beyanına itibar edilmemiştir. Her ne kadar katılan mağdure Sanık ...'nın 6 yaşından itibaren 10 yıldır kendisine yönelik cinsel eylemlerinin olduğunu beyan etmişse de; bu hususta aile büyüklerine herhangi bir bilgi vermediği, şikayette bulunmadığı, mahkememizce dinlenen tanıklara da aynı şekilde anlatımlarda da bulunmuşsa da; sanığın savunmalarının aksine bu şekilde eylemlerinin olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı, sanık ile katılanın arasında daha önceye dayalı husumetin bulunması dikkate alındığında delillerle desteklenmeyen soyut beyanların hükme esas alınamayacağı, her hafta aynı eylemi gerçekleştirdiğini iddia ettiği sanıkla ilgili olarak pekala bu durumun aile fertlerince öğrenilebileceği veya bunu mağdurun aile fertlerine anlatabileceği, yine son olayda olduğu gibi kolluk kuvvetlerine olayı anlatabilecek durumda da olduğu zira; ceza yargılamasının amacının maddi gerçeğin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek nitelikte ortaya çıkartılması olduğu, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin ceza hukukunun evrensel ilkesi olması nedeniyle, şüpheler ve kuşkular toplamından kesinlik ve gerçekliğin çıkarılamayacağı, şüphe ve kuşkunun bulunduğu yerde mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, bu nedenle her ne kadar mağdur sanığın 10 yıldır kendisine bu şekilde cinsel yönden eylemlerinin olduğunu beyan etmişse de; bu hususta somut kesin inandırıcı bir delil bulunmadığından 01/04/2022 tarihinde meydana gelen olay dışında sanığın daha önceden mağdueye yönelik işlediği iddia olunan eylemlerin şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince mahkememizce kabul edilmemesi gerektiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sanığın 01/04/2022 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu eylemde mağduru erkek arkadaşı olduğunu babasına söyleceğinden bahisle atılı eylemi gerçekleştirmiş ise de: bu hususun iradeyi etkileyen bir hal olduğu cebir ve tehditten bahsedilemeyeceği dikkate alınarak TCK 103/4. Madde uygulanmamıştır. Tüm bu değerlendirmeler neticesinde sonuç olarak sanığın 01/04/2022 tarihinde mağdurenin cinsel bölgelerine cinsel organı ile sürtünerek cinsel yönden tatmin olmak suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı suçunu işlediği anlaşılmıştır." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mağdurenin yargılama aşamasında ilk kez görevli olan Ağır Ceza Mahkemesinde dinlendiği ve beyanında sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini ifade etmesi nedeniyle Mahkemesince verilen katılma kararının yerinde olduğu değerlendirilmiş ve bu gerekçe ile Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve2023/131 Esas, 2023/173 Karar sayılı kararında sanık, sanık müdafii ile katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, kısmen Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.