Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6719 E. , 2024/5067 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6719 Karar No : 2024/5067 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN ÖZETİ : Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... tarih ve ... sayılı "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelgede Değişiklik Yapılması"na i…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6719 E. , 2024/5067 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6719 Karar No : 2024/5067 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN ÖZETİ : Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... tarih ve ... sayılı "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelgede Değişiklik Yapılması"na ilişkin kararlarında yer alan "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı"nın zorunlu eğitim personelinden "özel eğitim alanı öğretmeni" ifadesinin çıkarılması ve mezkür kararlar ile çizelge şeklindeki işlemin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Odyoloji Bölümü lisans programından mezun olduğu, Özel Eğitim Kurumları'nda uygulanan "Destek Eğitim Programları ve Modülleri ile Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge"de eğitim personellerinin eğitim verdikleri modüller belirlenirken, ilgili eğitim personellerinin yetkinlik alanları birbirinden ayrılmadan ve yeterli düzeyde tespit edilmeden personelin çalışma alanlarının belirlendiği, ilgili çizelgede "işitme engelli bireyler destek eğitim programı" programının "işitme eğitimi" modülünde eğitim personeli kadrosu içerisinde özel eğitim alanı öğretmenine yer verildiği, özel eğitim alanı öğretmenliğinin, görme engelliler sınıf öğretmenliği, işitme engelliler sınıf öğretmenliği ve zihinsel engelliler sınıf öğretmenliği bölümlerinden mezun eğitim personelini de kapsadığı ve bu kişilerin yalnızca kendi branşlarının eğitimini aldıkları, işitme engelli bireylere yönelik eğitimleri olmadığı, bu nedenle "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı"nın zorunlu eğitim personelinden "özel eğitim alanı öğretmeni" ifadesinin çıkarılması ve mezkür kararlar ile çizelge şeklindeki idari işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacının talebinin odyologların daha fazla istihdam alanı kazanmasına yönelik olduğu, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaç ve gelişim özellikleri dikkate alınmadan sadece odyologlar için istihdam alanı oluşturmaya yönelik veriler içerdiği, dava konusu Çizelgedeki zorunlu eğitim personelinin alanındaki yetkin akademisyenler ve ilgili uzmanlarca belirlendiği, özel eğitim alan öğretmenlerinin, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde uygulanan yedi destek eğitim programının beşinde zorunlu eğitim personeli olarak belirlendiği, aynı zamanda tüm destek eğitim programlarında alanlarına uygun modüllerde ders verme yetkisi tanımlanmış personel olup bu itibarla özel gereksinimli bireylere destek eğitim verilen bu sistemin en temel personelinden biri olarak hizmet verdikleri, özel gereksinimli bireylerin fizyolojik rehabilitasyonlarının yanında bilişsel, psikolojik, sosyal, duygusal, pedagojik vb. alanlarda da eğitim ve rehabilitasyonları konusunda yetkin eğitim personeli olup bu kişilerin özel gereksinimli bireylerin ailelerine yönelik iletişim ve rehabilitasyon konusunda da eğitimleri bulunduğu, özel gereksinimli bireylere destek eğitimi sunan uzman eğitim personelinin mezuniyet sayısı ve çalışma koşulları itibariyle tek bir alandaki personelin zorunlu eğitim personeli olarak seçilmesi halinde kurumların istihdam edecek uzman bulamaması ve özel gereksinimli bireylerin eğitimden mahrum kalması riski nedeniyle Bakanlıkça ilgili destek eğitim programına ve özel gereksinimli bireylerin özelliklerine en uygun alanlarda zorunlu eğitim personeli belirlendiği, dava konusu Çizelgenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 6. fıkrası uyarınca işin gereği görüşüldü. MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge" kabul edilmiş ve Ekim 2021 tarih, Cilt:84, Sayı:2768 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından 01/11/2021 kayıt tarihli dilekçe ile; zorunlu eğitim personellerinin eğitim verdikleri modüller belirlenirken ilgili eğitim personellerinin yetkinlik alanlarının birbirinden ayrılmadan, işitme engelli bireylerin ihtiyaçları gözetilmeden ve yeterli düzeyde tespit edilmeden zorunlu personelin çalışma alanlarının belirlendiği, işitme eğitimi ve dil eğitimi modüllerinin alanında uzman olan odyolog ve dil-konuşma terapistlerine özgülenmesi gerektiği ve "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı"ndaki zorunlu eğitim personelinin "Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı, Odyolog, Eğitim Odyoloğundan herhangi biri ve özel eğitim alanı öğretmeni" olarak belirlenmesi gerektiği belirtilerek, ...tarih ve ... sayılı "Özel Eğitim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge"deki bazı hususların düzenlenmesi talebi ile Milli Eğitim Bakanlığı'na başvurulmuştur. Akabinde, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'ne hitaben yazdığı 16/11/2021 tarihli yazı ile; davacının ... tarih ve ... sayılı "Özel Eğitim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelge"de değişiklik yapılması yönündeki talebinin değerlendirilerek talebin uygun bulunması halinde değişiklik teklifinin sunulması, talebin uygun bulunmaması halinde ise ilgiliye(davacıya) cevap verilmesinin istendiği görülmekle, Dairemizin 03/07/2024 tarihli ara kararı ile davacının 01/11/2021 kayıt tarihli dilekçesine idare tarafından cevap verilip verilmediği, verilmişse usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği sorulmuş, ancak davalı idare tarafından davacıya cevap verildiği yönünde herhangi bir bildirim yapılmamıştır. ...tarih ve ... sayılı "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelgede Değişiklik Yapılması'na ilişkin karar Mart 2022 tarih, Cilt:85, Sayı:2773 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanarak yürürlüğe girmiş, ancak anılan değişiklik ile davacının iptalini talep ettiği konulara ilişkin olarak ... tarih ve ... sayılı karardan farklı bir düzenleme yapılmamıştır. Düzenleme sonrası davacı tarafından 01/11/2021 kayıt tarihli dilekçenin tekrarı niteliğinde olan 16/06/2022 tarihli dilekçe ile Milli Eğitim Bakanlığı'na başvurulmuş ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün ...tarih, ... sayılı işlemi ile; "Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı kararına ilişkin talebin yapılacak mevzuat çalışmalarında değerlendirileceği" davacı vekiline bildirilmiştir. Anılan yazı sonrasında herhangi bir düzenleme yapılmadığı gerekçesi ile, 01/09/2022 tarihinde Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... tarih ve ... sayılı "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelgede Değişiklik Yapılması"na ilişkin kararlarında yer alan "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı"nın zorunlu eğitim personelinden "özel eğitim alanı öğretmeni" ifadesinin çıkarılması ve mezkür kararlar ile çizelge şeklindeki idari işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Dava açma süresi' başlıklı 7. maddesinde; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu süreler; idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,...tarihi izleyen günden başlar...İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.", 'İdari makamların sükutu' başlıklı 10. maddesinde; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.", 'Üst makamlara başvurma' başlıklı 11. maddesinde; "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 'Dilekçeler üzerine ilk inceleme' başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 6. fıkrasında, bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 nci madde hükmünün uygulanacağı kurala bağlanmış olup 'İlk inceleme üzerine verilecek karar' başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davanın yasal süresi içinde açılmamış olması durumunda davanın reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer alan Kanun hükümleri uyarınca, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin düzeltilmesini isteme hakkına sahip oldukları açık olup; kanun koyucu tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuruya konu edilebilecek işlemin niteliği bakımından düzenleyici ya da bireysel işlem ayrımı gibi bir ayrıma gidilmemiş, 11. maddenin kapsamı salt bireysel işlemlerle sınırlandırılmamıştır. Bu itibarla, düzenleyici işlemlerin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine, düzenleyici işlemin ilan edildiği tarih ile 11. madde kapsamında başvuruda bulunulduğu tarih arasında geçen süre de dikkate alınmak suretiyle kalan dava açma süresi içerisinde açılan davalarda süre aşımı bulunmamaktadır. Öte yandan, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan ve 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan başvuruların, cevap verilmek suretiyle ya da zımnen reddi yolundaki işlemlerin iptali istemiyle açılan davalar yönünden, bu işlemlerin uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığından, bu davalarda süre aşımı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Uyuşmazlıkta; odyolog olan davacı tarafından, Ekim 2021 tarih, Cilt:84, Sayı:2768 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanan Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile Mart 2022 tarih, Cilt:85, Sayı:2773 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanan ...tarih ve ... sayılı "Özel Öğretim Kurumlarında Uygulanan Destek Eğitim Programları ve Modüllerine Yönelik Destek Eğitimi Verecek Personele İlişkin Çizelgede Değişiklik Yapılması"na ilişkin kararlarında yer alan "İşitme Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı"nın zorunlu eğitim personelinden "özel eğitim alanı öğretmeni" ifadesinin çıkarılması ve mezkür kararlar ile çizelge şeklindeki idari işlemin iptali istemiyle 01/09/2022 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını isteyebilecekleri, idarece başvuruya verilen cevap üzerine kalan süre içerisinde dava açılabileceği gibi verilen cevabın kesin olmaması hâlinde başvurudan itibaren en çok 30 gün geçmesi beklenildikten sonra 30. gün sonunda istem reddedilmiş sayılarak kalan süre içerisinde dava açılabileceği açıktır. Bu durumda, davacı tarafından davanın, dava konusu Çizelgenin yayımlandığı Ekim 2021 tarihinden itibaren 60 gün içinde açılmadığı; 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında 01/11/2021 tarihinde yapılan başvurunun, dava açma süresini durdurduğu, başvuruya cevap verilmediğinden başvuru tarihinden itibaren 30. günde davacının isteminin reddedilmiş sayılacağı(01/12/2021), davacının, bu tarihten itibaren kalan dava açma süresinde dava açması gerekirken bu süre geçtikten çok sonra 01/09/2022'de dava açtığı görüldüğünden, davada süre aşımı bulunduğu ve uyuşmazlığın esasının süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Öte yandan; davacının 16/06/2022 tarihli başvurusu üzerine davalı idarece tesis edilen 26/07/2022 tarihli yazının, davacı hakkında yeni bir hukuki durum doğurmayıp bilgi verici mahiyette olduğundan; bu yazının 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü bendinde belirtilen anlamda bir uygulama işlemi olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığından dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davanın SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2. Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 04/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.