T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2536 KARAR NO : 2025/1760 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 03/02/2022 NUMARASI : 2021/108 Esas - 2022/80 Karar DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonuc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2536 KARAR NO : 2025/1760 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 03/02/2022 NUMARASI : 2021/108 Esas - 2022/80 Karar DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’e ait ... plakalı aracına 26/07/2020 tarihinde saat 14.30 sıralarında davalı sürücü...’ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracı ile İstanbul-Avcılar E-5 yolu üzerinde Küçükçekmece istikametine doğru ilerlerken müvekkilinin aracına sağ arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, çarpma neticesinde davacı aracının sağ yan arka kısmınının hasara uğradığını, davalı sürücü...’ın 2918 sayılı KTK'nın 52/c maddesinde belirtilen kuralını ihlal ederek araca arkadan çarptığını, madde 84/d uyarınca arkadan çarpma kusuru sebebiyle asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin Almanya plakalı aracını Almanya’da oto servisine onarım amaçlı götürdüğünü, Almanya’da gerçekleştirdiği ekspertiz raporunda 3.787,04 Euro tamirat bedeli çıktığını, müvekkilinin bu bedelle aracını Almanya’da tamir ettirdiğini, kazada hiçbir kusuru bulunmayan müvekkilinin aracını bu kazadan dolayı oluşan hasar sebebiyle uğradığı zararın karşılanması talebiyle davalı Sigorta şirketine 11/09/2020 tarihinde kaza ihbarında bulunmuşsa da hasar talebine binaen yalnızca 6.026,45-TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkilinin kaza ihbarını yapmak için 719,20 Euro avukatlık ücreti ve 232,00 Euro belgelerin tercüme masrafına da katlanmak zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davacı aracında meydana gelen hasarın, 3.787,04 Euro onarım bedelinin, kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybının ayrıca hasar ihbarı için katlanmak zorunda kaldığı 719,20 Euro avukatlık ücreti ve 232,00 Euro belgelerin tercüme masrafının, olay tarihindeki yabancı para cinsinden belirlenmesini, tespit edilen döviz cinsinden tazminatın, kaza tarihinden (Davalı Sigortacı yönünden temerrüt tarihinden) itibaren Merkez Bankası tarafından dövize uygulanan faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, 04/07/2020-04/07/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı aracın, 26/07/2020 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında davacı müvekkili şirkete dava konusu kazayı 10/11/2020 tarihinde ihbar ettiğini ve hasar dosyası açıldığını, davayı kabul etmemekle birlikte hasar aşamasında sunulan evraklara istinaden 01/12/2020 tarihinde eksper tarafından belirlenen 6.026,45-TL araç hasarı için tazminatın davacıya ödendiğini, davacı tarafça KDV dahil tutarı talep edilmiş ise de, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesi ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olacağını, fahiş ekspertiz ücreti, avukatlık ücreti ve tercüme masrafları gibi giderlerden ve araç mahrumiyet bedeli yönünden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı... davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, 3.143,19 Euro hasar bedelinin 01/12/2020 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Mahkemece 03/02/2022 tarihli tashih şerhi ile davalıdan kelimesinin "davalılardan olarak düzeltilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket riziko tarihindeki limitler ile Türk Lirası cinsinden sorumlu olup, yerel mahkeme ilamı ile teminat limitleri aşıldığını, maddi zararlardan ötürü sigortacı, poliçede gösterilen limit meblağının tamamından değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarının araştırılıp, saptanması neticesinde bulunacak meblağdan, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının araçta oluştuğunu iddia ettiği hasar bedeli müvekkili şirket tarafından eksper raporunda görüleceği üzere hesaplanan tazminat tutarı 6.026,45-TL olup ilgili tutar davacıya 01.12.2020 tarihinde ödenmiş zarar karşılanmış olup, müvekkili şirketin başkaca bir borcu bulunmadığını, davacının daha ekonomik olmayan bir yol seçerek yurt dışında aracıyla ilgili birtakım onarım vs. işlemler yaptırmasından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesi ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olacağını, bilirkişi raporunda aracın onarımına ilişkin faturaların davacı tarafından sunulmadığının belirtildiği, onarım fotoğrafları olmadığı halde ne şekilde tespit yapıldığı anlaşılamadığından, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunun eksik inceleme ile oluşturulduğu, müvekkili şirketin sorumlu olabileceği faiz türü yasal faiz olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Kaza yeri Türkiye olsa bile yurt dışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurt dışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurt dışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı taraf bu açıdan aracını Türkiye'de tamir ettirmeye ya da Türkiye koşullarındaki hasar bedeli ile tazmine zorlanamayacağından aksi yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.6.2013 tarih, 2013/8078 Esas ve 2013/9341 Karar sayılı kararı). 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.Yukarıda ifade olunan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurulduğunda, yabancı para borcunun alacaklısı olan davacı tarafın, fiili ödeme günündeki kur üzerinden talepte bulunma hakkına sahip olduğu gözetilerek ve davacının talebiyle de bağlı kalınarak karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/1715 E. ve 2016/6513 K.sayılı kararı). Yabancı ülkede kayıtlı aracın tamirinin kazanın meydana geldiği yerde yapılması husunda davacı zorlanamayacağına göre aracın kayıtlı olduğu ülke koşullarına göre talep ettiği onarım bedelinin tespiti, yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ekspertiz raporuna göre yapılacaktır. Bilirkişi raporunda yabancı plakalı aracın aracın hasarlı parçaları, kaza ile uyumluluğu ve gerekliliği değerlendirilerek tercüme edilmiş ekspertiz raporundaki hasarların kaza ile uyumlu olduğu da açıklanarak hasar bedeli belirlenmiş olduğundan ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosya kapsamında bulunan Almanya'daki oto tamir firmasından alınan 3.787,04 Euro hasar bedelinin ödendiğine dair ... ... kaşe ve imzalı belgenin dosyaya sunulduğundan bu hususa değinen istinaf itirazı yerinde değildir.Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un yabancı para borcunda faiz işletilmesine ilişkin 4/a maddesinde "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. Bu nedenle kabul edilen Euro cinsinden tazminat için 3095 sayılı Kanun 4.a. maddesi uyarınca faiz uygulanması gerektiğinden yasal faiz uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumludur. Somut olayda davalı... A.Ş.'nin poliçe limiti 41.000,00 TL olup, davadan önce yaptığı 6.026,45-TL'lik ödemenin mahsubu sonucunda bakiye poliçe limiti 34.973,55-TL kalmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde davalı sigorta şirketinin zarardan poliçe limiti ile sorumlu olduğunun ve bakiye poliçe limitinin açıkça gösterilmemiş olması doğru olmamıştır.Bu nedenle; davalı... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Davalı... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. Maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 3.143,19 Euro hasar bedelinin 01/12/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiz ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, (Davalı... A.Ş. bakiye poliçe limitiyle 34.973,55 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gerekli 1.831,48 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 341,55 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 59,30 TL olmak üzere toplam 400,85 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 1.430,63 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davanın kabul edilen bölümü için davacı vekili için takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davanın reddedilen bölümü için davalı... A.Ş vekili için takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı...'ya verilmesine, 5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 341,55 TL peşin harç, 8,50 vekalet harcı, 59,30 tamamlama harcı olmak üzere toplam 468,65 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından sarfedilen 850,00 TL bilirkişi ücreti ve 57,10 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 907,10 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 730,21 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 176,89 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında Davalı... A.Ş. tarafından yapılan 105,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2025