5. Ceza Dairesi 2008/6257 E. , 2010/2884 K. "İçtihat Metni" Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...’ün yapılan yargılanması sonunda; kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine, reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan mahkümiyetine dair, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.2006 gün ve 2005/... Esas, 2006/... Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C
**5. Ceza Dairesi 2008/6257 E. , 2010/2884 K.** **"İçtihat Metni"** Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...’ün yapılan yargılanması sonunda; kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine, reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan mahkümiyetine dair, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.2006 gün ve 2005/... Esas, 2006/... Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kaçırıp alıkoyma suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mahkemece oluşa uygun olarak hükme esas alınan ve dosya kapsamındaki doktor raporları ile de doğrulanan mağdurenin 14.08.2004 günlü kolluk beyanına göre TCK.nun 418. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Suçun işleniş biçimine göre temel cezanın tayininde alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir neden görülmemesine rağmen hürriyeti bağlayıcı cezanın paraya çevrilmemesinde suçun işleniş biçiminin olumsuz olarak değerlendirilmesi suretiyle gerekçede çelişkiye yol açılması, Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 104/1. maddesi kapsamındaki reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna temas ettiği, bu suçun kovuşturması şikayete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma girişiminde bulunulması, uzlaştırma işleminin sonuçsuz kalması durumunda, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilememesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.